şükela:  tümü | bugün
  • queenin flash gordon albümünün son şarkısı. aynı zamanda bence albümün en güzel parçası. sözleri:

    so you feel that you ain't nobody
    always needed to be somebody
    put your feet on the ground
    put your hand on your heart
    lift your head to the stars
    and the world's for your taking

    so you feel it's the end of the story
    find it all pretty satisfactory
    well i tell you my friend
    this might seem like the end
    but the continuation
    is yours for the making

    yes you're a hero
  • one punch man isimli efsanevi animenin bir o kadar efsanevi giriş şarkısı
  • sam elliott'un adeta kendini oynadığı, bir kaç klasik amerikan klişesinden muzdarip olsa da kafa ütülemeden ve insanı keriz yerine koymadan kendini seyrettiren bir film. eski bir western aktörü 71 yaşında pankreas kanseri olduğunu öğrenir, kafası bozulur ota falan takılır, genç bir kadınla tanışıp ilişki falan kurar, bir zamanlar terk ettiği kızı ve karısıyla yüzleşir, hastalığını saklamak ya da söylemek- tedavi olmak ya da olmamak arasında kararsız kalır vs.vs. amerikalı'lar zaman zaman gerçek film çekmeye az da olsa yaklaşıyorlar ama o dev ve acımasız sektörde yeteri kadar edebiyatçı, sanatçı ruhlu, hikayeyi ve özgün sinema dilini klişelere ve prodüktörlere kurban etmeyen insan olmadığı için ellerinden gelen işte bu kadar falan oluyor. biraz samimi dili olan bir film, sıkılmadan seyredebilirsiniz ama mesaj falan beklemeyin herhangi bir şey olmuyor sonuçta.

    notlar:
    - adamın kızının sen yanımda yoktun tripleri artık her filmde cidden kafa sikmeye başladı. kullanmayın kardeşim şu salak melodramı yahu. babaya ismiyle hitap etmek te başka bir hikaye. birebir aynısı the wrestler'de vardı. ığyk tiksindirici bir şey.
    - ince, kültürlü, duyarlı, entellektüel olarak tanıtılan stand-up komedyeni olan tuzak karının şovunda anında batakhane diliyle yaşlı westernci ile olan ilişkilerini ifşa edip onu malzeme olarak kullanması neydi? açıklaması yok; ya da amerikalılar gerçekten böyle dejenere insanlar.
  • bir amon amarth şarkısı. sözleri de şöyleymiş:

    the blade i swing is black as night
    black as my soulless heart
    it bears the burden of many lives
    but i don't feel remorse

    i lent my sword to anyone
    willing to pay the price
    no regrets for what i've done
    a mercenary's life

    but there i was on battlegrounds
    until i felt the jaws of death cut into my flesh
    defending old and weak
    but i did not retreat

    now, here i lie in my own blood
    and strangers cry for me
    i'm prepared to meet the gods
    i wish they'd let me be

    i don't deserve their sympathy
    i know who i am
    my soul is death and misery
    i am an evil man

    i rest.
  • filmin sonlarında koltukta arkadaşıyla olan diyalogunda arkadaşı ikisinin geçmişte birlikte rol aldığı filmi hatırlatır, beni yetim olduğum için öldürmekten vazgeçtin ama sonra beni astıkları için hepsinden intikam almaya karar verdin ve dizi daha da uzadı der ve ekler: “ben ölmeseydim dizimiz devam etmezdi.” ölümle ve geçmiş pişmanlıklarla hesaplaşan kahramanımızı düşününce fazlaca çarpıcı geldi bu cümle. filmi oldukça başarılı buldum ki otuzları aştıkça insanın film zevki bu tarz filmlerde daha fazla şey bulabildiğini görüyorum.
  • crazy heart ve the wrestler modeli, yaşlanmış, kocayıp kuzuların maskarası olmuş kurt filmlerinden sonuncusu. bahsettiğim örneklere göre zayıftır. yine de izlenebilir. klişelerle dolu tabi. bol bol bürüşük erkek yüzü göreceksiniz, kendinizi fotoğraf makinesi almış ve balat'ta geziyor gibi hissedeceksiniz.
  • insanı zevkten uçuran amon amarth güzelliği.
  • (bkz: hero)
  • queen rock montreal konser albumunde guzel bir versiyonu bulunan sarki.
  • aynı zamanda baywatch onuncu sezon on beşinci bölümünün adı.