şükela:  tümü | bugün
  • konunun uzmani jasmin lee cori 'nin yeni kitabiymis. tam adi var'olan annenin yok'luğu" , "verilmeyen sevginin telafisi" alt başlığı. kocaman kadin/erkek olmus ama hâlâ annesiz hayatınızı sorguluyor olabilirsiniz. bu kitapla yaramızın altındaki zehirle karşılaştığımızda yüzümüze vuran bastırılmış öfkemize selam verecekmisiz... lee cori, sevgisiz ve duygusuz annelik görenlere tavsiyeler verirken en çok günlük tutup acılarını yazmalarını öneriyormus. öfkeyi kontrol etme, içindeki çocuğu kendi büyütmek, onunla konuşmak, sorgulamak ve tüm bunları bir deftere yazmak gibi.
    bunlarin cogunu yapmisim tum okul hayatim boyunca. ve gecen ay bir baktim ki acip acip okuyorum gunluklerimi daha da bir gicik oluyorum anneme ve cocuk halime daha bir acıyorum. yirttim attim. rahatladim. en iyisi yazip yazip yirtip atmak bence.. aslinda bu konunun uzmani yazar olan mary poppins ama du bakalim yazarim bir gun sevgisiz ve sefkatsiz buyumenin avantajlarini ve dezavantajlarini. ama sunu ezelden beri biliyordum. annesi hayatta iken sefkat almamis birisinin imtihanı annesi vefat etmis ama sevgi ve sefkat almis birinden cok cok farklidir. bunu anlamak lazim bence..
  • (bkz: ay burcu kova)
  • varolan annenin yokluğu türkçe ismiyle yayınlanmıştır ülkemizde.bu kitap yeterince iyi annelik görmemiş çocukların psikolojisi ile ilgili bilgilendirici içeriğe sahip. yani; içinizde bir boşluk hissi varsa, sevildiğinize bir türlü ikna olamıyorsanız, sizi anlayacak kimse yoksa, yakınlık kurmayı riskli buluyorsanız, insanlara güvenmekte güçlük çekiyorsanız, insan ilişkileriniz inişli çıkışlıysa, terk edilme, şiddete uğrama ya da şiddete şahit olma (psikolojik ya da fiziksel) öykünüz varsa, ebeveynlerinizden biri siz küçükken öldüyse, çocukluğunuzda ebeveynlerinizden birinin psikiyatrik bir sorunu var idiyse (alkolizm, madde kullanımı, depresyon, kişilik bozukluğu, aşırı kaygı vb) bu kitaptan faydalanabilirsiniz. tabii yalnızca yeterince iyi annelik nedir? sorusunun cevabını merak ediyorsanız da oldukça yararlı bir eser olduğunu düşünüyorum.
    merak edenler için link!
  • tesadüfen* anneler gününden birkaç gün önce okumaya başladığım kitap. annesi olduğu halde öksüz olan çocukları anlatır. anneli öksüzlük sizin için bir şey ifade ettiyse mutlaka okuyun.
  • bugün en yakın arkadaşımla sohbet ederken öğrendiğim kitap.(bkz: var’olan annenin yok’luğu) eve geldiğimde hemen kindle ma indirmek istedim. “anne oradayken bile her şeyi eksik olan, bir şekilde ayakta kalmış o annesiz çocuğa… bu kitap senin için.” seklindeki ithafı okuyunca da paylaşmak istedim. ben o çocuğu ve kendisi gibi olan mevcut ve eski dostlarını tanıyorum. bütün yaralı cocukların ve onları yetistiren yaralı annelerin bu kitapla bir derece şifa bulmasını yürekten diliyorum.

    yine bu alanda başka iyi bir yazar (bkz: evelyn bassoff) kitabı şu paragrafla anlatıyor : "(bkz: jasmin lee cori) kötü annelik görmüş olmanın etkilerini ve bunlarla nasıl baş edileceğini şefkatle ve parıltılı bir açıklıkla anlatıyor. onun bakış açısı çocuklarını sevgi dolu bir ortamda yetiştirmek isteyen yeni anneler, kalplerinde uzun süredir varlığını hissettikleri derin boşluğu doldurmak isteyen yetişkin oğul ve kızlar ve anneden kaynaklanan yaraları anlamak ve iyileştirmekle ilgilenen klinik psikologlar için paha biçilmez değerde olacaktır.”
  • var olduğunu sandığınız annenin yokluğu daha anlamlı bir isim olurdu bu kitap için. çünkü annesinin iyi bir insan olduğunu düşünen pek çok kimse çocukluğuyla ilgili anılarını neden hatırlamadığını sorgulamaz. hatırlayanlar da oradaki anne hakkında kötü bir şey hatırlamaz. bilindışına itilmiş inanılmaz gerçeklerle ancak hayatınızda yolunda gitmeyen ilişkileri sorgularken karşılaşırsınız.

    edit:"anılarımda yoksun, sen gerçekte neredeydin anne" diye başlar ve ağlatır ...
  • büyürsünüz tüm olanlara rağmen bir şey elde edersiniz. küçük te olsa bir başarı, bir ilişki ve nedense siz ne kadar kurallarına göre oynasanız da çok sevseniz ya da tam başarılı olsanız da içinizde ki güven eksikliği ile yanlışlar yapar fazla tavizler ve gereksiz fedakarlıklar ile aptal konumuna düşersiniz. bu da sizi bir bacağınıza taş bağlanmışçasına dibe çeker. her seferin de azimle çıkarsanız kuyudan. kaç yaşında olursanız olun küçük bir çocuk gibi ona verilen o büyük sıfata ayaklarının altında cennet var denen insana yönelirsiniz. belki de siz haksızsınızdır? oysa bu kaderdir. sınandığınız en önemli sınavdır.tüketen, ve nedense olduramadığınız hayatınızın mihenk taşıdır. belki belki bir kez olsun size başka annelerin dediği gibi ahh iyi ki doğurmuşum seni dese sevgiyle, sevse sizi bir kere olsun bir arzu ve hevesiniz de sen yapamazsın o zor iş, sen beceremezsin demese, bir kere buradayım işte senin yanındayım dese...

    demez. küser. o haklı, temiz kalpli ve sınırsız saf dır. etrafında ki herkes haksızdır. sadece kendi canı ne isterse onu yapar. siz ameliyatlıyken canınız bir kase muhallebi istediğinde yapmaz arkasını döner gider umru olmaz. üstünüz açık uyursunuz dizlerinizi çekip buz kesmişsiniz görür ve üzerinizi örtmez. asla gülmez. mutlu olmaz. iyi niyetlerle bir yere götürürsünüz bir şey bulur şikayet eder. gerizekalı dır. basit, vasat diziler,beceriksizlik,ne yaparsa yapsın isteksizlik içindedir.kerhen yapar.ve bu yaptığını defalarca defalarce başınıza kakar. ne örnek bir tavrı ne işe yarar bir rfikri vardır. şikayet ve etrafındakileri yargılamak en büyük zevkidir. hiç bir vakit nasılsın sorusuna siz ya da başkası sorsun iyiyim demez. sürekli hastalık veya şikayeti vardır. kalender değildir,aklı azdır.bencildir,alıngandır.suratsız ve inatçıdır.bir söz için sofrada evde huzur bırakmaz ki tüm herşeyi de siz hazırlamışsınızdır temizsinizdir iyi bir evlatsınızdır önüne herşeyi koyarsınız tam yemeğe başlayacaksınızdır o anı bekler işte o anda ister ekmeği siz çatalı alıp bir elinize ekmek parçası ve yemeği tam yutacakken. ekmeği koysanız da zaten olmayacak bir şey için limon, yemediği yemiyeceği halde bir yiyeceği getirmenizi ister. getir de demez.turşu yok muydu? diye imalı sokucucu sorar.koca çanak salata vardır,mezeler vardır vardır da vardır o birşey ister. bir anda artık dayanamayıp ya yemiyeceksin işte dersiniz küser surat asar sokaklara bakar öyle bir eleekktrrikk saçar ki ölecek gibi olursunuz o pis kirli negatifliğinden. asla şükür etmez. asla. ne yediği lokmaya ne haline. şikayetlerine karşılık bir düzeltme çabasıda yoktur.saatlerce televizyon seyredip çamaşır yıkadığını bile işten sayar otomatik makinede çamaşırı iş olarak sayan bir kadın. bana inanılmaz geliyor. bu ülkede çamaşırcılık denen bir kurum vardı. 60-70-hatta 80ler de çamaşıra yani başkalrının kirli çamaşırlarını elinde yıkamaya giden kadınlarımız vardı. sıcak su çeşmeden akmıyordu üstelik. böyle analar vardı.
    biri bulaşık makinesine bulaşık koymak için üşenen kapağı yarım açıp makineyi saçma sapan tıkaçlayan bir kadın ile evlere temizliğe giden şükür diyen bir kadın bir ana. yani bu durum maddiyatla sıkıntılarla ilgili değil bu başka ağır bir ruh hastalığı. sizden nefret ettiğini, her an size içinden söylendiğini adınız gibi bildiğiniz birisi ile yaşamaktır kötü anne.

    kimseye de söyleyememektir. utanır insan. ve bunları anlatacak olsan var hiç olmazsa sağ gibi boş düşünülmemiş,cevaplar verirler o herşeyi herşeyi bilenler. varken yok olması işte bu nedenle de ağırdır. kimi anlamayan ve insanları yargılayıp hep aşağalayan komplexliler de böyle birşeyi duyunca gider dedikodu kapanlarında şuna yakın şeyler söylerler; anneyle ne ilgisi var ya yapsaydı derler. kendi hatası oğlanın her dediğini yaptı o da onu aldattı işte. ya da eh dürüst ama işte o anda konuşamadıpatrona söyleseydi madem, patronda olsa ben konuşurum. diyen insanlar var çevreniz de oysa siz bazı şeyleri ayırdt edemiyorsunuz ilişkilerde.konuşsanız da adam sizin yaydığınız enerji ve vücutdilinizin verdiği sinyalleri algılıyor eksikliğinizi görüyor.zaten

    kişisel çıkar menfaatlerinizi 1. sıraya koyamıyorsunuz. farkında olmadan. bunu başka isimlerle değerlendiriyorsunuz ama asla bulduğunuz sevgiyi ya da kaybetmemek için olduğunu fark edemiyorsunuz. sınırları ayırt edemeyince kendinize olan nefretiniz yükseliyor. kendine saygıyı diş fırçalamak sanan bir kiişi oluyorsunuz. hayır demenin de yeri geldiğinde bir saygı olduğunun farkında olamıyorsunuz. bu bambaşka bir sınanma durumu demiştim ya.. derin bir şey ve net tek sonuç vardır bu tip bir anne ve alkolik bir baba ile hayata başlamanın; o da hayata -5 geriden başlayıp yıllar geçtikçe eksilemeye devam ediyor olmanız.

    şunu da belirtelim narsizime çok yakın davranışlar bu kötü annelerin ki ve narsistlerin tedavisi yoktur diyorlar....
    böyle bir hayat sınavın da olan burada ancak bir iki özelliğini üsten anlatığımız bu kadınlarla yaşanlara, bağımlılarla yaşayanlara sabır ve güç diliyorum kitaba gelince az evvel buldum sipariş verdim okuyunca editlerim.
  • yeni okumaya basladim. ınsan okurken kendini sadece birkac aylik bir bebek kadar savunmasiz, güçsüz, aciz, muhtaç, kırılgan, hassas hissediyor. bir bebek için ebeveynin yokluğu, terk etmesi ölüm-kalım meselesidir... hatta ebeveynin sevgisizliği...

    bir anne ve bebeğiyle yapilan donuk yüz deneyi bize cok sey anlatiyor. anne bebegine gulucukler atar ona ilgi ve sevgi gosterir; birkac dakika sonra ise basini arka tarafa cevirir, bebegine tekrar yuzunu cevirdiginde ise tepkisiz bir ifade takinir. bebek gittikce daha cok huzursuz olmaya baslar ve aglar. hay sizin deneyinize de size de dersiniz izlerken... iste bu kadar muhtacsiniz ebeveyninize... bir zamanlar ordaki bebek gibiydiniz.

    sanki tüm hatalarımı affettim bir an. yaptiğım ve yapmadığım her şeyi hoş gördüm...

    hem daha iyi bir ebeveyn olmak icin, hem de kendi yaralarinizi iyilestirmek icin okuyun.
  • "duygusal olarak açlık yaşayan başka bazı kişiler fiziksel doyumu duygusal olanın yerine koymaya çalışarak kendilerini yemeye vururlar. belki de bu asla olmadığı ve olamayacağı için doyum hiçbir zaman tam olmaz. duygusal açlığı doyurmak için ya da stresli olduğu zamanlarda yemek yediğini bilen bir kadın duygusal açlığımızın obezite hastalığımızın ardında olan asıl şey olduğunu söylemişti. kötü annelik görmüş olanların geçmişinde çoğunlukla yeme bozukluğu ve aşırı yeme gözlenir."

    "boşluk boşluğu çeker, yokluk yokluğu çeker. anne yoksa benlik de yoktur."

    sayfa 128/129
  • "yumuşak bir anne - çocuk ilişkisi gördüğünüzde bu sizi duygusal anlamda tetikler. tıkanır ve ağlayabilirsiniz ya da eleştirel ve dışlayıcı davranarak acıyı ötelemek isteyebilirsiniz. sizin sahip olamadığınız şeyi görmek sizi yaralar."

    sayfa 140