şükela:  tümü | bugün
  • gerçekten çok beğendiğim film. ayda bir iki kez film izlerim, remake olduğunu, aslında orjinal olmadığını da buradan öğrendim.

    sürükleyici ve şaşırtıcıydı, sonu buruk bitti.

    böyle gizemli film önerilerine açığım.
  • kitabi birkac sene beklemisti kitaplikta, bir turlu baslayamamistim ama baslayinca bir cumartesi ve pazarimi aldi bitirmek. bu kadar akan cok nadir kitap var.
  • ısvec gibi medeniyetin besigi ulkelerden birinin birbirine zit iki kutbundaki curumusluk ve igrenclik temali film.

    en begendigim sahnesi de eski nazi olan vagner ailesi uyesinin mikhel ile diyalogudur.
    --- spoiler ---

    - onlar gibi gecmisi ikea mobilyalarinin altinda mi saklayayim? ben iclerindeki en durust adamim?

    - ailenin icindeki mi?

    - isvec'in icindeki
    --- spoiler ---

    bati medeniyetinin diger yuzunu bu kadar iyi yansitabilen cok az film vardir.

    kendisi, daniel craig'in bond olduktan sonra rol aldigi son adam akilli filmdir ayrica.
  • muazzam film. izleyin izleyin izleyin ve sonra benim gibi "ikincisi üçüncüsü yok muuu" diye divane olun. fincher etkisi diyorum ben. başroller süperdi. aradaki elektrik filmden çıktı kalbime saplandı.

    ikincisi üçüncüsü beşincisi yok mu..

    not: bu gibi film önerisi olan yeşillendirsin nolur.. nolur?
  • çok da yere göğe sığdıramayacağım bir film olduğunu söyleyemem. david fincher filan tamam da, spoilere koyacağım hedelerden dolayı yamalı bohça gibi algıladım filmi ben. kurgu oscar ı almış olmasına rağmen.

    --- spoiler ---

    tecavüzcü sosyal hizmetler uzmanı hikayesi havada kaldı. 4 parça gördük. taciz-tecavüz-intikam-? (o soru işaretli sahnenin amacını tam anlamadım. tamam adam asansörde titredi, korktu filan da, eee?)

    aile ağacı çok karışıktı. kim hangisiydi elde kağıt kalem olmadan, filmi durdurup not almadan anlayamıyorsun.

    filmin başında henrik'in söylediği "aileme ait tüm pislikler..." ifadesi, sonla beraber düşününce anlamsız kaldı. madem tüm o ensest-tecavüz-cinayet döngüsünü bilmiyordu, neden öyle bi ifade kullandı?

    ve son 20 dakkaya, resmen bi film daha sığdırmış fincher. daha doğrusu tıkıştırmaya çalışmış. çok çakma bi gayret. beğenmedim.
    hikayede o diğer bankalara aktarılan 2 milyar eeuro ne oluyo? onu da anlamadım. lisbeth mi aldı o parayı? alıp naapmayı planlıyor filan. cidden anlamadım.

    filmin en güzel yeri lisbeth idi şüphesiz. mikemmel bi portre çıkarmış hatun.
    007 abiyi de zayıf buldum. olmamış. otur sıfır.

    o honda cl 350 yi alayım mümkünse ben hemen.

    --- spoiler ---
  • ......... tecavüzcü bir seri katilden çok, seri rehinciyim ben. yani diyebilirim ki ölüm, suçumu gizlemenin doğal sonucu.
  • devaminin cekilmemesine en uyuz oldugum serilerden birine ait film.

    ve dedikten 2 gun sonra sequel haberi gelir
    http://variety.com/…h-the-dragon-tattoo-1202560220/
  • vay anasını sikiyim. açtım filmi izliyorum. lan diyorum bunu david fincher çekemez. david fincher ananı sikeyim senin nefret ettim senden bu nasıl çekim, soğudum senden diye diye izledim.

    ama bazen dayanamayıp çıkıyorum filmden giriyorum imdb’ye bakıyorum david fincher, daniel craig ikilisini görüyorum diyorum ki daniel oynuyor bu işte.

    meğer dünyada ilk kez görülen bir şey benim başıma gelmiş.

    bu filmin bir 2009 bir de 2011 versiyonu varmış. ikisinde de daniel craig oynuyormuş.

    amına koyim daha da film izlemem artık böyle saçmalık mı olur lan? beyinsiz misiniz aynı filmi iki sene arayla aynı oyuncuyla çekiyorsunuz. yapacağınız işi sikeyim.

    david fincher senden de özür dilerim. senin gibi bir yönetmenin böyle saçma sapan film yönetemeyeceğini biliyordum.

    edit: daniel değilmiş. nasıl da benziyorlar ama insanlar filmleri karıştırsın diye yapmışlar herhalde. sapıklar amk.
  • david fincher koyu tonlu ışıklandırmaları, geniş planlı sabit açı çekimleri, kötümser sonlu filmleriyle bilinen bir yönetmen ve bu filmi gerçekten de kitabın havasına uydurarak güzel bir iş çıkarmış. seri katil filmi çeken bir yönetmen, cinayet romanları kurgulayan bir yazarla buluşmuş ve ikisinin de işlerinin karanlık havaları birbiriyle uyum yakalamış.

    ilginç ki kitaptaki michael filmdekinden daha soğuk ve umursamaz, lisbeth ise daha asosyal ve içine kapanık; sanırım filmde bir denge bulmaya çalıştılar. lisbeth anoreksik bir zombiye benzemesine rağmen karakteri çekici bulmam da garibime gidiyor. gerçek bir figür olsa sevgilim olsun isterim lol

    kötümser sonlu filmler demişken; son sahnesini çok seviyorum. son sahnesi iyimser olmadığı için kötümser. halbuki kötümser denilen her şey hayatın kendisi.
  • ficher olanı iyi filmdir ama mükemmel değildir. kitapta hem blomkvist hem lisbeth kasvetli ve depresyona yakın bir ruh halindeler, olaylar bu atmosferde geçiyor. fincher ise karakterleri derinleştirememiş, özellikle lisbeth hakkında film çok az bilgi veriyor.