şükela:  tümü | bugün
  • başrolünde natasha richardson adlı bir bayanın oynadığı, ona faya dunaway, robert duvallve aidan quinn'in eşlik ettiği garip bir konusu olan film.
  • margaret atwood'un futuristik depresif romani.
  • izlemeye ortasından başladığımız için anlayana kadar burnumuzdan getiren, anladığımızda anladığımız şeyinse konunun zaten anlaşılacak bir şey olmadığı, aksine futuristik ve tamamen hayal ürünü bir sistemin konu alındığını idrak ederek kendi kendimize üzüntü duyduğumuz, ancak o noktaya kadar izlemiş olmaktan kelli, sonunu getirmek zorunda kaldığımız kıtipiyoz film. lezbiyenlerden psişik generallere, aşktan anneliğe kadar her şeyin ince bir manyaklıkla işlendiğini de eklemeden edemiycem. insan robert duvall, faye dunaway ve aidan quinn falan bir arada görünce merak salıyo. neyse ki peşine başka bi kanalda anthony delon filmi başladı da bütün kasvetimizi sildi süpürdü, gözümüzü gönlümüzü pırıldattı vallahi.
  • atwood'un tadina doyum olmayan sozcuk oyunlarini, imalarini, dili bilincini cok sinirli olarak yansitabilmis olan tatsiz bir ceviri.
  • cok basarili kurgusu olan, kitap boyunca insana "peki nasil olmus da olmus?" dedirten dolayisiyla hizla okunan kitap
  • 1984, cesur yeni dünya, mülksüzler ve shrödinger'in kedisi gibi anti-ütopik, bilim-kurgu romanı. filmi de çekilmiş. diğerlerinden farklı olarak şimdi zamanda kurgulandığı için kitapla azcık ters düşmüş.temiz ırk oluşturma paranoyası burda da baskın. epsilonlar, betalar vs. yok ama sınıflandırma kıyafetlerdeki renklerle oluyor. 1984 ve cesur yeni dünya londra'da, mülksüzler ay'da ve abd.lilerin göçtüğü ve egemen olduğu bir urras ülkesinde, shrödinger'in kedisi (yerli olduğu için) türkiye'de geçerken bu roman da abd.de geçer. anglo-saksonların anti-ütopia kurgulamarının kuvvetli olduğunu ve kendi sıkı muhalafetlerini yine kendilerinden çıkardıklarını düşündürmüştü bana

    daha fazla ayrıntı istenirse:
    http://www.sparknotes.com/lit/handmaid/
    http://www.gradesaver.com/…dmaid/essays/essay1.html
  • the handmaid's tale olması doğrudur.
  • handmaid, old testament da gecer. bir nevi tasiyici anne olarak kullanilan dogurganlik potansiyeli yuksek kadinlara handmaid denir. ornek olarak hagar adinda misirli bi kadinin abraham in karisina handmaidlik yapmasidir. the handmaids tale da da ayni olgu, amerikan toplumunun inançlarini buyuk bir olcude goz onune sererek , aslinda ne kadar bagnaz ve tutucu olabileceklerinin bi kaniti gibidir. bush gibi liderlerin onderligindeki insanlarin, ki bush ta right wing conservative bi kisidir kanimca, kurtaj gibi dogurganligin onune gecen butun yasalari kaldirmak gibi tesebbuslerde bulunmalarini dusunucek olursak gunumuz icin, acaba bu bi korku filmi olabilir mi sorusuna yanit alinabilir.
  • iyi bir kitap. iyi yazılmış, iyi kurgulanmış, karakterlerin hemen hemen hepsine belirli bir derinlik verilmiş. ancak kitabı okuyan pek çok kişi gibi bayılmadım ben, söyledikleri gibi, "tokat gibi" bulmadım. inanırlığı da var oysa, fikir olarak çok korkutucu, hakikaten korku filmi gibi olma olasılığı da var. ama bir şeyler eksikti, bilemedim tam olarak. offred'in ağzından yazılmış olması kitaba pek çok şey katmış, doğru, ama bence kitabın etkileyiciliğini artırmak yerine azaltmış. devamlı bir melankoli var sesinde, öyle ki bir yerden sonra bana "eeeeeh sıktın ama sen de" dedirtti. nasıl olmuş yine merak ettim, ama çok belli etmeden duygu sömürüsü yapıp acındırmaya çalışıyormuş gibi anlatıyordu offred hikayesini, ya da bana öyle geldi, ısınamadım. anlatılan genel durumun içler acısı olduğunun farkına vardım, ama nedense üzüntü hissedemedim. eksikliği buydu galiba kitabın, bende hiç bir his uyandırmadı, fütüristik, depresif distopya romanı oldu ama özel bir kitap olamadı benim için.