şükela:  tümü | bugün
  • bu filmin bizim evimiz için anlamı çok derin ve buruk.

    filmi kanser hastası kardeşim, hasta yatağında yatarken, annem, ben ve o birlikte izlemiştik.

    bu filmi izlerken, kardeşim 'ahh anne keske böyle bir sihir olsa' demişti.

    bu film can demek.
  • stephen king'in nadir dramalarından biri ve eserle aynı adı taşıyan 1999 yapımı frank darabont ( fahrenheit451 geliyor..) filmi..

    sıradan gibi görünen bir hapishanede ( hapishanenin e bloğunda -idam mahkumlarının kaldığı yeşil yolda-) ( (bkz: yolda olan yolda kalır) etiği sorgulayan, vicdanımıza hitap etmeye çalışan bir film...

    karekterlere gelince:

    john coffey: soyadı kahveden biraz farklı olan, nerden geldiği belli olmayan... zenci bir aziz.. ( kafalardaki melek sembolünü tamamen kırıyor... melek güzel beyaz bir kadın veya yakışılı beyaz bir erkek olarak da gözükmüyor bize... meleklerin şekli olmaz...
    kilisenin ortaçağın karanlığında başlattığı ırkçılık kavramına büyük bir göndermeyi de barındırıyor bu karekter..)

    --- spoiler ---
    coffey: karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma..
    --- spoiler ---

    -karanlık-aydınlık kavramları iyi-kötü kavramı savaşında -filmin temelini aldığı mücadelede- çıkıyor azizimizin ağzından...

    --- spoiler ---
    coffey: kalbinde olanı gizleyemezsin
    --- spoiler ---

    sizce de hissettiklerimizi dışa vurmamız doğru olmaz mı herzaman, iyisiyle kötüsüyle?.. yapılan bir araştırmaya göre içinde tuttuğunuz her düşünce sizin ömrünüzden 1 gün eksiltmekle beraber, çok ciddi hastalıklara yol açabilirmiş... (bkz.ülser,bkz.mide kanaması,bkz.beyin kanaması,bkz.ritim bozukluğu..)

    --- spoiler ---
    coffey: onlar sevgileri yüzünden ölüyorlar.. bu hergün, her dakika oluyor.. hissediyorum...
    --- spoiler ---

    dev zenci forma bürünmüş bir melek bile bu dünyadaki acımasızlıktan yorulmuş.. yaratıcısının merhametine.. diyarı olan cennetine kavuşmak istiyor... tablo o kadar korkutucu ki...

    paul: e bloğun baş gardiyanı... prostat ona çok şey çektiriyor.. coffey ile tanışmadan tanrıya olan inancında belirgin kopukluklar olan, fiziksel ve ruhsal olarak acı çeken bir kul...

    --- spoiler ---
    paul: tanrı böyle bir çocuk katiline verir mi?
    --- spoiler ---

    tezata inanmayan kilit bir soru...

    --- spoiler ---
    iç ses paul: cehenneme o kadar yakınım ki.. (allah vergisi yeteneklere sahip olan bir azizi ölüme gödermek üzereyken..)
    --- spoiler ---

    billy the kid: filmin kötülük timsali.. canisi..(o kan kırmızısı boyayı çiftlik duvarlarına sürerkenki çocukları süzmesi ve boyanın duvardan süzülüşü herşeyi daha olmadan anlatıyor coffey'nin paul'a yaptığı küçük gösteride.. )
    vahşi bill diye çağrılmaktan nefret ediyor... onun aptal bir iyi kovboy olduğunu söylüyor.. vahşi batıda iyiler fazla yaşamaz... (bkz: warren barton)

    fare(mr jingles): gökten zembille inmiş coffey'ye oranla nispeten(!) küçük dostumuz... gelişiyle beraber devreye giren tatlı müzikle yüzleri gülümsetiyor.. güzellikleri simgeliyor.. yoktan var edilebilecek olan...
    fareli köy cennetin küçük bir simgesi olarak geçiyor filmde... şeytan( billy) cennetin olmadığıyla bizleri kandırmaya çalışsa da..

    percy: kötülüğün adolescence'ı (bkz: buluğ cağı) .. uslu durmasını bilmeyen şımarık bir velet.. briar ridgehastanesindeki görevinde rahat bir hayat onu bekliyordu; ama neden olduğu acılar cezasız kalmadı.. aptal çocuk aklını yitirdi...

    yeşil yolda 'hayıflanma' fayda etmiyor, hayatlarının sonu olacak o yolda... mahkum-gardiyan ilişkisi son derece iyi aslında.. mahkumlar gardiyanları aslında düşman olarak görmezler... bu anlatılıyor aslında biraz da...

    kötülük cezasız kalmıyor klasik bir şekilde iyilik kazanıyor; ama en belirgin şey bir meleğin daha yeryüzünü terk edişi, insanların kirli yüzleriyle baş etmekten bıkan...

    --- spoiler ---
    iç ses paul: herkes zamanı gelince kendi yeşil yolunda yürüyecek, bunun başka yolu yok ; ama bazen yeşil yol çok uzun gelebiliyor...
    --- spoiler ---

    gözyaşlarınızı tutmayın, tıpkı hisleriniz gibi salın gün yüzüne... belki bazınızın yeşil yolu çok kısa olacak kim bilir?..
  • kitaplardan uyarlama filmler icinde belki de en basarilisi. kitabin hemen hemen aynini yapabilmisler. isin ilginc yani bence bunda o kadar basarili olmuslar ki kitabi okurken kafamda canlandirdigim mekanlar, karakterler filmde ayni olmus. alla alla sanki filmi ben yonetmisim gibi.
  • insanları ağlatabilmiş olan acayip kaliteli bir yapımdır.

    --- spoiler ---

    please boss, don't put that thing over my face, don't put me in the dark. i's afraid of the dark

    --- spoiler ---

    burada peçete aramaya başlarsınız filmi durdurup.
  • aradım lakin bulamadım.

    kitabın, dolayısıyla filmin de, konusu kendisinden yıllar evvel tv'de yayınlanan ve bir spielberg prodüksiyonu olan "amazing stories" serisinin bir bölümüne hayli benzemektedir.

    'life on death row' adlı bu bölümde patrick swayze, iyileştirme gücüne kavuşan bir idam mahkumunu oynar. idam edileceği gece, bir kaç gardiyan ve mahkumu sağlığına kavuşturur. olayı öğrenen müdürün -karısını değil de- kızını iyileştirir. lakin, müdürün valiye her türlü yalvarmasına rağmen idam kararından dönülmez.

    king bu bölümü izlemiş midir, böyle bir hikayeden haberi var mıdır, kendisine uzatılan mikrofonlara bu konuda bir açıklamada bulunmuş mudur bilemiyorum. sırf genel kültür olsun diye yazıyorum, stephen king'e bir yakıştırmada bulunacak halim yok. gecenin bir vakti, televizyonda aniden karşınıza çıkarsa şaşırmayın diye. böyle de bir şey varmış.
  • george stinney jr., abd'de 20. yüzyılda ölüme mahkum edilen en genç insandı.

    elektrikli sandalye tarafından idam edildiğinde sadece 14 yaşındaydı.

    duruşması sırasında, infaz gününe kadar, masum olduğunu iddia ederek her zaman elinde bir incil taşıdı.

    11 yaşındaki betty ve 7 yaşındaki mary olmak üzere iki beyaz kızı öldürmekle suçlandı, gencin ailesiyle birlikte ikamet ettiği evin yakınında bulundu.

    o sırada tüm jüri üyeleri beyazdı. duruşma sadece 2 saat sürdü ve ceza 10 dakika sonra verildi.

    çocuğun ailesi, mahkemeye hediyeler vermesi ve ardından onları o şehirden kovması nedeniyle tehdit edildi ve engellendi.

    infazdan önce george, ebeveynlerini görmeden 81 gün geçirdi.

    şehrinden 80 km uzakta, yalnız bir hücreye hapsolmuştu. ebeveynlerinin veya bir avukatın varlığı olmadan yalnızdı.

    kafasında 5,380 volt ile elektrik verildi.

    70 yıl sonra, masumiyetinin nihayet güney carolina'da bir yargıç tarafından kanıtlandı. iki kızın öldürüldüğü alet 19.07 kilogramdan daha ağırdı.

    bu nedenle, stinney'in onu kaldırabilmesi imkansızdı, iki kızı öldürecek kadar sert vurabilecek kadar gücü de yoktu. çocuk masumdu, biri onu sadece siyah olduğu için suçlamak için her şeyi bir araya getirdi.

    stephen king, bu davadan 1996 yılında tur greenmile (yeşil yol) adlı kitabı yazarken bu hikayeden ilham aldı. daha sonra filmi çekilen hikaye tüm dünyada bilinir oldu.
  • ağır gelen, insanın içine oturan bir film. trt'de rastladım az önce, gece gece yine ağlayacağım gibi görünüyor. çok güzel etkileyici sözler de içeriyor "bu dünyada öyle şeyler oluyor ki, tanrı’nın neden izin verdiğini merak ediyorum".
  • üç saat süren üç yüz saat sürse de izleyebileceğim film. bu kadar uzun bir filmde insan sıkılmıyor ise bu filmin ne kadar iyi olduğunu gösterir.hem gerçekçi bir film aynı zamanda bilim kurguya da kaçıyor. hele oyunculuklara laf bulunmaz.

    --- spoiler ---

    "yoruldum, patron. yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. insanların birbirine kötü davranmasından bıktım. her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. anlıyor musun?"
    "karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma…"

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    film tam olarak 3 saat sürüyor ve coffey yeteneğini 3 kez kullanıyor. ayrıca 3 kişi idam ediliyor. yani saatte bir defa.

    --- spoiler ---
  • agızda senaryo bakimindan steinbeck'in fareler ve insanlar, cekim bakimindan kizarmis yesil domatesler tadi birakan bir film.