şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: dope wars) oyunda uyu$turucu ticareti yapilan $ehirlerden birisidir.
  • mekanı ile grubunu iki ayrı entryde incelenmesi gerektiğine inanılan new york eyaletinin güzide semtlerinden biri.
  • new yorku olusturan bes boroughdan **** tek anakara uzerinde bulunanidir. manhattanin kuzeyinde yer alip, daha kuzeydeki zengin suburblere dogru uzanir. halen bu bes bolge arasinda en oturulmayacak olanidir.
  • new yorkun hayvanat bahçesiyle meşhur semti
  • new york metropolünü oluşturan 5 ada!dan biridir (manhattan ,brooklyn, staten island, queens). new york'un varoş ve tehlikeli tarafı olarak bilinir. karakteristiği ve karizması nedeniyle bar ,cafe ,müzük grubu ismi olmaya layıktır
  • gurup hızlı bir şekilde. bu az bira içen moterhead yağmurluğunun, ıggy pop'un evindeki buzdolabında, rollins'in kesilmiş kulağının hemen yanında, sick of it all'un 5. albümünü örtmesi gibi. zordan öte, zorlama bir cümle anlayacağınız. kalburüstü master tezleri evimin şöminesinde yanarken, kar taneleri köşedeki şişko çocuğu seziyor, ve herkes biliyor/ kar varsa ölüm yoktur o gezegende.
  • new york'un bes borough'sundan bir tanesi ... en kuzeydeki ... jlo'nun ciktigi yer ...

    edit: dogru yazilisi "the bronx" dur. bes borough arasinda adinda "the" gecen tek boroughdur. bir zamanlar burada olan dutch (hollandali) bir ciftcinin (brunck) ciftliginin turistik bir atraksiyona donusmesi sonucunda new york'a gelen turistlerin "hadi brunck'un oraya a gidelim (let's go to the brunck's)" lafini dillerine dolamalari sayesinde artik yerinde bir manastir olan bu ciftlik ve civarinin adi artik "the bronx" olmustur.
  • kendilerine bronxite diyen gercek bronx'lilar hemen uyarirlar sizi; "bronx degil the bronx."
    sebebi hakkinda rivayet muhtelif ama 5 new york borough'sundan sadece bronx'in adinda "the" var. benim aklima yatan gerekce bronx isminin kaynagiyla ilgili olani; new york'un amerikan anakarasinda olan tek parcasi olan bronx'in bir zamanlar en kaydadeger seyi jonas bronck adindaki isvecli bir zengin gocmenin sahip oldugu bronck ciftligiymis. gunluk dilde kullanilan sekliyle bronk's farms'in zaman icinde once "the bronk's" olarak sonrasinda da the bronx'a donustugunu uzun uzun anlatmaya gerek yoktur sanirsam.
    new york'a gelen coktur ama bronx'a giden azdir, ilk gelenlerden yasayan ise cok daha azdir. bu sebeple bir genelleme magdurudur the bronx.
    arnavutlar disinda herkes burayi cok tehlikeli bir yer sanir ama arnavutlar olmadigini bilir. onlar da 20 yil oncesine kadar bronx'in gercek sahipleri olan italyanlardan ogrenmistir yine sanirsam(evet bronx tale'deki gibi bir zamanlar buralar hep italyanmis).
    arnavut etkisi belki de kosovalilar, makedonlar ve bir kisim bosnaklar da gelip yerlemis. balkan kokenlilerin yasadiklari yerlerin batisinda yani ki bronx'in hudson river'a bakan tarafinda riverdale denen bolge uzanir ki tepeleriyle, nehir boyunca uzanan virajli yollariyla, yesilligiyle akdeniz gormusleri evinde, akdeniz gormemisleri ise vermont'ta hissettirir nefis bir bolgedir.

    tiki new yorker'larin ve sonradan gorme gocmenlerin "bronx, no thanx" ilkokul duzeyi esprisine konu olan yer, musaadenizle bir kez daha sanirsam guney bronx olsa gerek. manhattan'in hemen kuzeyine denk gelen bu bronx bolgesinin buyuk olcude porto riko cogunluklu hispanik ve zenci populasyonu barindirdigini soylersem, hic new york gormemis insanlar bile bu bronx alerjisinin nerden ciktigini tahmin ederler. broadway(evet manhattan'dan gelen) ile grand concourse bulvari arasinda uzanan bu bolgede aksam saatlerinden sonra yurumenin tehlikeli olabilecegi sokaklar vardir, dogrudur. grafitti caginin yer yer surdugu, evlerden arabalardan sokaklara tasan hip hop ve latin muzikleri esiginde, kapi onlerinde merdivenlerde esiklerde oturmus insan gruplariyla, gang olduklarini belli etmeye calisan ozenti teenager topluluklariyla, oyun oynayan cocuklarla dolu bu sokaklar, birkac defa "hirhizlanmis" bir new york gazisi olmama ragmen yine de bana sevimli gelir.
    queens icin queens bulvari ne ise bronx icin de grand concourse bulvari odur. gerci interstate 87 gibi onun da batisindaki henry hudson parkway gibi cross bronx expressway gibi otoyollarla bronx icin de ulasim daha kolaydir ancak hicbiri size bronx'i gostermez. hele i 95'in bronx icinden gecen kismi yani ki daha bilinen adiyla cross bronx expresway... bu yoldan gecen insanlardan bronx'u saklamak icin kazdikca kazmislar. ustu acik bir tunelden gecer gibi geciyorsunuz bronx'in icinden. bqe'yi asma yol seklinde yaparak brooklyn ve queens'i ayaklar altina seren zihniyetin bronx'i bu sekilde, transit yolcularin gozunden kacirmasini en komplocu hislerimle kiniyorum. bu otoyollardan gecerek bronx'i gorduklerini dusunenler sadece bronx zoo'ya gittigi icin bronx'i gordugunu sananlar kadar yanilmaktadirlar. otoyollardan cikarak third avenue'den grand concourse'dan, broadway'dan, jerome avenue'den vs bronx'in iclerine dogru yuruyecekler, sadece jennifer lopez'i, kool herc'i, fat joe'yu, ralph loren'i, billy joel'i degil ayni zamanda al pacino'yu, stanley kubrick'i, woody allen'i, tito puente'yi doguran, bilincaltlarini olusturan modern getto kulturunden gunumuze arta kalan dokuyu da gorme firsatina eriseceklerdir.
    guvercinlerin bile uzerine sicmak icin gitmeye tenezzul etmedigi ozgurluk anitini gormek icin sicakta sogukta sirada gemide harcayacaginiz bir gunu onun yerine metroya atliyarak bronx icinde rastgele dolasmaya ayirirsaniz, new york'u anlamak ve tanimak icin cok daha dogru bir secim yapmis olursunuz. sanirsam!
  • on bin kere tembihlenmeme ragmen icimden bi sesin 'yahu git ne olabilir o kadar' dedigi ve beni oraya dogru ittigi bi yerdi bronx. harlem icin de ayni tembihleri istittikten sonra harlemin tum sokaklarinda elimi kolumu sallayarak rahatca yurumustum, yolda merhaba diyerek selamlayan zencilerle turkiyenin avustralyada olmadigini anlatacak kadar koyu bi muhabbete bile girismistik. (evet avustralya'da saniyolardi) velhasil harlem deneyiminden sonra bronx onyargilarinin da savurulmasi gereken dusunceler oldugunu varsayarak gittim yollarinda yurudum metro durakarinda indim, tekrar bindim, tekrar indim yol sordum, iz surdum, havayi kararttim, saatler gecirdim bir tane bile tedirgin edecek ne bir olay ne bir bakisla karsilastim. ben mi cok sansliydim, rastgele secilmis duraklarim mi en guvenli yerleriydi bilmiyorum ama gayet de hos bir geziydi. ozelikle bir onyarginin daha kafada curumus olmasi bile insana huzur veren bi durum, bir nevi katharsis.
  • (bkz: bronx)