şükela:  tümü | bugün soru sor
  • başrollerini shia labeouf, elias koteas, stephen dillane'in oynadığı 2005 yapımı bill paxton filmi. 1913 amerika açık golf turnuvasında toplumun alt sınıfından 20 yaşındaki francis oumet adlı allah vergisi kabiliyete sahip bir amatörün, idolü olan 6 kez turnuva şampiyonu ingiliz harry vardon ile mücadelesini ve bu mücadeleye katılana kadar yaşadıklarını anlatan güzel film.
    stephen dillane'e spy game'deki kıl müfettiş rolünden sonra sempati duymamı sağlamıştır.
    (bkz: based on a true story)
  • futboldan otesi degildir..
  • hayatımda duyduğum en güzel film repliğini içerir.

    - iyi uyudun mu
    - bebek gibi...
    iki saatte bir uyandım. ağladım.
  • hakkında hakettiğinden çok daha az entry girilen film. ne zaman cnbc-e'de rastlasam bitirmeden kalkamıyorum. bir golf hayranı ve takipçisi olmasam da her vuruşta her sopa seçiminde ayrı bir heyecanlanıyorum. ouimet'nin babası tarafından destek görmemesi ve buna karşı hayalinden vazgeçmemesi, harry vardon'ın asilliği, gazetecinin milliyetçilikten vazgeçip genç ouimet'i desteklemesi filmin can alıcı noktaları. ama bence filmin en önemli karakteri taşıyıcı eddie. ouimet finale kaldığında yetkililerin ouimet'den habersiz eddie ile konuştukları ve onu ağlattıkları sahnede her defasında gözlerim doluyor.
  • nedendir bilinmez bu filmde o golfçü çocuğun babasını her gördüğümde kendi babam aklıma gelir. çocuğun babasıyla yaşadığı gibi bir hikaye yaşamadım ama adamın o mazhun bakışı, yokluk içinde bir şeyler yapmaya çalışması içimi burkuyor. hele son maçta çocuğuna verdiği destek gerçekten de içini burkuyor adamın. bu arada gerçekten de film hak ettiğinden çok daha az entry almıştır.
  • kaçırılmaması gerek bir yapıt. filmi izlerken kendinizi 1913 ylı boston'un da hissediyorsunuz. filmin sonundaki bir sahne ise insanı gerçekten duygulandırıyor. genelde eli sikinde film izleyen ben bile hüzünlendim. tavsiye olunur.
  • bir zapping anına denk gelen herhangi bir sahnesiyle bile "dur! ben iyi bir filmim" diyor sanki, nitekim bende öyle oldu ve yerimden kıpırdamadan izledim, şu zengin sporuna* ilk kez "topu deliğe sok" düz mantığı dışında bakabildim, sevdim.
  • izlemek için golften anlamanın zerre gerekmediği, benim de cnbce'de izlediğim bir başyapıt. baba - oğul ilişkisini oyuncuların harika performanslarıyla çok güzel işlemişlerdir. filmin gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması, özellikle filmin sonuna doğru insanın tüylerini diken diken eder. hele o yağmur altındaki karşılaşma yok mu... enfesti enfes.