şükela:  tümü | bugün
  • gece gece bu oyun yüzünden gözlerim dolu dolu yazıyorum şu entryi. bu gece zaten gereksiz bi duygu yüklenmesi vardı üzerimde. gireyim acık görev filan yaparım da kafam dağılır diye oynamaya başladım.
    bir görevde elemanı zindanlardan kurtarıyordum. neyse adamı kurtardıktan sonra baktım diğer mahkumlarda var aynı zindanda. kurtardığım yerde ebesinin dağında bi kalenin içinde olduğu için onları da kurtarayım dedim. şimdi kalede herkesi öldürdüm bunlara yemek su veren olmaz diye düşündüm. neyse tek tek açtım kilitleri çıktılar hepsi dağıldılar. arkamı döndüm 1 tane üstü başı pasaklı ama efendi birine benzeyen nord gördüm. çantama aldığım gereksiz kıyafetleri yere atmıştım. arkamda adam birden önüme atladı 'kardeşim özür dilerim bunları attın lazım değilse alabilir miyim? üstüm başım perişan' tarzında birşeyler söyledi ekranda seçeneklerde 'dokunma lan onlar benim' ve 'tabi alabilirsin kardeşim. ne demek' tarzı 2 seçenek vardı. alabileceğini söyledikten sonra sanki böyle gözlerinin içi parladı. hemen eğildi bütün attığım ezik kıyafetleri topladı giydi üstüne mutlu oldu. ben direk saveleyip çıktım oyundan. bu fakirliğin gözü kör olsun lan.
    çok yalnızım ve duygusalım gece gece.
  • dün gecenin bir saati canımı çok pis sıkmış oyundur.

    anlatayım; oyunun başlarında companions guilde katıldım ve aela isimli hatunla tanıştım. seksilik ve güzellik bakımından tüm skyrim'de ilk 5'e rahat girer. bir de markath'ta hemen şehrin girişinde dolaşan iri memeli bir sarışın var o da çok iyi. neyse konuyu dağıtmayalım ben bu aela'ya abayı yakmıştım. daha sonra maceralarımdan birinde riften'a yolum düştü. bir de ne göreyim riften'daki mara tapınağında evlenmek mümkünmüş. hemen amulet of mara'mı alıp, whiterun yollarına düştüm. gittim aela'ya teklif ettim. onun da bende gönlü varmış. evlenmeye karar verdik. gittim mara tapınağı'nı ayarladım evlilik töreni için. ertesi gün güzel aela'yla evlenecektik.

    nikah günümüz gelmişti. heyecanla mara tapınağına gittim. ve ne göreyim dersiniz. düğünümüze gelen toplam 3 kişi vardı. amına kodumun skyrim'inde yardım etmediğim adam kalmadı. o kadar guilde katıldık. jarl'larla gece uykularından kaldırıp bir şey diyecek kadar samimi olduk. esnafla alışverişlerimiz oldu. herkesin derdini kederini dinledik. topu topu 3 kişi mi gelir lan insanın nikahına. amına koyuyum böyle işin.
  • allah kahretsin bu oyunu ! adamla evlendim lan adam başımla. solitude'da yaşlı başlı bi amcanın verdiği görevi yapıp geri döndüm adama. uykum vardı biraz, e ye basıp geçtim konuşmaları. farkında olmadan bi görev daha almışım. temple evlilik falan diyodu görevde de. adam beni çok sevdi kızıyla evlendiricek heralde diye düşündüm. mutlu mesut izdivacımın gerçekleşeceği tapınağa gittim. baktım amca sunağın yanında bekliyor kız mız yok ortada. sürpriz olacak heralde, şimdi gelecek kız dedim, halen iyimserim. priest'in konuşmasını bitirip evlenmeyi kabul ediyo musunuz şeklinde yönelttiği soruya mehape bıyıklı amca "ediyorum" diye cevap verince neye uğradığımı şaşırdım, kanım çekildi..

    şuan whiterun'daki evimde bana yemek yapan, yolumu gözleyen döşü gıllı bir yiğit var.

    ardını dövdüren dragonborn olmaz olsun..
  • internetteki kaynaklardan çevirim ve kendi birkaç eklememle şu ipuçlarını sizlerle paylaşmak isterim:

    - oyunda sprint (koşma) var. [alt]
    - t’ye basıp beklerseniz mana, health, stamina doluyor.
    - ekran görüntüsü alırken oyun arabirimini kapatmak için konsola tm yazın.
    - e’ye (use) basılı tutarak eşyaların yerini değiştirebilirsiniz.
    - silahları, büyüleri “favorite” ederek, favorite menüsünde 1’den 8’e numara verebilirsiniz.
    - companion’unuza torch (fener) verirseniz kullanabiliyor. silah veya zırh verirseniz kendi üzerindekinden iyiyse giyebiliyor. eğer yerden spell tome (büyü kitabı) veya scroll aldırırsanız kullanıyor. sizinkinin yanına bir de kendisi atronach çıkarıyor.
    - koşarken staminanınızın tamamen bitmesine izin vermeyin, yüzde 3-5’te bırakmaya çalışın. zira tamamen bitirirseniz yeniden dolmaya başlamadan önce 2-3 saniye duruyor.
    - suda atla ilerlerken attan inip tekrar binerseniz normal hızda ilerlemeye devam edersiniz.
    - ejderha üzerinizde sürekli uçuyor ve aşağı inmeyi reddediyorsa daha açık bir alana gitmeniz lazım.
    - daha önce gitmediğiniz (keşfetmediğiniz) bir şehre gitmek istiyorsanız stable’ların etrafında sizi götürebilecek araçlar var.
    - bazı masalarda skyrim haritası ve üzerinde küçük bayrakçıklar görürsünüz. eğer e’ye basarsanız onları haritanıza işleyebilirsiniz.
    - atlar neredeyse 90 derecelik açıya sahip yerlere tırmanabiliyor.
    - companion’larınızın ev anahtarlarını alıp evlerine girebilirsiniz.
    - şimdiye kadar görmüşsünüzdür muhtemelen ama hatırlatayım yine de: tüccarların kafalarına sepet veya kazan koyarak (görüş alanları kapanıyor) istediğinizi çalabilirsiniz.
    - reanimate büyüsüyle ejderha dışında herkesi canlandırabilirsiniz.
    - iron dagger ve leather bracer yaparak hızlıca smithingi arttırabilir, üzerine enchant basarak enchanting kasabilirsiniz. üstüne bunları satarak speech’i de geliştirebilirsiniz.
    - stamina’ya puan vererek taşıma kapasitenizi arttırabilirsiniz.
    - uyuyarak rested xp bonusu kazanırsınız. kendi evinizde uyursanız well rested xp kazanırsınız.
    - amulet of mara (riften’den alınıyor) sayesinde evlenebilirsiniz. (evlenebileceğiniz kişiler listesi: http://www.uesp.net/wiki/skyrim:marriage )
    - over encumbered (taşıma kapasitesi üzerindeyken) iken atla fast travel yapabilirsiniz.
    - yeni dragon shout öğrenmek için grey beardlara gidip yan quest alabilirsiniz.
    - mage oynuyorsanız college of winterhold’a gidin.
    - companion’unuza manuel olarak eşyayı yerden aldırırsanız sonsuz eşya taşıyabiliyor.
    - thieves guild’e girerseniz riften şehrinde grekla adında bir tüccar çıkıyor ve neredeyse her eşyanızı satın alıyor ve parası da fazla olduğu için hemen tükenmiyor.
    - tüccarlar size bakarken eşyayı çalamıyorsanız, e’ye basılı tutun ve eşyayı başka odaya götürün, orada çalın.
    - trainer’a verdiğiniz parayı pickpocket ile geri alabilirsiniz.
    - trainer’ı companion olarak alırsanız hem kendinizi eğittirir hem de sonrasında verdiğiniz parayı geri alabilirsiniz.
    - büyü kullanan npc’lerin de manaları bitiyor. saklanarak onların büyü kullanmasını bekleyip veya karşı tarafın manasını bitiren büyü/poison vs kullanabilirsiniz.
    - üzerinde ward olan mage’e fireball atarsanız boşa gider ama ayağına yakın bir yere atarsanız full damage verebilirsiniz.
    - büyücüyü ilk öldürürseniz summon edilmiş yaratık veya reanimate edilmiş zombisi de ölür.
    - yanlışlıkla guard’lara mı saldırdınız? silahınızı kınına sokarak (büyü için de geçerli) durmalarına ve diğer seçeneklerin açılmasına sebep olursunuz (para ödeme veya hapis).
    - hapisten çıktıktan sonra yattığınız yere geri dönüp hapishane chest’lerine bakarsanız eşyalarınızı bulabilirsiniz.
    - kılıç, baltadan; balta da çekiçten daha hızlı.
    - dilencilere para verirseniz speech’iniz 10 artar. (kısa süreyle)
    - kilit açarken, pick yanlış yerdeyse doğru yöne doğru hafif bir dönme yapıyor.
    - dragon claw’ların (iron, bronze, golden vs vs) arkalarında bulmacanın çözümünü görebilirsiniz.
    - meslek özelliklerini arttıran giysi giyerek, potion içerek, yetenek ağacında perk vererek ve bunların hepsini birbirini destekleyecek şekilde kombine ederseniz inanılmaz özelliklere sahip silahlar craft etmek mümkün.
    - ingredient’ı yediğiniz zaman ilk özelliğini öğrenirsiniz. geri kalanlar için kullanmanız gerekiyor.
    - çift pickaxe kullanırsanız daha hızlı maden toplarsınız, fakat çok ağır olduğu için iki tane taşımanızı tavsiye etmem.
    - üzerinde büyü olan silahları disenchant yapıp enchanting skilini arttırabilirsiniz.

    (bkz: copy paste değil alın teri)
  • skyrim anilari bolum 2:

    --- spoiler ---

    yaw simdi su mjoll the lioness denilen kariyi ilk gordugumden beri seviyom ben. boyle boylu poslu, sari sacli, yuzunde makyaji bile var, hani alistigim bildigim bi makyaj degil ama baktikca sevdim, yakisiyo mjoll'uma. ilk riften'e geldigimde zaten sehrin hirsiz, arsiz, namussuz tayfasi arasinda bir adalet ve idealizm feneri gibi parlamasiyla dikkatimi cekmisti kalbimin gunesi.

    o ara zaten 31 cekmekten one handed skill'im olmus 98, karar verdim, dedim ben suna bi halleneyim.

    ulan nasil muhabbet acicaz diye uzaktan uzaktan keserken bi baktim bunun kuyrugundan ayrilmayan ibne kilikli bi orrospu cocugu var. tenhada kistirdim, dedim uzak dur, keserim gotunu, yok dedi abi dedi, yanlis anladin sen, benim mjoll yengeme bi yanlisim olmaz, bi yerde rastlastik, kanamasi vardi iyilestirdim, o da beni yanina aldi sagolsun, iste ayak islerini falan hallediyorum, valla bi olayim yok dedi, ulan dedim ne kanamasi ne iyilestirmesi lan yengenin aybasinda tampon mu tatbik ettin lan diye kilici dayadim bogazina, abi valla yok oyle degil hem zaten kucukken beni dev sikti ondan beri zaten kadinlara ilgi duymuyorum ben dedi. inanmadim da inanmis gibi yaptim, delikanli dedim adin ne senin, dedi aerin abi, dedim aerincim sen iyi bi cocuga benziyosun, biz senle iyi anlasicaz, bi yandan da kilici salliyorum burnun dibinde hafif hafif, dedim de bakayim bana nasil yanasicaz buna, ne sever, ne ister diye. abi dedi bunun bi kilici vardi, kaybetti, onunla ilgili bi konus istersen. eyvallah aerincim dedim, cebine bi 50 septim sikistirdim dedim al sunu bu gece kariya git benden olsun, abi bu paraya ben anca kertenkele sikerim abiligini goster bi 50 septim daha at da sikimiz elf gorsun dedi, ulen dedim demin ibneyim ben diyodun simdi sikmeye kari begendiremiyoz sana siktir git gotunu keserim senin diye bastim ensesine tokadi kovaladim yavsagi.

    ertesi gun kestim mjoll'un yolunu pazar yerinde, dedim kiz baksana bi bisey dicem sana. ordan iste mevzu kilica geldi, dedi bu ben dagda bayirda gezerdim cok, o ara bi yerlere girdim karanlik maranlik kacarken kilicimi dusurdum dedi. icten ice dusundum ne isin var kizim senin dagda bayirda, ayi siker, dev eller, basina is gelir amina koyim, yollu musun nesin diye ama ona bisey demedim tabi. tarif ettigi yer de dwemer ruin, falmer mekani, adamlar kor, tuttuklarini sikiyorlar, ben kendim biliyorum gotu kac defa son anda kurtardim. herifler gotun kokusunu mu aliyo nabiyo, 200 metre oteden fiti fiti geliyolar o kor halleriyle. lan dedim hadi neyse kiza bisey olmamistir heralde. mjoll'a dedim sen kafani rahat tut, ben getiricem sana kilicini.

    gittim aldim geldim verdim kilici, dedim bak, bi daha boyle bisey lazim olursa, basin sikisirsa oyle kendi basina daga bayira cikma, bana haber ver, ben hallederim, kendine basina ortalikta dolanip beni delirtme, ejderi var banditi var, katil etme beni dedim. uff snne be slk .s .s dedi, dondu gitti, la havle dedim, eve gittim uyku tutmadi, yatakta bi o yana don bi bu yana yuvarlan, dedim sikerler gecenin ucunde vurdum kendimi sehrin meydanina bi fus ro dah cektim karsiki daglari yiktim, seviyorum ulan anlasana diye bagirdim, cevredeki pazar tezgahlarini falan indirdim, icim acildi biraz.

    o ara saat olmus 5, sabah ezani okundu. dedim olm ben senin kafani sikeyim, bu saate kadar zibidilik edip duruyon, bari sabahi kil da bi sike yaramis olsun su saatte ayakta olman. riften'in ortasindan bi su akar boyle civi gibi soguk, dupduru bakinca dibini gorursun, orda abdestlendim yollandim tapinaga. girince ordaki imam geldi, boyle cubbeli mubbeli, dedi hosgeldin mubarek, sabahi mi kilacaksin, gel seninle biraz sohbet edelim cemaat toplanana kadar dedi. elinde de bi tane kolye var ibi$in. gosterdi kolyeyi dedi tapinagin yararina bizim kurstaki sabilerin yaptigi su guzel kolyeyi almaz misin dedi, sonra yaklasip kisik sesle karilar cok sever bu kolyeyi ha diyip cubbenin basligi altindan sinsi gibi anlarsin sen goz kirpislari yapmaya basladi. yaw dedim icimden ben senin iman tahtani sikeyim imam kere diye ama hadi hem tapinaga yararimiz dokunsun, hem de sevap olur diye aldim kolyeyi taktim, ibadetimi yaptim blessingimi aldim yollandim eve.

    benim evde de bi kiz var, adi iona, guzelcene bi nord kizi, kucukken anasini babasini troll yutmus. jarl verdi arada ufak tefek isini halleder dedi, o zamana kadar aramizda bi abi kardes iliskisi var, bacim gozuyle bakiyorum, bana saygida da kusur etmiyo, oyle yasayip gidiyoz. ara sira butun gun evde kapali cani sikilmistir diyip bi magaraya falan goturuyorum, az kilic salliyo ona da degisiklik oluyo bana da yol arkadasi iste. eve geldim, onceki gunun maceralarinin yorgunlugu, mjoll'un terslemesi, uykusuz gecen gece, acik bekleyen questlerin derdi, bi yandan beastblood falan kafam tasak gibi olmus, kolyeyi molyeyi unutmusum ben. iceri girince ulan benim bacim dedigim hatun boyle bi goz suzuyo, bunca zaman bana abi demis, simdi adimla hitap ediyo, canim cicim cekiyo, yorgunsundur gel beraber biraz uzanalim falan, dedim host nooluyo. caktim tokadi dedim kendine gel. bu bi bozuldu falan ama ses etmedi, gittim yattim, ertesi gun normal yasamimiza geri donduk.

    ben oglen gibi kalktim dedim bi cikayim belki pazarda mazarda mjoll'e rastlarim, hem de benim su armor'u balumind emminin ocaginda bi iki atese tutup cekicleyeyim, kilic balta yemekten yamulduydu zaar. baktim bu aerin ibisi yine benim hatunun pesinde, mjoll de beni gordu uzaktan buna bi yanasti boyle isveli isveli kahkaha atiyo, boyle bi sariliyo falan bi yandan da beni kesiyo sillik. kan sicradi benim beynime dur dedim rahat dur, sehirde hayvanligin luzumu yok, vurdum kendimi yabana onume geleni kestim dogradim 3-4 gun. ne ejderi kaldi, ne necromanceri. sinirim yatisinca geri dondum, tepisirken de biraz yaralanmistim, iyilestirmedim kendimi, facali gireyim sehre diye, mjoll gordu beni uzaktan kostu geldi, ay nooldu yaralanmissin falan. baktim bunun gozleri koca koca acilmis, agladi aglicak, vay lan dedim harbi endiseleniyo benim icin. bozmadim kendimi dedim yuru git, 3 gunde 60 lesim var, birinin kilici yanima degdi onemli degil buyutme diye. o ara bunun gozleri benim kolyeye takildi, noolduysa o ara bi gaza geldi bu, dedi noolur dikkat et ben sensiz yapamam sana bisey olursa keserim bileklerimi. ulan gotum atti, icten ice deliriyorum, bagirasim var da sehir icinde bagirinca guard geliyo posta koyuyo, hani keserim ibneyi sorun degil ama mjoll bozuluyo olur olmadik birilerini kesince. neyse dedim o zaman gel senle bi imami gorelim, gittik konustuk ertesi gune yildirim nikahi ayarladik, evlendik.

    dugun de dugun oldu he, boyle skyrim'in dort bi yaninda jarllar falan geldi, her yerin thane'i olmusuz, katildilar sagolsunlar. mjoll bunlarin geldigini gorunce etkilendi falan, anladi onemi biri oldugumu. o zamana kadar caktirmamistim, beni ben gibi gorsun istiyodum. neyse, dugunde mageler fireballar atti, bardlar sarkilar soyledi, warriorlar amina koduklarim agizlariyla icmiyolar kavga mavga cikardilar, brawl'in ortasina atladim kirdim agizlarini yatistilar. en keyifli gunumuz tabi, icimden geldigi gibi bagiriyorum yok fire breath, yok frost breath bi ara ayarim kacti storm call caktim, hayvanin teki yagmurdan kacarken dugun pastasina daldi amina kodumun mamutu. farkas okuzu kolbasti oynarken insanliktan cikti beast form oldu, konuklari yatistiracam diye yaptigim calm buyusunun bini bir para. sonra ben bi ara armoru belime takmis companionlarla omuz omuza kara basma fus ro dah diye halay cekiyodum, gerisini hatirlamiyorum.

    ayilinca baktim bu aerin ibnesi hala cevrede dolaniyo. dedim senin suyun isindi, tam kilici cekiyorum, hanim dedi biz nerde yasicaz, gel benim evde yasayalim. ulan dusundum ic guveysi mi olalim bu saatten sonra, memleketin her sehrinde saray yavrusu gibi evlerim var dayali doseli. bisey demedim, dedim gel bi gorelim evini, gittik baktik, bi goz, yikik dokuk, ahirdan az hallice bisey, icine shadowmere'i baglasan durmaz. dedim mjoll'um, kalbimin isigi, collerimin golgesi, gel ben sana benim evleri bi gostereyim, begenirsen onlardan birinde kaliriz. gezdik skyrim'i bu dedi yine en iyisi riften, es dost orda, biz riften'de kalalim.

    donduk riften'e, benim riftendeki eve girdik beraber. bu benim iona'ya tokadi bastigim geceden beri eve ilk gelisim bu arada. bi girdik iona bi hevesle kalkti ama yanimdaki mjoll'u gorunce yuzu dustu hemen. gozleri falan doldu, neyse ben gormezden geldim, yeni evlenmisiz mjoll'u killandirmayalim. zaten benim bi sucum yok amk, kiz bana vurulmus kendi kendine de gel bunu mjoll'e anlat anlatabilirsen, bussuru dert olur. mjoll'un pesinden aerin girdi eve, destur dedim amina koyim, sen ne sikime geldin, baltayi cektim tam eklestirecem kafasina, mjoll yigidim sen yarin obur gun maceraya gidersin aerin bana arkadaslik eder, canim sikilmaz dedi, ben de iona ile arkadaslik et, kiz kiza oturun butun gun dedikodu yapin, bu ibi$in isi ne bu evde, godos muyum ben dedim, mjoll kiza soyle bi yandan bakti, hih dedi iceri gitti. dondum baktim iona'nin da sakaginda damar atmis, eli kilicina gidiyo, dedim rahat dur, olay istemiyorum evde. aerin'e de senin anani bilahare sikicem bakisi atip dedim ben maceraya cikiyorum, hade eyvallah.

    geldim iki gun sonra baktim mjoll yemek yapiyo, cektim iona'yi kenara dedim mjoll'e is yaptirmayacaksin, yemektir temizliktir mjoll'den once nasilsa mjoll'den sonra da oyle olacak, bu evin hanimi o, bana nasil davraniyosan ona da oyle davranacaksin dedim, kizin tepesi bi atti basladi bi yandan aglamaya bi yandan bagirmaya, uyurken keserim ikinizi de once riften'i sonra skyrim'i yakarim delirtme beni falan, o ara mjoll geldi dedi kocacim sen meraklanma, hep ben yapicam sana yemekleri, bu sirfintinin bulasik suyu gibi corbalarini icirmem ben sana. dedim kadin, atese korukle gelme amk, baksana kriz var burda. mjoll gelince aerin de geldi, zaten canim burnumda ibneyi gorunce benim sigorta atti cikardim cekici, mjoll yine davrandi, dedi ben aerin'i yollayayim sen bu silligi yolla diye, iona'yla onca zamanlik gecmisimiz var, kizcagizin anasi gitmis babasi gocmus, kapinin onune koysam nere gider naapar bilemedim, dedim peki amk, peki aerin de kalsin, biz de godos olalim, arkamizdan da godoshkiin diye tasak gecsin soysuzlar, peki. senin askindan hep bunlar mjoll, ne serefimiz kaldi ne haysiyetimiz.

    gel zaman git zaman mjoll eve benim de katkim olsun dedi, yemek yaptigi falan yetmiyodu, bi de dukkan acti, iyi kotu evin rizkini cikariyo, kenara da uc bes biseyler atiyo. iona'yla aralari hala soguk ama iste ayni odada fazla bulunmadan takiliyolar. arada bi yine iona'yi maceraya goturuyorum, morali duzeliyo. zaten godoslugu kabullenmisiz, serefimizi bi kenara atmisiz, dugun borclarini odeyelim, evi de gecindirelim diye karanlik islere bulastik katil loncasinin agasi olduk, hirsiz loncasinda reyizlige yukseldik te bunlar mjoll'e ters, gizleyecem diye gotum cikiyo.

    bu aerin ibnesineyse hala cok killaniyorum, evi birakip gidiyoruz, iki hatunla birlikte orji mi yapiyodur napiyodur koca evde yapayalniz hep icim icim yiyo yabandayken. bi de kafamda bi migfer var, boyle boynuzlu falan suda muda yanismami gorunce kafama takiliyo cok feci. aerin'i kesicem sanirim.

    --- spoiler ---
  • bir haftadır ömrümü yemiş olan oyun.

    lvl 12'ye kadar tek bir spell ile çiçek , böcek toplayarak "aaa ne güzel lan" diye diye mal mal dolaşan ben , bir giant tarafından tek vuruşta göğe yükseltilip , rabbime kavuşturulunca işi , gücü bıraktım kendimi büyüye adadım. lvl 15'de bütün spelleri öğrenip arch-mage oldum.girmediğim tarikat , örgüt , ordu kalmadı.legion ,companion ,thives guild, bards , vs derken hiç birine yetişemiyorum.bir görevi tamamlıyorum , üç tane daha açılıyor.

    rastgele denk gelinen olaylar, gece yattığın yerde kalkamayıp bambaşka bir şehirde uyanmalar filan elder scrolls serisine uzak benim gibi birisine kokain etkisi yarattı.oyunu kapatamıyorum , sanki kapatsam bir daha açılmayacakmış gibi , bilgisayardan ağlama sesleri geliyor , yalvarıyor " abi kapat beni" diye.

    düşük levelliyken iki şehir arası beni kovalayan ayıların arch-mage olunca mağaralarından çıkmaması da dikkatimden kaçmadı.amın oğulları sizi.

    bir de bu oyun dead space'ten sonra en fazla yerimden zıpladığım oldu.saçma sapan zamanlarda çıkan ayılar,kaplanlar filan bırakacam sonunda palamudu sandalyeye o olacak.

    bunca sene elder scrolls diyenler ile daşşak geçtiğim için özür diliyor bethesda'nın önünde saygıyla eğiliyorum.
  • ne kadar düz adam olduğumu suratıma tokat gibi çarpmıştır.

    ulan okuyorum millet çeşitli class'larda thief, mage, vampir takılıyor. alchemy labların, enchantmentların kralı olmuş, değişik perkler kasıyor. gündüzleri uyuyup, geceleri farklı taktiklerle törer estiriyor.

    ben, elimde bir two-handed balta, hayvan heavy armor zırh ortamlarda sekiyorum. perkleri heavy armor, two-handed ve smithing dışında başka bir şeyde kullanmadım.

    kullansam ölürüm sanki *mına koyyim, oyunda düz adamlık skilli olsa anında 100 olurdu bende.
  • şöyle de bir oyundur:

    b-ben, h-hanım diyelim. setting ise evde mutfakta yemek hazırlanıyor.

    b : ya kutay evlenmiş ya.
    h: hangi kutay bizim kutay mı.
    b: eet.
    h: aaa hiç de evlenicek gibi durmuyodu. ne zaman evlenmiş.
    b: dün akşam.
    h: nasıl olmuş hiç haberimiz olmadı.
    b: ya whiterun yakınlarında ejderha kesince, ona bi kadın vermişler onla evlenmiş. samimiyetine inandım diyo.
    h: nasıl ne ejderhası? manyak mısınız. oyunda di mi o.
    b: ne oyunu?
  • 4 yıldır yeni bilgisayar alırsam bunu ultra high'da oynayacağım lan dibine kadar diye yeminler ettiren ve iki haftadır full mod'lu*** oynadığım oyundur. 4 yıl boyunca low settings'de toplamda üç farklı karakterle*** ilerleyip oyun kasmasın diye büyüden uzak duran ben şu anda bir merlin edasıyla ilerlemekteyim efendim. hele ki o at hırsızının ölümünü görememek çok koyuyordu, okçuluk felan resmen aura whisper kullanarak kırmızılara ateş etmekten ibaretdi.

    şimdi, önden scroll of frost storm basıp, lightning cloak + foxskin + stonecloak giyip, bir elde frost rune öbür elde sparks dolanıyorum. 110 fps'den aşağı düşmeden efekleri izlemek gibisi yokmuş resmen. hele ki frost büyülerinin duvarlarda buz çıkıntıları olarak kalmasını görmek tarif edilemez. 4 yıl boyunca resmen 80'lerin zarla oynanan rpg'leri gibi hayalimde oynuyormuşum oyunu.

    edit; yıllarını benim gibi harcamış halen devam eden bir ton oyuncu varmış. tüm mesaj atan low settings de oynayıp da imkansızlıktan pc değiştiremeyen arkadaşlara selam olsun. bethesda duy lan bizi insafsız, onlarca insan telef oldu 4 senedir. ankara içi benim yeni pc'yi gezdirelim lan elden ele, feda olsun size.

    debe edit; havalar soğuk kapinizin onune giymediklerinizi bi poşete koyup asin. muthaç olan insanları rencide etmeden yardımcı olun.
  • daha en başındaki at arabasının arkasından bir türlü kaçamayıp, her sefer idam noktasına geldiğim oyun. celladın önüne geldiğim son sahnede boynumun vuruluşunu, moral bozucu olduğu için izlemeyip oyunu baştan başlatıyorum her sefer. bir bilen eden varsa anlatsın idam sahnesine gelmeden o arabadan nasıl kurtulacağımı.