şükela:  tümü | bugün soru sor
58 entry daha
  • james franco'nun hem başrolde oynayıp hem de yönettiği, bu sene uyarlama senaryo dalında oscar adayı olan the disaster artist, "sinema tarihinin en kötü filmi" olarak nam salmış the room'un çekim hikayesini anlatıyor. 2003 yılında aslen nereli olduğu hala bilinmeyen ama tuhaf bir doğu avrupa aksanı ile konuşan tommy wiseau adlı bir adam aktör olma hayalleriyle hollywood'a gelir. son derece yeteneksiz olduğu için hiçbir ajans ona iş vermez. parasının kaynağı da belli olmayan bu esrarengiz adam, cebinden 6 milyon dolar masraf ederek, senaryosunu kendi yazdığı the room adlı filmi çeker. 2003'te bir dram olarak çekilen the room, tıpkı bizim cüneyt arkın'lı dünyayı kurtaran adam gibi zamanla kült bir komedi haline gelmiş ve "o kadar kötü ki, izlememiz lazım" statüsüne kavuşmuş.

    james franco bu ilginç şahsiyetin hikayesini perdeye aktarırken, işin kolayına kaçıp onu alay konusu haline getirmeyi hedeflemiyor. tam tersine film sona erdiğinde tommy wiseau'ya karşı derin bir sempati duyuyor, onun başarılı olmasını istiyorsunuz. belki de bu yüzden the room'un geride kalan 15 sene içerisinde tüm masraflarını karşılayıp kara geçmesi ve günümüzde hala festivallerde gösteriliyor olması bizi mutlu ediyor. film birçok yerinde, özellikle de kamera arkasının anlatıldığı sahnelerde kahkahalarla güldürüyor. ama filme basit bir komedi gözüyle bakmak haksızlık olur. james franco'nun filmi esasen bir işe tutkuyla sarılanlara ve hayallerinin peşini bırakmayanlara yazılmış güzel bir saygı mektubu.

    ve tabii sözlerimize son verirken... "ı did not hit her, it’s not true! ıt’s bullshit! ı did not hit her! ı did naaaht... oh, hi mark!.."