şükela:  tümü | bugün
  • andras balint kovacs'ın bela tarr sineması üzerine eleştiri kitabı. başlığı the cinema of bela tarr olarak başlar. vurucu kısmı the circle closes başlık devamı veya alt başlık gibidir. yayım tarihi 2013. columbia university press baskısı. 2015'te türkçe'de çıkması bekleniyor. o zaman başlığı galiba çember kapanır olacak. dünyadan taze bir sinema kitabı olarak türk izleyicisine tarr'ı tanıtma, sevenlerine taze kan sunma işini görebilir.

    kitap kapağı çok sevimli ve merhametli bir bela tarr sergiliyor.

    edit: ekim '15 sonunda kitap hayalperest yayınevi'nden çıktı, çevirinin kapağında torino atı'ndan bir sahnenin detayı var. kitabın adı: bela tarr sineması, alt başlık çember kapanır tabii, ama esas aramalara tabi olan, bulduran 'bela tarr sineması' başlığı. kitap idefix, dr.com, inkilap.com gibi kitap satış sitelerinde görünüyor.

    "bu daha önce tarr'ın anlatı sanatının en önemli unsuru dediğim şeydir: gerçeği saklamaksızın yanılsamaya inancı teşvik."

    "örümcek ağı metaforu burada akla birkaç şeyi getirmektedir. ilkin bu dünyanın kıpırdatılmaz, değişmez doğası ki birçok şey oluştuğu halde sabit kalmaktadır. ikinci olarak eğer sonunda köylüler yerleşimi terk etseler bile, nereye giderse gitsinler görünmez bir ın onları yerlerinde tutacağı gerçeği. üçüncü olarak fark edilmez bir gözetim altında ve yapının içinde bir şey hareket ettiğinde onu ağın mahkumu tutmaya yönelik hızla tepki veren görünmez bir yapı. dördüncü olarak bozulduktan, tehdit edildikten sonra ağın kendini onarması; ağ esnek ve tepkiseldir, karakterlerin durumları ne şekilde değişirse değişsin ağ bu yeni pozisyonlara hızla uzatılacaktır."

    "anlaşılmış* olan, başta umutsuz görünenin sonunda da umutsuz olmasıdır."

    "satantango’da yerleşimcilerin açgözlülüğüyle aptallığı öykünün sonunda ellerinde kalan kırıntıları da kaybetmelerini sağlar. bu perişan bir evi olmayla evsiz olma, azıcık parası olmayla hiçbir şeyi olmama, bir cemaate bağlı olmayla sevmediği ama en azından tanış olduğu insanlardan bile kopmuş olma arasındaki farkı yapan şeydir."

    karrer: "bir şeyler bir an sonra delireceğimi haber veriyor ama bir an sonra delirmiyorum, ve delirmeye* hakkım yok, çünkü delilik korkusu bir şeylere tutunmamı gerektirirdi. hala bir şeye tutunmuyorum*, hiçbir şeye tutunmuyorum ama her şey şeylerin umutsuzluğunu* fark etmemi isteyerek, bana tutunuyor* görünüyor." (karhozat filminden)

    (bkz: askıda tutma)
    (bkz: öszi almanach)
    (bkz: a londoni ferfi)
    (bkz: mihaly vig)