şükela:  tümü | bugün
  • bruce d. perry'nin çocuk psikolojisi ve taravma üzerine yazdığı güzel kitaptır.
  • kitapcilarda bulamadigim kitaptir. pdf formatini bulabilirsem sevinecegim.
  • muhtemelen attığını getiren, otur, yat, sürün, havla gibi komutları bilen çocuktur.
  • ismi ürkütücü gelse de, bu ismi içindeki bir travma örneğinden almış kitap. o örnekte bir köpek yetiştiricisinin hasbelkader bakmak zorunda kaldığı akrabasının bebeğini, elindeki diğer köpekler gibi kafese koyup büyütmeye çalışmasını anlatıyor.

    kitaptaki travma örneği sadece bu hikaye değil. normal hayatlar sürdüklerini sanan ailelerin biraz büyüyünce sorunlu olan çocuklarının hayatlarını eşince bulunan travmaları da anlatıyor. tabi tedavi yöntemlerini ve aşamalarını da.

    orjinal ismini bilmiyorum.
  • her egitimcinin mutlaka edinmesi ve okumasi gereken bir kitap.

    "öteden beri insan doğasını ve nasıl bazı insanların sorumlu, üretken, iyi insanlar olurken bazılarının diğer insanlara zarar veren cinsten olduğunu anlamaya çalıştım. çalışmalarım bana ahlaki gelişimin, kötülüğün köklerinin, genetik eğilimlerin ve çevresel etkilerin daha sonraki seçimlerimizi belirleyen hayati kararları ve sonunda kim olduğumuzu nasıl şekillendirdiği hakkında çok şey öğretti. kötü muameleye maruz kalmış olmanın zarar verici davranışlar için birer "özür" olduğuna inanmıyorum. fakat erken çocuklukta gelişen karmaşık ve farklı ilişkilerin seçimlerimizi şekillendirdiğini ve en iyi kararları almamıza engel oluşturabileceğini biliyorum.

    köpek gibi büyütülmüş çocuk'ta öğrendiklerimin bir kısmını sizinle paylaşıyorum. tüm acılarına ve korkularına karşın bu kitapta hikâyeleri anlatılan çocuklar çok büyük bir cesaret ve insanlık sergilediler ve bana umut verdiler. onlardan kayıp, sevgi ve iyileşme konusunda çok şey öğrendim.

    bu kitap vasıtasıyla tanıyacağınız harika çocuklar, insan ilişkilerinin doğası ve gücünü anlamamızı sağlıyor. her insan insani değildir. kişiler insani olmayı öğrenmelidir. buradaki hikâyeler insanda empatinin nasıl oluştuğu ile birlikte bunun tersi zalimlik ve kayıtsızlığa yol açan şartların ne olduğunu anlamamız konusunda bize yol gösteriyor. çocukların beyinlerinin nasıl geliştiğini ve çevrelerindeki yetişkinler tarafından nasıl belli kalıplara sokulduğuna şahit oluyoruz. ayrıca bu hikâyeler cehalet, fakirlik, şiddet, cinsel taciz, kaos ve kayıtsızlığın yeni gelişen beyinlerde ve küçük çocukların karakter oluşumunda ne gibi etkileri olduğunu ortaya seriyor.

    bu çocuklar sayesinde öğrendiklerimin aslında hepimiz için büyük ders niteliğinde olduğunu düşünüyorum. çünkü travmanın ne olduğunu anlamamız için hafızanın ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. çocukların iyileşme
    süreçlerini doğru değerlendirebilmemiz için onların sevmeyi nasıl öğrendiklerini, zorluklarla nasıl mücadele ettiklerini ve stresin onları nasıl etkilediğini anlamamız gerekiyor. kendimizi daha iyi tanıyabilir, çevremizdekilere özellikle de çocuklara daha fazla sevgi gösterebiliriz."

    bruce d. perry

    kaynak: http://www.idefix.com/…asp?sid=ii3lhbyeyg2g6tubpxb8
  • özellikle öğretmenlerin ve küçük çocuk sahibi ebeveynlerin başucunda tutmaları gereken kitap. üniversitede 4 yılda aldığım derslerden öğrendiğimden daha çok şey öğrendim bu kitaptan. sınıfta da bizzat uygulayıp olumlu sonuçlarını gördüm.
  • hayatlarının olağan seyrinde devam etmesini engelleyen travmalar yaşamış çocukların tedavi süreçleri anlatılıyor kitapta.

    kolay olmadı bu kitabı okumak benim için. travmayı hatırlatan küçük bir detayın kalp atışını nasıl hızlandırdığını; hayati tehlike anında nasıl da etraftaki diğer şeyler yok sayılarak, çözüm için alternatifler üretildiğini hissettim.
    bir türlü sona ermeyip, tekrar eden şiddet karşısında, çocukların ürettikleri çözümleri okudum. kimsenin yolunu bilmediği, kimsenin dokunamadığı, kendi yarattıkları kurtarılmış özgür alanlarını hissettim.

    " yıllarca, ruh sağlığı profesyonelleri insanlara sosyal desteğe ihtiyaç duymadan da psikolojik olarak sağlıklı olabileceklerini,kendilerini sevmezlerse kimsenin de onları sevmeyeceğini söylediler. kadınlara erkeklere ihtiyaç duymadıkları, erkeklere de kadınlara ihtiyaç duymadıkları söylendi. hiç ilişkileri olmayan insanların, birçok ilişkisi olan insanlar kadar sağlıklı olabileceği düşünüldü. bu düşünceler insan türünün temel biyolojisi ile çelişiyor. biz sosyal memelileriz, birbirine bağlı ve birbirine bağımlı insan etkileşimi olmasaydı sağ kalamazdık. gerçek şu ki, önceden sevilmeden ve seviliyor olmadan kendini de sevemezsin. sevebilme kapasitesi yalnızlıkla olunmaz.

    ....

    peter, justin, amber ve laura gibi çocukları iyileştirenler, çevrelerindeki insanlar, aileleri, onlara saygı duyan, zayıf yanlarına ve hassas noktalarına tolerans gösteren ve onlar yavaş yavaş yeni beceriler kazanırken sabır gösteren arkadaşlarıydı. ister ted'e takım istatistiklerini tutması için izin veren koç olsun, ister virginia'ya laura'ya nasıl bakması gerektigini gösteren mama p. veya peter'ı koruyan birinci sınıf öğrencileri. tüm bu insanlar, çocukların en önemli terapiyi almasını sağladılar. çünkü onların en çok ihtiyacı olan şey, kendilerini ait hissettikleri ve sevildikleri bir sosyal çevreydi. "

    iyi ki okudum dediğim bir kitap benim için.

    kitap bittiğinde ise, aklımda yeniden başlamalı nın sözleri dolanıyordu. hepsinin özeti gibi..

    "dağılır gider, kara bir bulut, dokununca bir dost eli. "
  • travma, psikoloji, nöroloji gibi konulara ilgi duymayan ve hatta bu kavramları bilmeyenlerin bile anlayabileceği, çok yalın bi o kadar da sürükleyici bir kitap.

    yatırım tavsiyesidir. yarın öbür gün çoluğun çocuğun olursa, "iyi ki okumuşum" diye bana teşekkür edersin.
  • bu kitap tüm fakültelerde hatta liselerde okunmasi zorunlu hale getirilmeli.
    o çocukların hikayeleri hem iç burkucu hemde umut verici, insana değişik duygular yaşatıyor.
    ruhumu acıtan vakaların çözümlenme ve analiz sürecinin bana kattıkları, hiç bir üniversitenin, hiç bir dersi katamazdı.
  • çocuk sahibi olunsa da olunmasa da okunması gereken, insan psikolojisini anlamak konusunda ufuk açıcı kitap..