şükela:  tümü | bugün soru sor
  • içinde "bana bir türk erkeğini heyecanlandıran şeyin kadını doyurmak olduğunu, kadının vücudunu ve zihnini yönlendirmek, arzusunu uyandırmak olduğunu yazmıştın. çünkü türk erkekleri sevdikleri kadının karşısında kendilerini kaybetmiyorlar. bu yüzden de, dünyanın en iyi sevişen erkekleri diye tanınıyorlar" satırları geçen kahramanı genç yakışıklı acayip zengin adamın kopuk hayatını anlatan kosinski saheseri
  • baskahramani jonathan wahlen* olan ve kosinski'nin hayatinin son doneminde unlu bir celik kralinin karisiyla yaptigi evlilikten sonra yasadigi hayattan esinlenmis olan kitabi.
  • kitaptan bir alıntı:

    ' ...yüzyıllar önce bazı ülkelerde krallar ve yöneticiler , önemli hükümet görevlerine yerli vatandaşları değil de , kuşku çekici yabancıları , o dine sonradan geçmiş kimseleri, siyasal ihaneti sabit olanları, başka yerden kaçıp oraya göçmüşleri, seferlerde çocuk yaştayken esir alınıp toplumda bir yabancı olarak büyüyenleri ,kısacası uyumsuzları geçirirlermiş. bu politikanın dayandığı inanç, tarihi olayların sık sık onayladığı bir inançmış . böyle bir insan daha önceki ilişkilerinden kaçtığı ,onlara ihanet ettiği için , artık oraya geri dönemeyeceğine göre , büyük ihtimalle güvenilir ve sadık bir vatandaş olur, başarıya ulaşmaya çalışır ...'
  • jerzy kosinski'nin romanı. türkçe'ye şeytan ağacı olarak çevrilmiştir.
  • kosinski'nin her şeye sahip olmaktan fazlasına sahip olmanın insan psikolojisi üzerindeki yarattığı olumsuz etki ve boşluğu irdelediği kitap.
  • (bkz: baobap)
  • uzun bir zaman önce sanırım aslıhanlar pasajında ki sahaflardan aldığım, kitaplığımda öylece melül melül duran e yayınları çıkışlı, bugün büyük bir merakla okumaya başlayacağım roman.

    yazarında-kitabında ismini duymuştum ama kitaplarını bu zamana kadar okumayı düşünmemiştim sayın kosinski'nin.

    son zamanlarda ki kaliteli roman arayışımı karşılamasını ümit ediyorum.

    deneme-şiir deneme-şiir nereye kadar?

    tepkiler ve konusu çarpıcı görünüyor kitabın.

    umarım tad alırım.
  • "eğer titanic'e o renkli milyonerler değil de, yoksul göçmenler doluşmuş olsaydı,geminin batışını kolektif belleğimiz acaba bu kadar hatırlar mıydı?"