*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: portal)
  • portal için `thank you mario but our princess is in another castle` .
  • team fortress 2'de sıkça karşılanılan bot isimlerinden.
  • portalın bu müthiş repliğinin olayı şu;

    --- spoiler ---

    paranoid bilgisayar sistemimiz glados aperture science labratuarlarında bizi portal silahı için denek olarak kulalnıyor. ve onun söylediklerini yapmamız karşılığında bize bir pasta vaat ediyor. oyunda da arada sırada bu pasta üzerinden replikler geçiyor. ama biz oynarken bir gariplik olduğunu görüyoruz. ara sıra, arka odalarda falan duvarlara çizilmiş resimleri ve bu yazıyı görüyoruz; the cake is a lie!

    bizden önceki denekler çıldırmışlar, özellikle companion cube bölümünde. keki değil de cube'ü seçmişler :( ama kekin gerçekliğini sorgulamaktan geri kalmamışlar. kek diye bir şey yok! glados bizi kandırıyor.

    işin en hüzünlü yanı ise. en sonunda gladosu da öldürüp kendimiz de ölünce aperture science binasının en alt katına iniyoruz, ve orda karanlıkta üzerinde sadece tek bir mumla bir pasta duruyor...

    edit: kendimiz ölünce ne ya. 2 çıkmamıştı tabii o ara.

    --- spoiler ---

    (bkz: portal)
    (bkz: still alive)
    (bkz: valve)
  • 2007 senesinde portal ortaya çıktıktan kısa süre sonra, "the cake is a lie" sözü internette hızla yayılmaya başladı. "gerçekleşmesi imkansız bir söz uğruna kandırılıyorsun" anlamında bir çok sosyal ağda kullanılmaya başladıktan kısa süre sonra, bir çok parodisi üretildi ve urbandictionary.com'da dönemin en çok referans verilen alıntılarından haline geldi. söz popülerlik anlamında tavan yaptığı sırada, kullanan insanların bir çoğunun portaldan haberi dahi yoktu.

    örnek kullanım:

    - annem eğer bu hafta tüm ev işini ben yaparsam haftasonu sizinle tatile gelmeme izin vereceğini söyledi!
    + the cake is a lie...
    - :/

    --- ağır portal spoiler ---

    portal adlı oyunda, bütün olayların gerçekleştiği fasiliteyi kontrol eden yapay zeka glados tarafından bir motivasyon aracı olarak devamlı "test sonrasında pasta olacağı" vaadi kullanılmaktadır. fakat oyunun ortalarına doğru, kendi bağlamı içerisinde "pasta yalandan ibaret" şeklinde çevrilebilecek olan "the cake is a lie" sözü, önceden orada bulunmuş bir denek tarafından duvarlara yazılmış olarak görülmeye başlar. gerçekten de, oyunun (kurgu bakımından) ilk bölümü sonlandığında, tüm olayların yalandan ibaret olduğu ve ana karakterin kaçış yolu bulmaması halinde yanarak öleceği ortaya çıkacaktır.

    edit: gerçi bir detay var ama onu bu entry'nin anlam bütünlüğü için özellikle atlıyorum.

    --- spoiler ---
  • elimde 2 paket topkek ile sokakta bu şekilde bağırdım az önce, rahatlatıcı bir unsur cidden.
  • buhranlı dönemimde bir tanıdığımın bahsettiği portal oyunundaki mottom haline gelmiş söz.
    gerçekten insanlar konuşurken beyninizde sürekli ''the cake is a lie'' bakış açısı dönüyorsa, bunu başardığınızda hiç üzülmüyorsunuz. çünkü beklentiniz zaten pastanın gelmeyecek olması. gelmediğinde de şaşırtıcı olmuyor haliyle.
    bu manada ''yav bazı şeyler de gerçektir, bazı hisler gerçektir, insanların bazı vaatleri gerçektir bu kadar pesimist yaklaşma.'' diyebilirsiniz.
    bu dünyanın tam olarak hangi kısmında optimist olmalıyım?
    gözlerinin içine bakıp seni seviyorum diyen bir adam uyuduğunuz anda başkalarıyla mesajlaşmaya başlıyorsa mı? senin için yaptım denilen hiçbir şeyin bizim için yapılmıyor oluşuna mı? aşk kavramının sadece ''daha iyisini/güzelini/eğlencesini/bilgilisini bulamıyor olma'' kavramına indirgendiğine mi?

    kendi duygularımıza bile yalan söylerken, karşımızdan dürüstlük bekliyoruz.
    mucize gibi, vallahi mucize gibi.

    hayatım boyunca soğuk nevale olmakla suçlandım. suçlandım demek yanlış olur çünkü öyleyim. işime gelince sıcak oluyorum sadece. ama 23 yıl boyunca herkese minimal de olsa güvenmeye çalıştım.
    artık gerçekten zerre güvenim kalmadı. eskiden trip olsun diye bu cümleyi kurardım ama şu anda bütün kalbimle söylüyorum ki kendi ellerime ayaklarıma bile güvenmiyorum. güvenmeye de çabalamayacağım. çünkü güvenmek en büyük düşmandır. insanlar aldatıldıkları, kenara atıldıkları, aşağılandıkları ya da terk edildikleri için üzülmezler. güvendikleri insandan kazık yedikleri için üzülürler.

    eğer ''the cake is a lie'' mottosunu benimseyip karşınızdaki insanın ''senin için öl de öleyim'' diyişine bile inanmıyorsanız siz olmuşsunuz. aksi takdirde siki tuttunuz, hayatınız boyunca üzüleceksiniz demektir.
  • kabaca; size vaadedilmiş olan ödülün aslında hayali bir motivatör olduğunu anlatan klas cümle.