şükela:  tümü | bugün
  • anna'nın tuttuğu 4 ayrı defter vardır. bunlardan siyah defter'de bir yazar olarak sorunlarını dile getirir, kırmızı defteri siyasal yaşamını anlatmak için tutar, sarı defter'de ilişkilerini ve duygularını anlatır, mavi deftere de günlük yaşamını not eder. bütün bu çabasının nedeni ise delireceğini düşünmesidir, delirmemek için tutar bu defterleri. kocasından ayrılmış, tek çocuğuyla ayakta kalmaya çalışan bir yazardır kendisi. yazdığı tek kitap vardır ve yıllardır onun geliriyle geçinmektedir. ondan sonra yeni bir şey üretememiştir. ne işte ne de aşkta umduğunu bulabilmiştir.

    kitabın bir de "özgür kadınlar" bölümü var ki bunlar defter tutulan bölümlerden farklı olarak anna'nın yaşamının dışarıdan izlendiği bölümlerdir. buradaki karakterlerin başında anna'nın en yakın arkadaşı molly, onun oğlu ve eski kocası var, bir de kocasının şimdiki karısı. molly de kocasından ayrılmış tek oğluyla yaşamaktadır ve o da anna gibi hayattan umduğunu bulamayanlardan biridir.

    anna'nın iyileşmesine ve yeniden doğuşuna giden yolu "altın defter" açar. kitabın en çarpıcı ve insanı sersemleten bölümüdür altın defter kısmı. iki ciltlik kitabın son 60 sayfasına kadar çok farklı düşüncelerle gelip ancak altın defteri okuduğunuzda her şeyi anlayabiliyorsunuz. kitabın güzelliği de burada zaten.
  • bu kitabın ilk satırından itibaren ben yazmışım gibi hissettim hep. "on yıl sonra kendimden yola çıkan bir roman yazsaydım bu olurdu o, alacağın olsun lessing" dedim her yeni sayfada. ve 672. sayfada şu aşağıdaki satırları gördüğümde, yakınlarımla her dertleştiğimde söylediğim bu satırları gördüğümde, yine kitaptaki gibi kısa süreli donma-delirme-alıklaşma hali yaşadım.

    " yaşamı, benden beklendiği biçimde yaşayamam ben. biliyor musun anna, her şeyi değiştirebileceğimize inanan çocuklardan oluşan o idealist sokak-köşesi çetesine geri dönmek için her şeyimi verirdim. hayatım boyunca tek mutlu olduğum zaman oydu. " *

    nasıl olur da dünyanın iki ucunda iki farklı kuşaktan iki farklı insan bu kadar benzer şeyler yaşayıp, bu kadar aynı cümleler kurabilir, anlaşılmaz bir şey.

    evet aynı anna-doris gibi kibirliyim ve kendimi nobel ödüllü bir kadınla eş tutuyorum.
  • (bkz: #12715925)

    hah buyur. kadın benim düşüneceğim her şeyi düşünüp cevaplamış. yuh.

    " bazen bir kitap geçiyor elime ve "demek sen benden önce davranıp yazdın bunu ha? aferin sana. tamam demek ben bunu yazmak zorunda kalmayacağım" diyorum."

    tek fark; ben kıskançlıkla "tüh yazmış her şeyi" derken, o "aferin, benim yazmama gerek kalmadı" diyor. " * syf: 689

    zannederim, yıllardır durduğum deliliğin sınırından geçmemi sağlayacak lessing ve altın defter.
  • iki gun önce cildini 2 ytl ye aldığım kitap. indirimli kitaplara bakarken doris lesing ismini gördüm ve tabiki kaçırmamalıyım dedim aldım . kitapçıya da bu yazarın 2007 nobel edebiyat ödülünü aldıgını söyledim zira kendisi farkında degil olsa eminim indirimli kitaplar arasında durmazdı . şimdi okuma vakti.
  • the notebook ile golden compass arasında kurulan kumpas sonucu ortaya çıkan kitap.
  • her güzel yanı bir yana, sırf girişindeki nasıl yazmayın, nasıl okumayın kısmı yazmak üzerine yazan çoğu sosyal bilimcinin söylediğinden daha bir derli toplu sanırım.
  • (bkz: doris lessing)
  • (bkz: #48410798)