şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hitman ve frontiere s adlı filmlerden sorumlu olan daşşaklı ekibin yeni projesi.
    http://www.imdb.com/title/tt1535616/
    elemanlar harbiden sıkı çalışmış ve ortaya çıkmakta olan ürünün ilk fragmanını ortamlara salıp biz meraklı kitlenin beğenisine sunmuşlar.
    gayet leziz bir post apokaliptik film geliyor arkadaşlar. aman deyem kaçırmayın.
  • abd de mart ayında gösterime girecek olan, ilk yorum ve izleme için şimdiden sabırsızlandıran film. benzerleri vanishing on 7th street ve the darkest hour arasında nasıl duracak göreceğiz. imdb de filme ait 3 adet trailer bulunuyor.
  • the road atmosferini tekrar yaşatır mı acaba diyerekten bir umutla izledim ama das experiment çakması bir filmle karşılaştım. filmin postapokaliptik bir olayı yok. o afişler, o fragmanlar bunun için miydi yani? imdb sci-fi, horror olarak klasifiye etmiş, alakası yok.

    alelacele yapılmış bir film gibi. karakter değişimleri üstünde durulmaya çalışılmış, ancak bence ziyadesiyle başarısız.
  • imdb'de yazdığı gibi; modern bir lord of the flies öyküsü.

    bence çok başarılı.
  • herkese göre olmamakla birlikte türü sevenlerin beğeneceği nitelikte bir film. the walking dead tarzı "hell is other people" hikayelerinden. aynı ölçüde de gizem dolu. ben şahsen bayağı bir beğendim. tabii bunda lauren german hayranlığımın da etkisi olabilir.
  • tok karnına izlenmemesi gerekiyormuş. insanın midesini kaldıran sahnelerle dolu film.
  • blindness ile the mist karışımı, dünyanın geldiği halden çok, stres altındaki insanların değişimini konu alan sıkıcı film. nükleer bomba yerine, deprem ya da tsunami falan koysalar da olurmuş. bilim kurgu açısından pek bir olayı yok; olan kısımlar da geçiştiriliyor zaten.
  • oyunculuklar falan baya ii, çekimler de güzeldi insanı oldukça rahatsız ediyo ama senaryoyu tutmadım ben.

    --- spoiler ---

    nükleer saldırı oluyo, 5-6 kişi kapıcının dairesinde mahsur kalıyo. bu 5 kişi ilk içeri girdiklerinde gayet normal insanlarken, 3-4 gün sonra sapıklığın dibine vurmuş, sadist, katil tiplere dönüşüyolar bi anda. böle saçma salak bişi görmedim ben. insanoğlundan bu kadar ümidimi kesmedim ben açıkcası. eğer yabancı bi grup insan 1 hafta aynı kapalı mekanda düzgün bi şekilde yaşayamıyosa direk ölelim zaten yaw! ne bu böle??

    --- spoiler ---
  • film bitiminde(final sahnesinde) "hawai plajları, manihi adası, hilton otel, spor araba, sayısal loto, maaş hesabı" vb. kavramların kafamın içinden geçip aynen çıktığını farkettim.
    bu bakımdan sanırım bir şeyler söyleyebilmiştir bana.
    teknik ve subjektif kritik yapmaya gerek yok.

    netekim bir şey söyleyebilen film izlemek senede 1-2 kez mümkün olabiliyor.
  • --- spoiler ---

    son derece başarılı bi' film. insanı inanılmaz derecede rahatsız ediyor. o ortamda ne varsa atmosfer olarak iliklerinize kadar hissediyorsunuz. e tabii izledikten sonra da bi' iğrenme hissi alıp başını da gitmiyor değil. aslında şu barda filmini izledikten sonra bu tip filmler izlememeye karar vermiş olmama rağmen, filmin bu klasmanda olduğunu anlayasıya kadar hapı yutmuş oluyorsunuz. yer yer çok korkutucuydu da. delirmenin ve insanlıktan çıkıp bir ruhsal olarak bi' yaratık haline dönüşmeleri ve bunu da normalleştirmeleri insanın canını sıkıyor. her insanın içindeki iyiliğin geçirdiği evrim ve ulaştığı saf kötülük. filmin en vicdanlı kızının eva'nın ( isim olarak eva'yı seçmeleri manidar ki türkçedeki karşılığı havva'dır) herkesi orada ölümle bırakıp kaçması bile başlı başına bi' olaydır. bunu kötülüğünden mi yoksa onlara karşı güvenememesinden mi? ya da o yükü taşımak istememesinden mi? bilemiyorum. filmin başından beri arkadaşlarıyla alakalı rahatsızlığı da varken. aslında tam sevgili kavgasının ortasında nükleer savaş çıkması durumu kurtaramamış.

    insan işte. dünyanın en yavşak yaratığı. belgesel izleyip, erkek aslanlar yavru aslanları yeyince üzülen hayvan güya. senden vahşisi mi var?

    --- spoiler ---

    ez cümle, film çok iyi, çok başarılı. her şeyiyle, çatışmalarıyla kendisini izlenir kılıyor. özellikle müzikleri için bile izlenir. müziklerini jean-pierre taieb diye adını ilk defa duyduğum bi' fransız yapmış. sound hiç de yabancı değil. hatta hiç bakmasam ve araştırmasam album leaf bile diyebilirdim.

    şöyle bi' iki örnek vereyim,
    http://www.youtube.com/watch?v=_ucbqi0vldi

    bu final sahnesinin müziği. son zamanlarda müziğin bu kadar iyi yedirildiği bi' film izlememiştim. mükemmel ötesi.
    http://www.youtube.com/…y1lxdv4stro&feature=related

    (bkz: barda)