şükela:  tümü | bugün
  • nick cave'in yeni kitabının ismi.
  • irvine welsh kitap hakkında, ‘put cormac mccarthy, franz kafka and benny hill together in a brighton seaside guesthouse and they might just come up with bunny munro. a compulsive read possessing all nick cave’s trademark horror and humanity, often thinly disguised in a galloping, playful romp.’ yorumunu yapmıştır.

    daha fazlası için www.thedeathofbunnymunro.com adresi ziyaret edilebilir.
  • 3 eylül'de kitabevlerinin raflarını süsleyecek olandır.
  • tüm dünya ile aynı anda bizde de kitapevi vitrinlerinde yerini almış olan kitap. merak uyandırıyor, beklenti yüksek.
  • nick cave'in ve eşek meleği gördü adlı ilk romanından 20 yıl sonra yazdığı ikinci ve -şimdilik- son romanı. enfes bir yeraltı edebiyatı örneği, oldukça grotesk.

    bir de şöyle bir anım oldu kendisiyle ilişkili ehhehe:
    şimdi show tv muhabiri sesi ve vurgulamasıyla devam ediyoruz;
    bugünlerde evimde tatlı bir telaş var; taşınıyorum. harıl harıl koliler hazırlıyor, dişimle koparırken gecede vasati 2 gr koli bandı parçacığı yiyor, battal boy çöp poşetlerinin en yaygın kullanım alanı olan "taşınırken giysi ve benzeri muhteviyatı koroplasta yerleştirmece"yi genişletiyor, çöpçü ruhuma yine söz geçiremeyerek hiçbir şeyi atmaya kıyamıyor, bildiğin yıpranıyorum. sağolsun annem de uzakları yakın eden vodafone tarifeleri gibi günübirlik de olsa her hafta geliyor ankara'ya, yardım elini uzatıyor bana. kitapları her birine şöyle bir göz atarak kolilerken şöyle dedi cancağızım;

    - kızım bu kitabın ilk bölümünün adı "sikici".. şurda pornovida diye bir kitap var, bi'de demin porno diye bir kitap gördüm.. annem sen sapık mısın?..

    böyle sorunca insan ne cevap vereceğini bilemiyor lan ahahah..
  • hiç bir edebi tarafı bulunmayan, bomboş(k) bi eser. sırf nick cave yazmıştır, merak ne güzel şey, güzel şey merak diye 18 tl bayıldığım, götümde patlayan kitaptır ayrıca. sergen'in beşiktaş hakkında bi yorumu vardı; "eller belde top oynanabiliyosa ben niye futbolu bıraktım?" diye... ben de ordan yola çıkarak şunu soruyorum; "bu şekilde edebiyat yapılabiliyosa charles bukowski niye öldü?"