*

şükela:  tümü | bugün
  • halk arasinda (bkz: suburbs) ya da daha kapsamli olarak (bkz: suburbia) nin bir baska adi. bu halk diye bahsettigimiz de, kesin cizgiler cizmek gerekirse, kendini "banliyo yasaminin inceliklerinden soyutlamis", katiksiz sehir guzeli olup - ya da kendini oyle zannedip-, firsat buldukca suburbia yasaminin kabuslugu ile ilgili atip tutan urbanite halktir. yani neymis, bu kelime oxford dictionaryye konsa, ki konmasi icin calismalar devam ediyor*, tam tanim oncesi kisaltilmis sekilde deragotary * yazarmis. drg seklinde. sozluklerinizin 2004 basimini heyecanla bekleyin.
  • korku komedi türünün bence başyapıtı. joe dante'nin bu türde krallığını ilan ettiği bu 1989 yapımı film komşulardan duyulan korkuyu ve sıkıcı banliyö hayatından sıkılan maceraperest ve hayalperest insanları anlatır. bir aile filmi gibi görünse de, göründüğünden daha fazla şey ima eden filmlerden biridir.
  • gerçekten de değeri yeterince bilinememiş bir filmdir. arşiv kısıtlılığından çocukluğumda 50 kez izlemişimdir belki (imdb'den baktım, herifin teki ben bu flimi hababam izlerim ulan diye bas bas bağırmış).

    klopek'lerin evine misafirliğe gidildiği sahneler, "post-toastie", "satanic paté" gibi süper terimler, ve gayet tabii ki tom hanks'in komedyen olduğu, o özlenen dönemlerle top 10'uma rahatlıkla koyabileceğim bir filmdir kendisi.
  • komedi türünün en komik ve 40 kere izlense bıkılmayacak ve her seferinde insanı güldürebilen filmlerinden biridir. film boyunca gelişen olayları bi kenara bırakın, bütün karakterler, sokaktaki genel gündelik yaşam bile özenilecek kadar sevimlidir.

    çöp kamyonunun içine atlayıp çöpleri dağıttıkları, ray ve art ın ellerinde kemik bahçede "ray, bu walter" lafı üzerine çığlığı bastıkları, ray in gece gördüğü acayip rüya sahneleri ve daha bi sürüsü gerçekten unutulmaz
  • show tv'nin bir dönem takıntılarından biriydi bu film. genellikle gece yarısından sonra yayınlanırdı. her yayınlandığında izlemekten asla bıkmadık.
    şu insanı öyle bir hayat yaşamaya özendiren, içinde ben de olsaydım diye düşündüren filmlerden.
    komşuluk ilişkileri ve evlilikle ilgili söyledikleri kayda değer.
  • spoiler soslu:

    aynı gremlinler gibi, çocukken "ne kadar da komik, üstelik hiç de korkunç diil, ben korkmuyorum" diyerek izlenip eylenilip gece yatınca tırstıran bi filmdi bu da. o yaşta akılda kalan sahnesi de kurukafalarla kemiklerle dolu araba bagajı.

    yine, çocuk yaşta izlenince her can sıkıldığında "kimbilir komşulukta neler dönüyodur şimdi" diye fikirler girer akla, dürbünle çevre izlenir, ipuçları birleştirilir, şüpe çeken daireler katil ilan edilir. zaten heralde hayatın hiç de sıradan olmadığı fikrinin çocukların çok hoşuna gitmesi üzerine bi de bunun çocukların dedektiflik yaptığı uyduruk versyonu çekilmişti.

    hala da izlemesi çok eylenceli bir filmdir, hiç zorlama geçişler yoktur akıp gider, çok güldürür ama filme orayı gülelim diye mi koymuşlar, hiç hissedilmez.

    en çok akılda kalanlar: gençlerin balkona sandalye çekip her olanı alkışlaması, "that ricky sure knows how to throw a party" yorumu. bi de "it came with the frame".
  • jerry goldsmith'e ait olan soundtracki tam bir müzik şölenidir. özellikle ana teması çok iyidir.

    ayrıca disturbia gibi bir filmin imdb'den 7.1 alırken bu filmin 6.4 alıyor olmasına anlam verememekteyimdir. defalarca izlenilesi, bağımlılık yapıcı birşeydir kendisi.
  • defalarca seyredilse de her seferinde kahkahalara boğan bir film bu. az önce tv'de başlangıç jeneriğini gördüm. dur bir beş dakika bakayım derken baştan sonra pür dikkat eğlenerek seyrettim. bütün karakterler birbirinden gırgır. hiç bir sahnesi üstünkörü geçilmemiş.
  • şöyle bir 'trivia' barındırmaktadır; ray ve arkadaşları klopeklerin evinde ceset kalıntısı ararken teğmen mark, çatıda tüfekle ortalığı kolaçan etmektedir, bu sırada yan evdeki zıpır velet verdiği partiye gelen arkadaşını tanıtır;

    - hey, mr. rumsfield, this is my friend dean koontz!
  • tom hanks'in, en eğlenceli filmlerinden biri.