şükela:  tümü | bugün
  • the city and the city britanyalı fantastik edebiyat yazarı china mieville in yordam kitap tan 2012 de çıkmış hayal ürünü bir şehirde geçen farklı tarzıyla ilgi çeken polisiye romanı.
    balkanlarda yer alan geçişin yasak olduğu bir sınırla ikiye bölünmüş hayali iki şehirde geçen romanda kahramanımız dedektif borlu, genç bir kadının öldürülmesiyle başlayan davayı çözmeye çalışıyor.
    ömer türkeş in radikal kitap ta yer alan eleştirisinden sonra alıp okuduğum, keyifli, farlı tarzı ile edebi lezzeti eksik kalmayan ama yine de beklentilerimi tam karşılayamamış bir romandır.

    http://www.radikal.com.tr/…id=1096139&categoryid=40
  • china tom miéville bu kitabı ile, arthur c. clarke, hugo ve nebula ödüllerini almıştır. kitapta adı geçen beszel ve ul qoma şehirleri, iç içe geçmiş ve bir zamanlar tek bir şehir olan şehir devletleridir. miéville'in distopyasında beszel gelenekçi, ul qoma ise daha laik ve modern avrupa devletleridir. şehirler o kadar iç içedir ki; karşı karşıya oturan komşular aslında farklı şehirlerde yaşamakta, araçlar şehirlerin sınırlarında aynı yollardan yan yana geçmektedir. kurallar katıdır, insanlar diğer şehrin insanlarını, binalarını, sokaklarını görmezden gelmeyi öğrenmek için eğitilirler. yine bu şehre turist olarak gelmek isteyenler "ihlal" yapmamak için belirli eğitimler almak zorundadır. kitabın gizemli oluşumlarından biri olan "ihlal" iki devletin de anlaşmalı olduğu, sadece ihlal davalarına bakan bağımsız ve acımasız bir organizasyondur. hikayenin kurgusunu tamamlayan "birleşmeci" gruplar ve onların karşıtları olan milliyetçi "ayrılıkçılar", iki şehirde de araştırılması gereken bir cinayet ile, romanın kahramanları olan dedektiflerin radarına takılırlar.
    miéville'in türünü “tuhaf kurgu” (weird fiction) olarak tanımladığı eserlerinden biri olan bu kitabı keyifle okuyabilirsiniz.
  • 2009 yılında piyasaya çıkmış olan bu kitap türkçede şehir ve şehir ismiyle yordam kitap tarafından yayınlanmıştır.

    kitap 2010 yılında locus , arthur c. clarke , world fantasy award ve hugo ödüllerini kazanmıştır. daha şimdiden bilim kurgu klasikleri arasında yer edinmesi gerektiğini düşünüyorum.

    uzun süredir okuduğum kitaplar arasında en çok üzerinde düşünülmüş, çalışılmış kitap olduğunu söyleyebilirim. ana teması fantastik bir şekilde birbiri ile iç içe ve hatta bazı yerlerde üst üste geçmiş iki şehirdeki ve bu iki şehir arasındaki ihlallerle ilgilenen üçüncü bir bölümdeki polis örgütlerinin bir cinayet üzerinde çalışması.

    kitapta gerçeği arayan doktora öğrencileri, akademik güç peşinde koşan profesörler, yasaklanan binlerce kitap, iki yüzlü politikacılar, bağnazlıktan gözleri dönmüş milliyetçi gruplar, ticari çıkar peşinde çokuluslu firmalar, iki şehir arasında mekik dokuyan kaçakçılar ve bunların arasında burunlarının dibindeki ikinci şehri görmemeyi öğrenen, kurallara saygılı şehir sakinleri var.

    günümüzde kudüs benzeri bölgelerde yaşananlara, soğuk savaş dönemine, günümüz insanının ikiyüzlülüğünden, modern toplumda hala devam eden sınıf ayrımcılığı, milliyetçilik, bağnazlığa kadar bir çok gizli ve açık gönderme var. hikaye katman katman bir çok açıdan okumalara açık.

    kitabın tek handikapı zor ilerlemesi ve biraz zor okunması. ancak kitap harcayacağınız çabayı hak ediyor.
  • tıpkı orwell'in 1984'ünde olduğu gibi distopik bir toplum anlatılmaktadır. bu romanı 1984 ve diğer türevlerinden ayıran en önemli özellik ise (bence) bahsi geçen distopik toplumun ve bu toplumun temellerini oluşturan ana kuralların "mekan" kavramı ile çok iyi ilişkilendirilmiş olmasıydı.
  • perdido sokağı istasyonu, yara, demir konsey ve kral fare kitaplarını okumuş biri olarak diyebilirim ki farklı bir tarz olsa da aynı tadı veremeyen kitap.

    özellikle distopik bir dünyada geçen polisiye olmasına rağmen sonunun fazla kolay ve erken tahmin edilebilir olması üzmüştür. yine de alınıp okunması insanı mutlu edecektir.
  • zaman kaybı bir romandır.

    gidin ursula k. le guin'in yazdığı en basit romanı okuyun, daha çok şey anlatır.