şükela:  tümü | bugün
  • ülkemizde vizyona girip girmeyeceği belli olmayan, john malkovich'in yönettiği, javier bardem'in başrol oynadığı ispanyol - amerikan yapımı film
  • aşkın gözünün körlüğünü (bkz: love is blindness); insanı aptala çevirdiğini, yanı başında olup bitenleri bile algılamasını zorlaştırdığını gösteren filmlerden bir diğeri.
    film adını , revolutiona duyduğu inancı her şeyin üstünde tutan dans hocasından alıyor.
    filmdeki enteresan diyaloglardan biri şuydu : "ne de olsa bir kadın, %72'si su. oysa ki cumhurbaşkanı olabilirdin!"
  • surukleyici temposuyla göz dolduran, ama nedense malkovich'ten beklediğim şey olmayan film.
  • ulkemizde ilk olarak cine 5'te gosterilmis film
  • bugüne kadar hiç bi kusurunu bulamadığımız abinin bir kaç eksiğini yaklama fırsatını bize sunan film.
    bir kere, film anlatımında gerekli bazı öğeler yokken, bazı gereksiz yanlar var.
    özellikle halkın bir devrime doğru yönlendiği ve bu hareketin güçlü bir hareket olduğu duygusu hiç de iyi verilememiş.
    malkovich bir şeyler anlatmak istemiş ama bir türlü altını dolduramamış. filmin içine bir şekilde tuturlmuş aşk hikayesi de böyle. çok güçlü olduğ iddia edilen aşk hiç de öyle işlenememiş bir türlü. bu kez ne yapmış malkovich abi, anlatımı ve göselliğyle yakalayamadığı etkiyi repliklerle toparlamaya çalışmış ki daha da bir batıyor.
    ayrıca bu filde görüldü ki, iyi bir oyuncu yönetmenlik yaparken oyuncularından iyi performans alamayabiliyormuş. özellikle aşkı olduğu kadının finale doğru değişim ve kontrast içermesi gereken oyunculuğu çok yapay kalmış.
    bunların ötesinde yine de izlenesi bir film olmuş. eğer çekerse, sonraki filmlerini görmeden yargılamamak lazım abiyi.
  • filmin hikayesi peru'daki mao'cu sendero luminoso (ingilizcesi shining path) hareketi ve bu hareketin kurucusu ve lideri abimael guzman hakkinda. guzman 1992 yilinda bir bale studyosunun ust katinda tutuklanmis.
  • gerilim türünde nitelendirilmesine rağmen bir türlü gerilemediğim, "sanırım bu bir devrim" repliğinin geçtiği yerde "nası ya, biz niye anlamadık" diye düşünmeme sebep olan film. tamam belki malkovich bir devrimin içinden değil kenarından geçmemizi istiyor olabilir ancak bu filmin içini feci boşaltıyor, bir aşk anlatıyor ama aşkı sadece bakışlardan sezinlemeniz gerekiyor ki baş roldeki abimizin çelişkisini de sezebilelim. fill in the blanks tadında bir film yani.
  • seyredilmesine seyrediliyor, evet. ama film bitince "e, ne anlamalıyım ben bundan" havası doğuyor. demiyorum ki her filmden bir şey anlamalıyız. ama guzman hikayesini feci biçinde andıran bir senaryo ile karşı karşıya olunca insan merak ediyor ister istemez şair burada ne demek istemiş olabilir diye. zira mevzuyu siyasi kıyafetinden soyup çıkararak salt bir polisiye ya da aşk soslu polisiye tadında izlemek mümkün değil, bir devrim girişiminden ve terör eylemlerinden bahsediyoruz, üstelik arka planda filan da değil basbaya ön planda. ne bileyim öyle boşlukta kalıverdim birden. tek anladığım "guzman da aha böyle psikopatın tekiydi" mesajı oluyordu ki, john malkovich ne diye zaten bilinen böyle bir meseleye enerjisini vermiş, bilemedim.
  • bugünlerde moviemax kanalında oynamakta olan film