şükela:  tümü | bugün
  • torrenti malum ortamlara düşmüş film.
  • sudandaki iç savaştan sağ kurtulup yolu bir şekilde amerikaya düşen 4 mültecinin yaşamını anlatan harika film.

    afrika, iç savaş, köy basmalar, etnik temizlik-katliam, sağ kurtulanların ölümden beter çektiği acılar...

    modern insan bir kurtarıcı gibi gibi el uzatır ilkel insana(ilkel kelimesi zihinde kötü bir anlam ihtiva ettiği için doğal insan söylemi daha doğrudur kanımca.) film bize afrikanın acılarını değil de doğal insan ile modern insanın karşılaşmasını sunuyor. flimde o çok övdüğümüz, nimetleri için şükrettiğimiz, olmak için can attığımız modern insanın yalancı, ikiyüzlü, çıkarcı, yaptığı iyiliği bile bir şekilde lehine çevirmeye çalışan, ihtiyacından çok tüketen müsrif, doğayı tahrif etmeyi amaç edinmiş şerefsizin önde koşanı bir kişilik olduğunu ayan beyan sunuyor. aşağıladığımız, hakir gördüğümüz, iğrenerek baktığımız, geri kalmışlığını ön plana çıkardığımız doğal insanların ise doğa ile bütün şekilde yaşamaya çalışan, kendinden çok yaşadığı aşireti/klanı ön plana çıkaran güzel insanlar olduğunu anlatıyor. anlatmaktan ziyade gerçeği görmemizi istiyor.

    tabi modern insan her sikin en doğrusunu bildiği için bu dersi almak yerine, modern insanın doğal insanı nasıl kurtardığını öğrenip vicdanını rahatlatacak ve modernizmine şükredecek. sonra modernizmin ona sunduğu nimetlerden faydalanıp doğanın katledilmesine desteğini sürdürecek ama bir yandan da sokaktaki hayvanlar için üzülecek, balkonundaki saksılarda çiçek yetiştirip doğal hayatı ne kadar sevdiğini eşe dosta gösterecek. safi şekilsin modern insan.

    neyse filme dönelim, filmin en güzel kısımlarından biri doğal insanın modern insan ile teması sonrası gelen bozulmalar, doğal insanların özünü ve klanını koruma çabaları. bu modern insan denen pezevenk evladı kendi battığı bok yetmezmiş gibi herkesin aynı bokta yaşaması için elinden geleni yapar. piç.

    laf-ı güzaf, modernizmin ona sunduğu nimetler ile modernizme ve modern insana küfür eden biri olarak bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.
  • insanın ağzında kekremsi bir tat bırakan süper film.
  • (bkz: ekmek aslanın ağzında)

    afrika'da aslanın nerede olduğunu sezebilirsin ama amerika'da kimin aslan olduğunu sezmek güç. film tam olarak bunun üzerine kurulu. doğa insanının varoluş çabası ile amerikan insanının varoluş çabası bir arada. savaşlar ve mültecilerle bu iki dünya birbiriyle buluşuyor. dramlar üzerine kurulu bir umudun hikayesi.

    --- spoiler ---

    mamere iki feleğin de çemberinden geçmiş. savaştan hayatını kurtararak çıkmış. amerika'da da hayatta kalmayı öğrenmiş. bundan sonra kenya'da doktorluk yapmakla amerika'da doktorluk yapmak arasında onun için bir fark yok. theo'ya bir hayat borcu var ve bunun ağırlığı onun için herşeyden yüklü. theo'nun geleceği adına kendi rahatından feragat ediyor. elinde mesleği var. kenya'da doktorluk yaparak da hayatını devam ettirebilir. umutsuzlara umut ışığı olabilir.

    jeremiah doğrucu adam. inancı var. işinin doğru olmadığını görüp bırakıyor. patronum beni de böyle boktan birşey için azarlasa ben de böyle yaparım*. patronu onun adını bile hatırlamıyordu**. bu abiye saygım sonsuz. biraz da atiba hutchinson'u andırıyor sanki.

    paul ise boktan amerikan arkadaşlar ediniyor. kendini ota veriyor. sen iş ahlakı olan acılar çekmiş insansın, uyumsuz diye seni yeren herifler ise aptal amerikalılar. sen ki kardeşin için aslanla mücadele etmiş adamsın. onlarla bir olamazsın. zaten sonradan aklı başına geliyor. abidal'ın gelişi hepsine ilaç gibi geliyor.

    abidal biraz havada kalmış. bol bol ismi geçiyor ama pek bir özelliğini görmüyoruz. ailenin bir parçası. mamere'ye bir sahnede çamaşır yıkadığı için laf sokuyor. theo'da filmin başında yemek işlerini abidal'a kitlemişti. her yerin kuralları farklı ancak bu insanlar her şeye adapte oluyorlar.

    beyaz inek... ahahah carrie'e yakıştırdıkları isim. amerikan özgür yanlız kadın. kadın başına yanlız yaşamak büyük bir hayatta kalış mücadelesi. bunu diyen de köyü silahli adamlarca basılmış, aileleri öldürülmüş, yüzlerce kilometre aç susuz yürüyüp senelerce mülteci kamplarında yaşamış insanlar.

    --- spoiler ---
  • beni duygudan duyguya sürükleyen ve düşündüren bir film oldu. şehir, modernlik ve özgürlük adını verdiğimiz kaosun içinde insani duygulara ve paylaşmaya ne kadar uzak kaldığımızı anlattı. film hakkında spoiler vermemek adına yorum yapamıyorum aslında söylenecek ne kadar çok şey var. bilmediğimiz, umursamadıgımız coğrafyalardan gelmiş, yolda görsek ( ki istanbulda çok kenyalı, sudanlı var) suratına bakmadığımız insanların neyin içinden çıkıp geldiğini hiç düşünmemiştim. velhasıl güzel film. sözlükte neden bu kadar az yorum var ! evet sevişgen chaning tatum lar , bratt pitt ler , scarlett johansson lar gözüken meme yada adaleli kollar yok ama gerçek bir hikaye ve gerçek duygular var.
  • bugün istanbul film festivali kapsamında izlediğim şahane film. izleyiciyi içine alan ve hikayedeki karakterlerden biriymiş gibi hissettiren güçlü bir yapısı var. sinirim bozuldu, gözlerim doldu. kısacası çok etkilendim. hikaye, senaryo ve anlatım çok başarılıydı keza oyunculuklar ve görüntü yönetmenliği de. hiç çekinmeden bastım 10/10'u. emeği geçenin eline sağlık.
  • festivalin en iyi filmlerinden biri.

    gerçek hikayeden uyarlanması, oyunculukların çok iyi olması, sürekli gözümüzün önünde olup fark etmediğimiz insanları/olayları/nesneleri göstermesi, belgesel tadında olması beni çok etkiledi.

    hatta hayatımdaki bazı değerleri etkiledi, değiştirdi bile diyebilirim.
  • son zamanlarda izledigim en etkileyici filmlerden biriydi. hakkinda bu kadar az entry girilmis olmasi da cok sasirtici.

    film kesinlikle bana cok sey katti. mesela en basitinden her gun sokaklarda gordugumuz isporta malzemeler satan afrikalilara karsi bakisimi inanilmaz degistirdi.
    onceden tabiki hor gormuyordum yada o tarz asagilayici bir tutumum yoktu ama filmden sonra saygim inanilmaz artti diyebilirim.
    tabiki onlarin da aralarinda cakali, duzenbazi falani filani var ama onlar yanlizca bu sistem icinde ayakta kalmaya calisan insanlar benim gozumde artik.

    multeci kamplarindaki dramlari bir cok yerde okuduk izledik. ama hic biri beni bu kadar etkilememisti.

    10 numara bir film olmus, kesinlikle izleyin. bir sey kaybetmessiniz hatta bir seyler kazanacaginiza eminim.
  • izledikten sonra gördüğüm her siyahiye sudanlı mısınız diye sorup sarılmak istediğim film.