şükela:  tümü | bugün
  • saatlerdir penceremin önünden korna çalarak geçen güruhdan farklı bir ses duydum. önce "n'oluyo lan , camdan trompetçi mi sarkıttılar" diye düşündüm ama sonra hayır hayır bildiğiniz the godfather filmi kornasıydı. bu nahoş ortamda yüzümü güldürmüştür. aradım google'dan stebel üretiyormuş 120 tl civarında da fiyatı varmış. böyle ses çıkarıyor:

    http://www.youtube.com/watch?v=vo68v5435nu
  • magirus minibüslerin bir nümerolu eklentisidir. ucuzdur, şekil yapar.
  • aracınızın arkasında duran siyah bir araçtan bu korna sesini duyarsanız, pencereden kafayı çıkartıp, "ayı herif niye bu kadar kornaya basıyorsun?" diye bağırıp çağırırsanız, bide üstüne el kol işareti gibi bir hata yaparsanız, bence o kafayı pencereden tekrar içeriye sokamazsınız. aman siz siz olun bu kornada sessizce bekleyip koltuğunuza gömülünüz, sizin için emin olun en hayırlısı bu olacaktır.

    (bkz: mafya)
  • korkulu rüyam. kabusum. geçtiğimiz yıl ilk olarak duymuştum. evde oturmuş ders çalışırken bu sesi duyuyorum. ama sadece yalnız olduğumda duyuyorum. koşuyorum, diğer odaya kardeşime soruyorum "duydun mu lan?" diye; "neyi?" diyor. sonra zamanla odada kardeşim varken de duymaya başladım bunu. yine duyar duymaz, soruyorum "duydun mu?" diye; cevap aynı yine.

    kardeşim mi beni delirtmeye çalışıyor, diye düşünmeye başladım bir ara. sonra bir gün salonda otururken annemle rastladım bu korkunç sese. anneme sordum, "duydun mu anne?"; cevap yine "hayır"dı.

    artık korkmaya başlıyordum. ciddi ciddi kabusum olmuştu. bazı geceler tam uykuya dalacağım vakit çalardı. ve genellikle zaten hava karardıktan sonra çalardı.

    o zamanlar baba filminin müziği olduğunu farkedememiştim. nasıl farkedebilirdim ki? insanın aklına o an, bu gelmiyor ki.

    birgün bakırköy'de dolaşırken ( ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yakın bir yerlerde) yine bu sesi duydum. koştum peşinden. ne lan bu, diye. caddeden geliyordu ses. caddeye çıktığımda, her şey olağandı. rutindi. hatta çok fazla rutin. otobüsler, yayalar, arabalar, minibüsler... o an şimşekler çaktı yukarda. yağmur başlıyor sandım, meğerse kafam çalışmaya başlıyormuş. minibüsten geldiğini düşünmedim; ama bir şekilde bu işin içinde minibüsün olduğunu idrak ettim. belki de bu sesi beni delirtmek için çalıyorlardı ve çalıp, minibüse binip kaçmayı denemişlerdi o gün de. bilmiyordum, henüz ne olduğunu. ama karar vermiştim, artık bu sesin peşinde düşecektim.

    gel zaman git zaman, bu sese karşı olan korkularımı yendim. verdiğim tepkilerin boyutu bir miktar azalsa da, hala sesi duyduğumda ürperip, küfürü basıyordum.

    sonra birgün evden çıkmış, sokağın köşeyi döneceğim sırada, önümden bir minibüs geçti. ve bu minibüs geçerken bu sesi çaldı. işte o an hayatım değişti. birden hayata bakışım değişti. korkumu yendim. tepkim baki kalacaktı; ancak dozu hayli azaldı.

    sonraları daha da idrak etmeye başladım ki, oturduğum semtte* hayli minibüsçü ikamet etmekte. ve pek çoğu yeni yetme gençler. hatta bir kaçını da tanımaktayım. ve bu minibüsçüler semtlerinden, evlerinin önünden geçerken kornaya rutin bir şekilde basmaktalar. ve taktırdıkları bu melodili dıllık kornayı bize dinletmekteler.

    aradan bir miktar daha zaman geçti. artık alışmıştım bu sese. üstelik bizim dıllık korna, minibüsçüler arasında popülerleşti. bakırköy piyasasında bağcılar-soğanlı taraflarına giden hemen her araçta bu korna çalmaya başladı.

    önceden olan tepkimi bilen arkadaşlarla rastladığımızda; artık onlar önceden olduğu gibi gülerken ben de hafiften gülümsemeyi becerebiliyordum. hatta bir gün bindiğim minibüs şoförü birden bire bunu çaldı. hem de gözümün önünde. hem de ben aracın içindeyken. o an, son seviyeye kadar bu olayla ilgili idrakımı yükselterek anladım ki gayet normal bir şey bu ve ben abartıyorum sadece. ve artık bundan sonra eskisi kadar illet olmuyordum. ve hatta bir süre sonra duymamaya başladım diyebilirim. artık evimde otururken bu sesi duymuyordum. ya da nadiren duyar olmuştum. bakırköy ortamından çıkıp başka bir semtte eğitime devam edince de iyiden iyiye duymaz oldum.

    yine de söylemem gerekir ki, duyduğum en dıllık korna sesidir.
  • şu ara ankara sokaklarında sık sık duymak mümkün bunu. o değil kimileri yayalara reddedemeyeceği bir teklif sunmuş gibi tribe giriyor; yol filan vermiyor. tattaglia ailesi'nden biri gibi davranıp o klaksonu götüne mi sokmak gerek be hey dürzü?

    filmin bir manyağı olarak bu davranışlar karşısındaki susuşum ikrardan değil, bilhassa saygıdandır. o tınıyı duyanda duygulanıyorum fücceten.
  • son zamanların modası havalı korna, kanımca bir büyüsü vardır çünkü havalı kornalara illet olan bu bünye godfatherlı kornayı duyunca gülümser, eğlenir ve kendi kendine tekrar eder:
    da ra ra ra ra ra rararararaaaaaaa

    http://www.youtube.com/watch?v=jadz-fwlrbq

    (m4a1'e selam ederim)
  • su linkten de tecrube edilebilen kornadir:

    http://www.youtube.com/watch?v=vk3gcbgxed8
  • arabam olsa taktırabilirim ben bunu, ikinci korna olarak tabii. bir tane klasik bir de bu. ayrıca iş bu başlık bana bunun bir korna çeşidi olduğunu öğretti, ben bir defa duydum bunu ve sürücünün eliyle vurarak kornaya, godfather çaldığını düşünmüştüm. hayalgücü yaşım beş resmen.
  • ankara tunalı hilmi caddesi - bestekar sokak dolaylarında mütemadiyen duyabileceğiniz korna türüdür, işitenlere mutluluk ve neşe aşılar; fakat genellikle bu mevkiide belirli bir rota üzerinde turlar atan ve devamlı ağzı açık ayran budalası gibi gülümseyen, abeci bir şöför ile birlikte gelmektedir.