şükela:  tümü | bugün
  • turkce'ye ucun cizgileri adiyla yanlis cevrilmis stephen king romani. dogru cevrilisi gonul suveren tarafindan hayaletler beldesi'nin basinda gosterilmis olup, ucun cekilisi'dir.the gunslinger'in devami the dark tower (bkz: kara kule) serisinin ikinci kitabidir.
  • altın kitaplar yayınevi tarafından "üçün çekilişi" olarak yeniden basılan kitap. aynı zamanda kara kule serisinin ikinci kitabıdır.
  • çevirmenin seçtiği muhteşem kelimelerle beni okumaktan sıkmış kitaptır. feel kelimesinin duyumsamak, need kelimesinin geçtiği her yerde de gereksinmek olarak çevrilmesi nedense bana kitabı gayet sıkıcı hale getirdi, hele birde battle axe deyiminin bire bir çevirip "kadın tam bir savaş baltasıydı" şeklinde kullanılması beni tamamen bunalttı. ama esasen tercüme daha güzel yapılsaymış hikayenin çok zevkli okunacağı kesinmiş.
  • korkunç çevirisi sayesinde insanı kara kule serisinden soğutabilecek kitap. "yemek yemeye gereksiniyorsun." gibi bir sürü cümle barındırıyor. ayrıca çevirmen için (bkz: nejat ebcioğlu)
  • en sevdiğim kitap serilerinden birisi olan kara kule'nin 2. kitabıdır. bir de düzgün çevirebilseler tadından doyulmaz.
  • çevirisinin ne kadar kötü olduğu kapağından belli olan kitap. şimdiki aklım olsa ingilizce okurdum. drawing of the three'deki "draw" kelimesi kart çekmek manasında kullanılmıştır ki kitabı okuyan ve iki gram ingilizcesi olan herkes bunu rahatlıkla anlayabilir. okurken gerçekten bir ara kitabı fırlatacak gibi oldum ama stephen abimizin güzel anlatımı engel oldu bana.
  • altın kitaplar - nejat ebcioğlu çevirisinden kesinlikle uzak durulması gerekendir. günlük hayatta yaşamayan saçma sapan kelimelerin yan yana getirilmesinden oluşan bir şey.

    ya orijinali ya da varsa başka çevirisi okunmalıdır.
  • çevirisi o kadar rezalettir ki üniversitelerin tercümanlık bölümlerinde çeviri eleştirisi ödevlerine konu olmuştur.

    kaynak: crudelis
  • dark tower serisinin 2. kitabı.

    --- spoiler ---

    kitap çok büyük bir sürprizle başlıyor ve roland sağ elinin 3 parmağını daha ilk sayfalarda kaybediyor. bir önceki kitapta siyahlı adamın bahsettiği çekme gücünü kazanıyor roland. eddie dean'le ilk kez karşılaştığı uçak sahnesi, beraber çatıştıkları sahne ve roland'ın kolaya verdiği tepki kitabın en güzel bölümleriydi.

    --- spoiler ---
  • berbat çevirisi için çevirmene zerre kızmadığım, aksine o çevirinin yayınlanmasında sakınca görmeyen yayın evine kin beslediğim kitaptır.

    kim bilir çevirmen dayı bunu niye böyle çevirdi, belki borç alacak meselesi vardı bu işi parasız yaptı, böyle savurma iş çıktı ortaya. ya da adam hikayeyi beyenmedi zorlaya zorlaya bu kadar oldu. ya da yayın evi çok zorladı 2-3 günde işi bitirmesi gerekti (o kadar olmasa da çok kısa süre gerekti mesala).

    öyle ya da bir sebepten bu çeviri ortaya çıktı.

    iyi de yayın evi hiç mi okumadı bu çeviriyi, hiç mi gözden geçirtmedi, neresini beyendi de o yayımlanmasında sakınca görmedi anlamak mümkün değil.

    ya da bu nasıl olsa stephen king romanı sayfanın içine sıçsak yine satar yine satar mantığıyla verdiler piyasaya.

    hala duruyor kitaplığımda bu kitap, hala bitirmedim, gittim ingilizce versiyonunu buldum okdumu, sonra yine türkçe çevirilerden gittim (bok var gibi set halinde aldıydım).

    hayır o kadar kinlenmişim ki, ingilizcesini bile okurken sinirim bozuluyordu türkçesine.

    valla bak, çevirmene kızmaya gerek yok, esas yayınevinin işgüzarlığı sonucu berbat çevirisi kitapçılarda bulunmaktadır.

    tabi seri olarak baktığınızda güzel hikayedir, okuyunuz efenim.