şükela:  tümü | bugün
  • masterbaker yeteneği derken?
  • home and entertainment kanalında yayınlanması ile ilk izleyişte kendisine bağlamıştır. öyle bizim yemekteyiz saçmalığı gibi değil.gerçekten güzel .kavga gürültü yok .pasta,kek ,ekmek ,kurabiye falan var mis gibi.

    önceki sezonları youtube de var ancak anlamadığım bir şekilde ülkenize bbc copyright vermediğinden diyip izletmiyor youtube. arkadaşım copyright vermeden bu ülkede nasıl tv de yayınlanıyor o zaman ?
  • yemekteyiz tam varoş işi ya. yaz başında sezon olarak eskileri yayınlamaya başladılar. yeni sezon 24 ünde a dostlar! mısırınızı hazırlayın parti var
  • muhteşem seri. kesinlikle daha iyi bir yemek programı daha yok. sitelerden silindikçe bir şekilde erişip izliyorum. ama ne yazık ki her güzel şeyin bir sonu var. bakalım mary berry'nin istifası sonucu bizi neler bekliyor, kızların yeni program projesi ne olacak, dedikodular gelmeye devam ediyor. son durumlar çok heyecanlı ve bir o kadar üzücü. neyse, biz 7. sezonu izlemeye devam edelim. fakat ne yazık ki bu bir son.
  • sıradan bir yemek programı olarak başlayıp fenomen haline gelen bir program. mesela 7. sezonun ilk bölümü 13,5 milyon kişi tarafından izlenmiş.

    bu kadar mı istikrarlı olunur arkadaş? adamlar istikrar abidesi, her bir program aynı şekilde başlıyor aynı şekilde bitiyor.

    biz henüz 5. sezonu bitirdik, 5 sezondur program bir gram bile değişmedi.

    3 bölümlük bir yarışma, birinci ve üçüncü bölümde yarışmacılar kendilerine daha önceden bildirilen bir ürünü kendi tarifleriyle yapıyorlar, ikinci bölümde ise kendilerine kısaltılmış bir tarif ve malzeme veriliyor, o tarife göre ürünü çıkartmaya çalışıyorlar. ikinci bölümde jüri üyeleri yarışmacıların ne pişirdiğini görmeden kör tadım yapıyorlar, diğer bölümlerde aralarda geziyorlar.

    1. ve 3. bölümlerde pişirecekleri tariflere evde çalışıp geliyor yarışmacılar, yani öyle çok bir zorlama yok. 2. bölüm oldukça zorlu geçiyor tabii ki. zor bir tarifi pişirmeye çalışıyorlar.

    jüri üyeleri mary berry ile paul hollywood isimli iki kişi. mary berry şu an 81 yaşında. yıllarca yemek kitapları vs yazmış ingiltere'de. paul hollywood ise pastacıymış. paul gıcık jüri rolünde, mary ise tonton teyze olarak yer alıyor.

    sunucuları ise mel ve sue ( mel giedroyc ve sue perkins). bunlar da okulda tanışıp senelerdir beraber çalışan komedyen bir ikiliymiş.

    en güzeli yarışmada büyük ödül vs. yok, birinci olduysanız aldığınız şey bir buket çiçek (ki bu 2. ve 3.'ye de veriliyor) ile üzerinde birinci olduğunuz yazan ayaklı bir pasta tabağı şeklinde kupa. birinci olduktan sonra ise ünlü oluyorsunuz bir de. sadece birinciler değil, yarışanlar da ünlü oluyorlar. kitap filan yazan ile yemek programı sunan gördüm ben.

    bbc one'da 7 sezon yayınlandıktan sonra bu sene channel 4'a transfer olmuş program ancak yukarıda adını andığım dörtlüden sadece paul hollywood channel 4'a transfer olmuş. diğerleri sadakatlerini bildirip geçmeyeceklerini açıklamışlar.

    insanlar değişimi sevmezler, ben de bu program için böyle düşünüyorum, programı ayakta tutanın öncelikle mel ve sue olduğunu düşünüyorum. çok güzel muhabbet döndürüyorlar, ince espriler yapıyorlar ve gerçekten komikler. yeni kanalında ancak iyi sunucu seçimleri ile ayakta durabilirler. bilemiyorum tabii ingiltere eğlence piyasasını vs., ancak kim gelirse gelsin gözler mel, sue ve mary’yi arayacaktır.

    sanırım bizdeki ver fırına bu formatın aynısı. çok ayrıntısını bilemiyorum ancak müziklerinin de aynı olmasından yola çıkarak formatın satın alındığını düşünüyorum. şöyle bir baktım ver fırına’da farklı olarak jüri koruması ile yarışmacıların tadımları vs. vardı. orijinalinde böyle şeyler yok. bu yüzden bir programda çok iyi olan bir yarışmacı bir sonrakinde elenebiliyor.

    eğlenceli bir program yani, bulabilirseniz izleyiniz, ben digiturk'ten takip ediyorum, çevirileri ise berbat.

    mesela date hem tarih/randevu hem de medine hurması anlamında kullanılıyor ya ingilizce'de, sesteşler yani, hurmalı bir tarif tadan ve beğenen jüriye aslında ben randevulaşmayı da sevmem dedirtebiliyorlar.

    program genelde hafif bir havada geçiyor, gerginlik yok, yok sen onu kazandın, onu geçtin vs. yok, zamana karşı yarışma var ama yetiştiremeyeni aşağılama yok, hiç bir yarışmacıyı aşağılama yok, sakin bir havada geçiyor program. ha bir de birinciyi açıklayacağız diye dakikalarca bekletmek yok. mutlu başlayıp mutlu bitiyor program. gerginlikten uzaklaşmak istiyorsanız birebir bu program.
  • yeni sezonunu noel fielding** ve sandi toksvig'in sunacağı program. yeni jüri üyesi de prue leith.

    sadece comic relief için çekilen, ünlülerin yemek yaptığı bölümlerden birini (david mitchell için) izlemiş biri olarak merakla bekliyorum.
  • ingiltere’nin yeşil çayırlarına kurulmuş devasa beyaz bir çadır altında ağırlıklı olarak ingiliz-avrupa menşeili tarifler ile ingiliz yarışmacıların (tabi ki zenci ve arap kökenli yarışmacı da araya serpiyorlar) hünerlerini ve yemek yapma kabiliyetlerini konuşturduğu yarışma.
    izlerken içinizi bir huzur kaplar. aynı zamanda acıkırsınız.

    “bu ne böyle ya?” dediğiniz ve annenizin “ben bunun daha güzelini yaparım” dediği çokça tarif barındırsa da yarışmacılar adeta evinizin birer bireyi olur.

    100 yıllık çınar kadar yaşlı görünen ama şıklığı ve bakımından asla ödün vermeyen maviş gözlü mary berry ve babamızın iş arkadaşı halit amca kıvamındaki paul hollywood’un jüri olduğu bölümlerli izlemesi güzeldir.

    bir de iki adet tuhaf ama sevimli sunucusu vardır; mel ve sue. masaların aralarında dolaşır ve hani yuvarlak keki kare kesersiniz de fazlalıkları atarsınız ya, heh işte onlar bunları filan yerler. yarışmacılara arada yardım ederler. çeşitli şaklabanlıklar yaparlar. ama şaka maka çok eski tariflerin kökenini anlatırlar işin uzmanının yanına gidip. yani bir bakıma da öğretici bir programdır.

    favori sezonum (kaç olduğunu unuttum) çekingen cincır andrew ve bedgörl gibi duran candice’in sezonuydu.
  • (bkz: huzur)
  • reality show'lara ayar olan biri olarak beni kendisine çekmiş, yemiş, bitirmiş muhteşem ötesi bir çalışma.

    bir kere sözlükteki wholesome sözcüğünün karşılığı bu show. cok tatlı, gürültüsüz, şamatasız, kavgasız, tartışmasız...
    görev veriliyor, yapıyorlar ve sonrasında ağzınızın suyu aka aka izliyorsunuz.

    her bölümde yarışmacılar üç tane ürün ortaya çıkarıyor. 1. ve 3. ürünler bir hafta önceden genel hatlarıyla yarışmacılara bildiriliyor. 2. ürünse sürpriz, sadece kategorisi biliniyor. her hafta sonu bir bölüm çekiliyor. her bölümde haftanın fırıncısı (pastacısı) seçiliyor, her hafta bir kişi eleniyor.

    bu kadarı her reality show'da aynı zaten.
    farklı olan kısmı kuyu kazmaca, kavga-dövüş yok; yarışmacılar büyük oranda sezon bittikten sonra bile arkadaşlıklarına ve iletişime devam ediyorlar. her bölümün sonunda damakta güzel bir tad kalıyor.

    ben direk tepeden 6. sezondan daldım.
    çok sevdim.
    şimdi ilk sezondan itibaren baştan izlemeye başlayacağım.
    özellikle çalışırken bir yandan açıp izlemelik; kısıtlı yemek bilgisiyle yarışmacılara taktik vermelik güzel bir show.
    tavsiye ederim illa ki.

    9/10