şükela:  tümü | bugün
  • t.s. eliot'un ünlü trajikomik oyunu.
  • bulent ecevit in bir kismini turkceye cevirdigi oyun.
  • t.s. elliot'un yazmış olduğu okuyanda ve izleyende uzun bir şiir okunuyormuş etkisini yaratması istenen ve başarılı olan tiyatro oyunudur.

    yaşamın bütün gerçeklerini sorgulayan bu oyunda sir henry harcourt-reilly gibi mümtaz karakteri barindırır ve dünya gerçeklerine farklı bir bakış açısı sunar.

    bülent ecevit'in bu oyun hakkındaki ön sözü şudur ki kendisi oyunun bir kısmını değil hepsini çevirmiştir;

    kokteyl partide eliot iki tür insan yaşamını karşılaştırır.

    kimi insanlar kendi günlük yaşamlarının dar çercevesi ile yetinirler. kendilerini aşmayı da başkaları için yaşamayı veya kendilerini harcamayı düşünmezler. kişisel mutlulukları önde gelir onlar için. aslında pek mutlu da olmazlar. kendi küçük dünyalarının çekişmeleri, kuşkuları, hırsları, kıskançlıkları içinde yaşamlarını birbirlerine zehir ettikleri de olur. ama o yaşamın çerçevesini aşmayı düşünemezler veya bundan çekinirler. - bu bana bir ülkeyi hatirlattı ama hangi ülke acaba?-

    kimi insanlarsa başka bir yol seçerler. ''nereye varacağını bu yolun - oraya varıncaya kadar pek bilemezler''ler.

    korkulu bir yolculuktur bu...

    o yolda kendilerini ve çevrelerini aşarlar. kişisel rahatlıklarından ve mutluluklarından çok şey yitirseler de, çok acı çekseler de, yücelirler ve yüceltirler.

    'kimisi döner gene, bedence döner
    hiçbiri yok olmaz, çoğu kez de
    çok iş görürler dünyada''

    oyundaki celia da bu yolu seçer ve bu yol ölüme götürür onu. ama kendi seçtiği yoldur ölüme götüren.

    'bu mutlu ölüm değilse hangi ölüm mutluludur?'

    kimi insanların seçtiği yolun sonu bir kokteyl partidir. fakat sonu bir kokteyl parti olan yolu, kolay görülen yolu secenlerin de, cileli seçenlerden öğrenebilecekleri şeyler vardır. eğer öğrenebilecek olgunluğa ulaşabilirlerse, onlarda, hiç değilse kendi yaşamlarıyla daha iyi bağdaşabilirler.''

    eh oıyundan numunelik bir parça vereyim bu arada;

    hayalindeki bir arkadaşla oynaya oynaya
    bir ormana dalmış gibi geliyor,
    birden bire anlamiş da sanki,
    orman yiten bir çocuk olduğunu,
    evine dönmek istiyor.

    vel hasıl-ı kelamı melamı yok cillop gibi bir eser, her daim bir başucu eseri....