şükela:  tümü | bugün
  • fragmanı acayip cezbetti beni. bakalım fragmanının verdiği havayı yakalayabilmiş mi filmi. izleyelim görelim.
  • ozgun ve farkli bir konuya sahip film. konusunun gercek hayattan alinmis olmasi filmi daha da enteresan kiliyor.

    filmle ilgili iyi seyler: bir, vizyondaki diger filmlerden cok farkli. iki, dominic cooper mukemmel (eger kadinsaniz daha da mukemmel). ozellikle gozlerinde ray-ban gozlukler, basinda posuyla yurudugu bir sahne var ki, butun hemcinslerime o sahneye dikkat etmelerini siddetle tavsiye ederim, oyle boyle degil.

    filmle ilgili kotu seyler: cok fazla ve cok gereksizce kan ve dehset sahnesi var, aralara koyduklari gercek savas goruntuleri falan da cok gereksiz, bisey gorunmuyo zaten, bir de alttan alta sanki irak'in isgali hakli cikariliyo gibi bisey sezdim.

    ---astroloji denince tuyleri diken diken olan tayfa bundan sonrasini okumasin---

    dominic cooper'dan daha once haberim yoktu, sinemadan eve donunce usenmedim baktim, kimmis, nereliymis bu yagiz delikanli diye. o sirada ikizler burcu oldugunu gordum ilginc geldi iki farkli karakteri bu kadar mukemmel canlandirabilmesinden, adeta iki farkli kisi olabilmesinden dolayi. sonra gercek uday'in ve gercek faysal'in burclarina baktim, onlar da ikizler. bunu da belirtmeden gecemedim zo riski pahasina, evet.
  • tipik bir hollywood ikiyüzlülüğü. tanıtım filminde based on true story diyor ama sanıyorsunuz güney amerika'da geçiyor fakat söz konusu kişi saddam hüseyin'in oğlu. böyle allarım pullarım bir oradan sömürürüm bir buradan...
  • filmekimi'nde belgesele yakın bir film beklentisiyle gidip vurdulu kırdılı hollywood macerası çıkmasıyla biraz hayal kırıklığı yaratsa da yine de keyif veren bir film.

    --- spoiler ---

    bir kere dominic cooper faktörü var ki bu konuyu ilgili başlıkta enine boyuna inceledim zaten. (bkz: dominic cooper)

    ikincisi "vay o kaçtı bu kovaladı! aman kim kimi vurdu? hangi yıldayız? kuveyt de ülke mi? ah bu kadınların kıyafetleri nasıl bir moda katliamı?" falan derken film geçip gidiyor. dahası bu doppelganger'lık üzerinden güzel, komik espriler yakalanmış. (penis boyu, iki saddam'ın karşılıklı tenis maçı yapması vs. gibi)

    bunlar dışında film biraz abuk. bir kere çoooook uzun. 109 dakikaya gerek yok bu hikayeyi anlatmak için 90 dakikada derlenip toplanıp anlatılabilir bütün hikaye. uday'ın hayatının şiddet/seks/disko/kokain/alkol çerçevesinde döndüğü üzerinde uzuuuuun uzun durulurken mommy/daddy issues gibi çok daha hayati ve temel meselelere "gösterdi kaçtı" mantığıyla yer verilmiş.

    bunlar yapılırken de uday çoooooooooooooooooook kötü, latif ise çoooooooooooooooooooook iyi insanlar olarak çizilmiş. ama bu o kadar had safhada ki insan salondan çıkınca "bu kadar da olamaz canım!" diyor. yani filmin inandırıcılık sorunu var. buna örnek olarak bütün ırak'ın çoluk çocuk, köylü kentli şakır şakır ingilizce konuşmakta olmasını da verebiliriz bence. oranın ırak olmadığı o kadar belli ki. ben filmin sonlarına doğru sarrab ve latif malta'ya kaçtığında bütün filmi malta'da çektikleri teorisini ortaya attım ve doğru çıktı. gözünüzü seveyim ırak'ta direksiyonların sağda olduğu bir dönem var mıydı? (bilen varsa bildirsin be abi!)

    sonracığıma elbette propaganda dozu yüksek bir film. ancak o durum beni pek de rahatsız etmedi. filmin ilk 15 dakikasında belgesel niteliği olmadığını anladıktan sonra ister istemez propagandaya hazırlanıyor insan beyni. hatta ırak'ın kuveyt'i işgal ettiği sıralarda bir yerde uday'ın ağzından, "kuveyt diye bir ülke yoktur. 1935'te ingilizler kuma bir çizgi çizip burası kuveyt olsun demiştir" diye bir laf çıkıyor. bu cümleyi dünyanın dört bir yerindeki kıyımlar ve iç savaşlarla birlikte düşündüğünüz zaman amerikalıların ırak'ı işgalini haklı görmek şöyle dursun bütün meselenin batı'nın başının altından çıktığına bile ikna olabilirsiniz.

    --- spoiler ---

    not: senaryo latif yahya'nın otobiyografik romanından hareketle yazıldığı için beyazlar çok beyaz renkliler çok renkli olmuş olabilir. romanı okumuş olanlar varsa bu konuda da bizi aydınlatmalarını talep ediyorum. lakin eğer öyleyse de latif bey kardeşime "insan kendini bu kadar da över mi?" diye sormaktan kendimi alamıyorum.
  • anladığım kadarıyla kısıtlı bütçesi, mekan çeşitliliği ve senaryosuna rağmen izleyiciye vermek istediği hissiyatı dibine kadar verdiği için başarılı bulduğum film.

    --- spoiler ---

    filmin baş karakteri uday hüseyinin olduğu sahnelerde "şimdi ne boklar yiyecek" diye gerildiğiniz, olmadığı sahnelerde ise "acaba ne itlik çıkıcak yine" diye gerildiğiniz, karakterin psikopatlığını, korkunun dönemin insanlarının içine ne kadar işlediğini çevredeki karakterlerin tarafından okumanızı sağlayan, bu amaçlar doğrultusunda izlemeye karar verip istediğimi aldığım film.

    ha, neden ingilizce bu film ? hiç anlamıyorum.

    --- spoiler ---
  • şu an tamamiyle değişmiş bir ülkenin, mazide kalmış dönemine kişisel olarak ışık tutan oldukça başarılı bir film. şeytanın ikizi türkçe ismi ile şu aralar sinemalarda. bence kısır vizyon ortamının en tercih edilesi filmi.

    http://oncewestern.blogspot.com/…devils-double.html
  • saddam hüseyin hakkında tek yorum/eleştiri barındırmayan film.

    uday ın hayatından sadece bir parça vermeyi başaran vakit geçirebilecek güzel film.
  • uday hüseyin'in nası bi adam olduğu dönemin diktatör perdeleri yüzünden pek bilinmiyordu. bildiklerimiz bir kaç makale ve abd işgali sonrası sarayında ele geçirilen o meşhur video kasetler, kendi adına özel üretilmiş kuba puroları, altın silahlar, spektaküler araba koleksiyonundan ibaret. bu film ile birlikte kendisinin vücut ikizliğini yapmış yahya latif adlı kişinin uday hüseyin ile birlikte olduğu dönemler anlatılmakta.

    ha filmdekiler, gerçekten olmuş mudur? yoksa abartı mıdır? açıkçası bilemiyorum. gerçekse özellikle seksüel hayatı yüzünden değil idam tek bir parçasının dünya üzerinde kalmasını istemem. çok önceden tanıdığım bir ıraklı çalışanımız vardı. rejimden kaçmış türkiye de yaşıyordu. uday'ın ne kadar rahatsız bir kişilik olduğunu, babası tarafından cezaevi'ne gönderildiğini falan anlatmıştı bana. hatta suzan mübarek onuruna verilen gecede babasının arkadaşını herkesin gözü önünde doğradığını falan söylemişti. bunlar o dönemde halk tarafından bilinen ancak sorgulanamayan şeylermiş. adam inanılmaz bir korku yaratmış ülke genelinde.

    neyse film olarak tabi ki seyredilebilir. adam film senaryosu niteliğinde bi hayat yaşamış eyvallah ama be huyu batasıca bu nasıl bir eziyet çektirmedir. bazı yerlerde insan kendisine ve katlettiklerine acıyor.
  • filmin ba$larinda uday'i kesmek istedikleri yerde olay kopunca yerde yuvarlanan portakallarin turkiye'nin guneyinden geldigi gayet belli.

    --- spoiler ---
    http://uppix.net/…abd9b1cbd7d401a7f0bf7b215199a.jpg
    --- spoiler ---