şükela:  tümü | bugün
  • gayet güzel bi albumdur nesi beğenilmemiş anlamadım.
    3. parça olan monster'ın patlayacağını düşünüyorum.
  • 2010 yılının en çok satan albümü olmuş lady gaga'nın son tweetine göre. yarasın gagama. son yılların en başarılı pop albümlerinden biri kesinlikle, içinden en az 3 tane daha hit çıkardı da daha fazla klip çekmedi nedense kendisi.
  • sınırlı sayıda olan basımının içinden bir dolu ıvır zıvır ve lady gaga'nın saçından bir parça çıkacağı belirtilen re-release albüm.saçı yağlı mağlı değildir inşallah.
  • torrentlere düşmüş albümdür... ayrıca albümden yayılan dance in the dark, bad romance ve telephone nasıl güzel bir albüm olduğunu anlamaya yetmiştir. lady gaga yine yapacağını yapmıştır, dinletip eğlendirecektir. kış öncesi bünyeye ilaç gibi gelmiştir.
  • lady gaganın açıkladığı üzere re-release yerine ikinci albüm olarak çıkacaktır
  • kendisinden sonra gelen oldukça güzel born this way adlı albüme burun kıvırmama sebep olmuş süper albüm. gaga'nın o zamanlarında poptan aldığım zevki hiçbir zaman alamadım. kaç kere izlemişimdir alejandro'yu, bad romance'i bilemiyorum.
    sonra katy devri başladı, biz de gaga'dan bir daha bu albümdeki kadar iyi bir sound duyamadık. özlüyoruz.
  • sansürlü albüm. nasıl olur ya?! neden gaga? nedeeen?!
  • ne yazık ki "mükemmel ilk albümden sonra çıkan ikinci albüm" hayal kırıklığını taşıyor benim için. gerçi kendisi bunu pek albüm olarak nitelendirmiyor sanırım, fame'in updatei olarak lanse ediliyor daha çok, ama olsun: 8 tane yeni şarkı var ve bu bir albüm sayılmak için yeter sayı. şarkılar ne poker face ne de lovegame gibi ilk dinleyişte çarpmıyor insanı. bad romance'i ilk duyguğumda radyoda tiksinmiştim, sonra bütün bir sabah dinlememin sonunda alıştım. alejandro'nun tarzını sevdim, ama şarkının sözlerini yazarken de belirttiğim gibi pek bi anlamsız. telephone güzel bi şarkı, sanırım yeni alışkanlığım o olacak, ama kaçıncı dinlemede bilmiyorum. beyonce de pek gereksiz geldi bana. speechless görece slow bi şarkı. brown eyes vakasından sonra bi kez daha anlamış olduk ki: gaga bu tarza yönel-me-me-li.. ayrıca iki şarkı acayip benziyo, speechless biraz daha hızlı o ka. ilkindeki everything'lerin yerini speechless almış bu sefer, binlerce tekrarla. bu ka şimdilik..

    çokça dinledikten sonra: demişim ki: "beyonce de pek gereksiz geldi bana.." pek bi halt yemişim. beyonce'nin kelimeleri döver gibi söyleyişi, sertliği, vurgusu, tonlaması her bişii acayip güzel. sadece bu şarkıda diil hatta, kendininkilerde de. beyonce'ye övgü editi oldu biraz, olsun hak ediyor.

    speechless'a gelirsek yine, yeniden: çıktığı her şovda bunu ve bad romance'i icra ediyor kendisi, anlam veremiyorum bi türlü..

    sonra bi de monsterla, teeth güzeller gerçekten :)
    hatta ilk üçüm:
    telephone
    teeth
    monster şeklinde..
  • albümdeki şarkıları youtube'dan dinledim bugün..

    bad romance: güzel..
    alejandro: o kadar da ii diil sanki yaw..
    monster: ı-ıh..
    speechless: yani..
    dance in the dark: şarkının "marilyn.. diye başlayıp, find your jesus, find your cupid.."le biten bölümü olağanüstü de, genel olarak "idare eder.." bi çizgide..
    telephone: gaga'nın şimdiye kadar yaptığı en ii şarkı, demiştik.. ve hala arkasındayım..
    so happy i could die: sevdim bunu..
    teeth: bu da -kısmen, hoş..

    bence çok aceleye gelmiş bi albüm olmuş: tema da çok dağınık üstelik: speechless'le teeth'i arka arkaya dinlediğinizde "ohaa, bu iki şarkı aynı albümde mi??" diye düşünebilirsiniz-
    ki, ben düşündüm yani..

    öyle yani.. sadece telephone'u ihtiva etmesiyle bile gönlümde ayrı bi yeri olacak ve fakat, yine de çok daha ii olabilirdi bence..
  • efsane bir albümdür...