şükela:  tümü | bugün
  • film üçlemesinin gönüllü bi hayran ekibi tarafından kitaplara uygun şekilde, kitapta yer almayan karakterler ve aksiyon komedisi tadında gereksiz sahneler çıkarılarak, göz yakan "beyaz aydınlatma" sorunu ve çiğ cgi'lar dijital olarak düzeltilerek 4 saat 21 dakikalık tek bir film haline getirilmiş hali ve türkçe altyazısı için:

    jrr tolkien's the hobbit dec 2015
    altyazı

    hızlandırarak gözden geçirme sonrası izlenimlerim:

    . the hobbit kitap serisinde olmayan çoğu sahne yok; erebor prologu ve smaug'un vadişehir saldırısı, sonrasında cücelerin ve thorin'in hikayesi kesilmiş.

    . renk paletindeki gereksiz doygunluk ve canlılık dijital olarak düzeltilmiş, "sahte" veya "yapay" görünmüyor artık yüzler ve protez makyajlar.

    . "beyaz aydınlatma" sorunu giderilmiş ve sahneler yeni bir filtreyle tekrar elden geçirilmiş, bu da o buram buram yapay çiğlik ve sahte cgi hissini alıp götürüyor.

    . inandırıcılık inanılmaz derecede artmış çünkü sahneye anlam katan mizahlar haricinde gereksiz komiklik ve şaklabanlıkların hiçbiri yok.

    . yeni filtremelerle oluşturulmuş renk paleti, fena halde the fellowship of the ring'in o eskilik ve gerçekçilik tadlarını verdi; martin freeman'ın bilbo performansını ne kadar özlediğimi ve bilbo'nun nasıl da "en baba hobbit" olduğunu düşündüğümü anımsadım.

    . sahneler arasında doygunluk ve canlılık ayarsızlığı yok, renk uyarlamaları düzgün ayarlanmış; bahar havası vermek için çekim şartlarının orijinalliğini bozan yapay güneş ışıklandırmaları falan tamamen düzeltilmiş.

    . frodo ve hikayeye gereksiz dahli yok.

    . cücelerin gelişi ve yola çıkışı, aradaki birkaç aptalca sahne dışında tamamen aynı.

    . tepelerdeki gece kampı ve balin'in "there is one" anlatımı yok; azanulbizar muharebesi'ni de kesmişler ki savaşın görkemli olması açısından kötü, lore'a uymaması açısından şahane olmuş; tam püritan işi.

    . elrond'un süvari müfrezesinin kafileyi orklardan kurtardığı sahne yok, aslında güpegündüz ava çıkan ve haliyle lore'a aykırılık oluşturan izci orklara dair hiçbir sahne yok. süper.

    . extended'dan kesinlikle bulunması iyi olacak, thorin'in ailesindeki delilikten bahseden sahneler eklenmiş.

    . uydurma ak divan ve kafilenin ayrıkvadi'den kaçışı sahneleri yok, cüceler tam da olması gerektiği üzere gönül rızasıyla ayrılıyor gibi gösterilmişler.

    . taşdevler'in çatışması lore'da olmasına tamamen çıkarılmış, sadece dağdaki zorlu yolculuk sahneleri bırakılmış.

    . bilbo'nun gollum'la olan "karanlıkta bilmeceler" faslı aynen korunmuş ki üçlemenin en iyi sahneleriydi zaten.

    . cücelerin goblinköyü'nde kovalandıkları fizik kurallarını alt üst eden ve yüzlerce metre uçuruma düştükleri sahneler yok; son köprüden sonra direk yamaçlara çıkmışlar gibi gösterilmiş, iyi de olmuş.

    . azog sadece, goblinköy'deki patırtıdan rahatsız olarak devriye atan bi ork müfrezesinin psikopat komutanı gibi ortaya çıkıyor. thorin'le saçmasapan yüzleşme sahnesi de yok. sonraları da yine, psikopat ork komutanı olarak takılmaya devam ediyor (aklıma helm's deep'te böğürerek hücum emri veren uruk'u getirdi).

    . kartallarla uçma sahnesi, ardıçkuşu'nun erebor'a varıp smaug`u uyandırdığı aşırı yapay cgi sahnesi kesilerek direk beorn'un gandalf tarafından kafileye tanıtılışına bağlanmış.

    . kafilenin neden bir hırsız aradığını gösteren ve kıvılcımtaşı'nın yedi cüce hanedanı için önemini anlatan bree prologu kesilmiş, bu anlatımlar direk erebor'daki diyaloglarla veriliyor.

    . bilbo'nun tek yüzük'le olan imtihanı ve örümcek kıyımından sonra duyduğu utanç aynen korunmuş, yüzük'ün tekinsizliği direk hissediliyor.

    . kafileyi ormanda örümceklerden tauriel kurtarmıyor zira tauriel yok; müfrezenin komutası, ismi verilmeyen legolas'ta. pudralı ve çökmüş legolas'ıysa dijital iyileştirme bile kurtaramamış; hala korkunç, hala tırt.

    . legolas gerekenden fazla görülmüyor, ismi verilmeyen orman elfi komutanı rolünde. thranduil'le olan baba oğul sahneleri direk şut. haliyle lego'nun karizma yine tavan.

    . aşırı cgi "ormandiyar konakları" bile göze hoş görünür hale gelmiş, bir lorien tadı var.

    . erebor prologundan derlenmiş birkaç sahne, thorin'in thranduil'i suçladığı sahneye fon olarak konmuş; lore'da yokken bunu sırf thranduil'le thorin arasında dramatizasyon yaratmak için kurguda tutmalarını beğenmedim. ekstra sahneler çekerek olması gereken doriath ve nargothrond arka planlarını ekleyemeyecekleri için "kadı kızı" muamelesi yaparak izledim o kısmı.

    . tauriel direk kesildiği için thranduil'e rapor verdiği ve legolas hakkında uyarıldığı, kili'yle yakınlık kurduğu ve legolas tarafından kıskanıldığı sahnelerin hiçbiri yok. kendisi sadece fıçı mekanizmasının açılma sesine gelen isimsiz elflerden biriymiş gibi görünüyor (kitapta da erkek mi kadın mı olduğu belirtilmeyen saray muhafızı karakterinin o sahnede belirdiği şekilde).

    . fıçılarla kaçış sahnesinde lore'da olmamasına rağmen bolg'un çeteleriyle su kapısına yaptığı baskın hala duruyor ancak bu, orman elflerinin uğraştığı tipik saldırılardan biriymiş gibi görünüyor; anlamsız fıçı aksiyonları ve tauriel'li sahnelerin hepsi şutlanmış. legolas yüzüklerin efendisi'ndeki elf vakarına olabildiğince yakın üslupta savaşıyor (şov sahneleri çıkarılınca haliyle). elfler legolas'ın tek atışı hariç sınırlarından kaçan orklara müdahale etmiyorlar ki "yalnızca hudutları koruma" anlayışlarına daha uygun bu.

    . ele geçirilen ateşperest ork ve sorgu sahnesi direk şut.

    . radagast ve dol guldur sahnelerinin hiçbiri yok.

    . gölkent'e girerken alfrid'in bard'a salça olduğu anlamsız sahneler yok. alfrid sadece gölkent reisi'nin konağındaki yalaka yardımcı gibi görünüyor (şükürler olsun).

    . cücelerin kasabaya sızış sekansları lore'a uygun hale getirilmiş, tuvaletten çıkarak falan değil balık fıçıları bard'ın evinin önünde boşaltılmış gibi görünerek giriyorlar mavnacının kulübesine.

    . erebor prologu, vadişehir lordu girion'dan ve windlance'le yaptığı atışlardan bahsedilirken kullanılmış; sahne acayip vurucu olmuş.

    . cüceler silah çalarken yakalanıyor, reis'le yüzleşmeye götürülüyor ve bard onlara küsüyor. lore'da böyle değil ama bu kısım yine dramatizasyon açısından korunmuş.

    . gereksiz gölkent sahnelerinin hepsi (bard'ın kehaneti, pazar yerindeki koşuşturmaca, kafilenin eksik yola çıkışı, bolg'un çetesinin ev baskını, legolas'la bolg çatışması, tauriel'in kili'yi iyileştirmesi vs) direk çıkartılmış.

    . bilbo'nun smaug'la olan sohbet faslı ve ejder hastalığı yüzünden çuvallayıp smaug'u gölkent'e yönlendirmesi de aynen korunmuş. gollum'la olan "karanlıkta bilmeceler" kısmından sonra tolkien büyüsünü bize en çok hissettiren ikinci sahneydi zaten bu.

    . smaug'u altına bulayarak öldürmek şeklindeki saçma cüce planı tamamen kesilmiş. haliyle erebor kapılarından altın saçarak çıktığı sahne plot hole gibi görünüyor (düzelti: smaug'un dökümhanelerdeki birikmiş altınları eritip kendi üzerine yağdırdığı bir sahne var, yani eriyik altının dökümhanelerden cümle kapısına kadar katılaşmaması haricinde bir sorun yok). orijinal versiyonundaki saçmalıklara nazaran kolayca yok sayılabilecek bir "altın smaug" göndermesi olarak saydım ben bunu.

    . "i am fire, i am death" dedikten sonra kesilmeyen smaug saldırısı tam olması gereken doyuruculukta görünüyor. kasabanın paniği ve yaşadıkları dehşet hissedilebiliyor. cgi iyileştirmesinin sahneye kattığı ihtişam muazzam.

    . bard'ın smaug'u, oğlunu kundak yaparak öldürmesi aynen korunmuş. yine ekstra sahneler koyarak bard'ı olması gereken "uzunyaylı muhafız komutanı" yapamayacakları için, ama bu kez makul bulunabilecek bir değişiklik.

    . alfrid sadece bard'ın kuyruğunda dolanan isimsiz yancı gibi görülüyor, the hobbit'in grima'sı yapılmaya çalışılmamış. böylece güç kimdeyse onun yanında olan kaypak imajı o kadar ile bırakılmış.

    . ejder hastalığı yüzünden thorin'in bir acayipleşip prenses misali göz süzdüğü sahnelerin çoğu gitmiş. yine de dağın içerisinde bir kimlik bunalımı yaşıyor.

    . gandalf'ın rhudaur'daki nazgul kabirlerini ziyaret edişi sahnesi de yok, sadece araya ne yaptığını göstermek için deli gibi at sürdüğü bir dört nala yardırış sahnesi koymuşlar.

    . cgi iyileştirmesi en çok elflere yaramış, thranduil falan bilgisayar imajı gibi değil gerçekten canlı bir aktör tarafından oynanmış gibi görünüyor (lee pace alınmasın).

    . tauriel ve legolas kesildiği için ışınlanarak gidip geldikleri gundabad sahneleri de yok.

    . cüceler ve elfler arasındaki extended'a konan efsane savaş sahnesi, kitaba uygun olması açısından direk kesilmiş. tam birbirlerine dalacakken orklar onlara dalıyor. yeryiyenler yok (onlar neydi öyle zaten), orklar direk tepelerin yamacından hücuma geçiyor.

    . cgi iyileştirmesi savaş sahnelerine de yaramış; kimin kime daldığı net olarak belli oluyor, gri zırhlar falan birbirine karışmıyor. saçma sahneler direk kesilmiş, komedi aksiyonu değil gerçek savaş izliyorsunuz.

    . vadişehir saldırısı; kentin en baştan haritada yanlış ve erebor'a çok yakın konumlandırılması, savaş planlarının da bu hatalı konuma göre şekillendirilmiş olması yüzünden kesilmemiş. bunu sevemedim. sırf bu saçmalık yüzünden erebor kitapta olduğu gibi çepeçevre kuşatılamıyor.

    . sırtlarında mancınık taşıyan ve sura kafa atarak gedik açan gereksiz troller yok, harry potter'dan kopyalanıp yapıştırılarak devasa çomaklarıyla ortama dalan devler de yok, arbaletli cüce arabalarıyla girilen çılgınca aksiyonlar da yok (dain hâlâ kafa atıyor tabi, o ayrı).

    . bir kaç atışta trol indiren, overpowered gölkent okçuları yok; hepsi efendice, olmaları gereken milis toplamalar şeklinde savaşırken gösterilmiş. vadişehir'deki inandırıcılığa aykırı tüm çatışmalar çıkarılmış. gölkentlilere komuta eden bard tam girion soyundan bir komutan gibi karizma görünüyor.

    . extended edition'dan bilbo'nun savaşa katıldığı sahneleri aralara montajlamışlar, "son filmde başrolün yeterince görünmemesi" kusuru ortadan kalkmış.

    . beyin yakan "altın salonda boğulan cüce" sahnesi yok, thorin olması gerektiği gibi vakarıyla dönüp hücum çağrısı yapıyor.

    . erebor cümle kapısına thorin'in çıkışından önce yapılan son ork hücumundaki "tek darbeyle ölen taarruz trolleri" yok. köprü kuran istihkam trolü ve zincirlerle yönetilen sakat trol de yok.

    . kuzguntepe'deki gereksiz tauriel ve legolas sahneleri falan hep kesilmiş (kuzguntepe'nin kendisi gereksiz, o ayrı). legolas'ın ne bolg'la dövüşü ne de yerçekimine meydan okuduğu sahneler kalmış, hepsi şut.

    . gundabad ordusunun gelişi, önceki savaş sahnelerinden yapılan kesintilerin aksine hiç kesilmeyerek daha uzun ve haliyle olması gereken önemde gösterilmiş. ayrıca gundabad ordusunu dağıtan komutan beorn'muş gibi görünecek şekilde radagast'ı kesip oralara daha fazla beorn aksiyon sahnesi katmışlar. sevdim bunu.

    . thranduil ve tauriel arasındaki gereksiz aşk konuşması vs hiçbiri yok. ırklararası aşk da yok haliyle. hatta tauriel hiç yok. böyle olunca gereksiz atraksiyonlara girmeyen ve sadece önemli anlarda görünen thranduil'in karizması elrond'a yakınsamış.

    . extended'dan thorin'in cenazesi, kıvılcımtaşı'nın akıbeti ve dain'in dağaltı kralı ilan edildiği sahneler eklenmiş; finali toparlanmış üçlemenin.

    . bilbo'nun vedası; extended'dan eklenen sahnelerde hüznünün gösterilmesi, kafilenin hayatta kalanlarının onu uğurlaması ve bilbo'nun onları davet etmesiyleçok daha manidar olmuş.

    . istisnasız tüm karakterler, şov işi süprüntü sahneleri çıkarıldığı için daha olmuş görünüyorlar. bilhassa dain, thranduil ve beorn hak ettikleri karizmaya fazlasıyla kavuşmuşlar.

    yapımcılar the hobbit isimli tek film halinde bu versiyonu oynatsalar seri daha çok gişe yapardı, film yukarıdaki düzeltmelerle tam benim istediğim "fantastic stealth-action" kıvamına getirilmiş, ben the hobbit'i böyle hatırlamayı kabul ederim. tam indirip arşivlemelik.

    iyi ki ciddiye alıp indirmişim :)

    gözden kaçanlar için yanıltıcı bilgilendirme olmaması açısından, edisyon ekibinin filmlerde yaptığı değişikliklerin sıralı tam listeleri:

    an unexpected journey düzeltmeleri
    the desolation of smaug düzeltmeleri
    battle of five armies düzeltmeleri

    edit: film edisyon linkleri ve acele yazımdan kaynaklı dikte-imla düzeltileri.
  • içinde 1542 kere karanlık sıfatının yer aldığı kitaptır. filmi yapılırsa, bir bok göremeyeceğiz muhtemelen.
  • adı lazım olmayan bir hastanede çalışırkene bendeniz, yine adı lazım olmayan ama soyadı hobikoğlu olan bir doktorumuzu, hastanın "burda hobit midir nedir bir doktor vardı" şeklinde bir tarifle sorması ve bizim gülmekten masaların altına düşmemiz enterasan bir fıkradır benim için.bunun en can alıcı yeri ise doktorumuzun boyca 2 metreye yakın olmasıdır.
  • ilk filmin vizyona girmesine az bir zaman kala tekrar okuduğum kitap.

    peter jackson hiçbir zaman 6 yaşından beri tolkien okuyan, orta dünya külliyatını hatmetmiş, sanatsal film, kült yapım, yarınlara kalacak eser falan dendiğinde de zevkten ayılıp bayılan kesime yaranamamış, bu entelektüel ve didesinden "tolkien fanı" kesim tarafından yüzüklerin efendisi üçlemesini rezil kepaze etmekle suçlanmıştır hep. dışarıdan saygı duyup içimden saydırdığım tipler yani.

    biz sonradan görme yüzüklerin efendisi fanları ise filmi gördükten sonra kitapları okuduğumuz üzere kitaba bazen sadık kalmayan pj'i ve filmlerini bu kusuruna rağmen severiz, çünkü bizi tolkien gibi bir dahi ile o tanıştırmıştır.

    şimdilerde de the hobbit kitabını sinemaya aktarırken bu işi üçleme olarak yapmaya karar vermesi üzerine bir taraftan tolkien fanları kaynaklı şimşekleri üzerine çekmiştir, bir taraftan da az evvel biz diye bahsettiğim kesimi havalara uçurmuştur.

    elit kesim "o kitaptan iki film bile çıkmaz maddi kaygılarla uzatacaklar filmi, mahvedecek yine peter jackson, kıçından hikaye uyduracak, yap en sanatsalından ve en kitaba sadık olanından tek bir film, kendinden hiçbir yorum ekleme, al sana kült yapım" demektedir.

    benim dahil olduğum kesim ise kitabın sinemaya iki film olarak aktarılacak olmasından gayet memnun, yeni bir orta dünya şölenine iştah ve sabırsızlıkla hazırlanırken, kitabın ek materyal ve hikayeler ile üçleme olarak çekileceği duyurulduktan sonra iyiden iyiye mest olmuştur. çünkü bu aylar boyu heyecanla bekleyecek, izlerken kendinden geçilecek bir film daha demek oluyor.

    kitaplara ve tolkien'e büyük bir saygı ve aşk duymakla beraber, üçüncü film ile birlikte kitapta birkaç cümle ile geçiştirilen dol guldur savaşını, ak divanı, witch king'in kuyutorman'dan sürülmesini daha nice hikayeyi görebilecek olmak da gayet sevindirmiştir şahsımı.

    kitap kısa, iki film bile zor çıkar ondan deniyor ama kitap kısa bir masal olmasına rağmen hikaye gayet de altı doldurulabilir bir nitelikte. en basitinden birkaç sayfa ile betimlenen savaşın ya da birkaçı dışında tek kelime dahi etmeyen ve sadece isimlerine yer verilen cücelerin ne kadar detaylandırmaya ve kişilik kazandırmaya musait olduğunu tartışmaya dahi gerek yok. goblinleri, örümcekleri, kartalları, trolleri, beorn'u, kuyutorman elfleri, uzungöl kasabası, bard'ı, smaug'u aklıma gelen gelmeyen her şeyi ile bir derya var aslında kitapta.

    ve ben tamamen farklı ve tolkien eserlerine taban tabana zıt bir hikaye anlatılmadığı sürece bunları izlemekten büyük keyif alacağım ve 10 film de çekilse zevkle gidip para kazandıracağım yapımcılarına.

    bu kez de biz mantıksız davranalım, romantik takılalım, pj önümüze ne dayarsa tüketelim ağzımızdan salyalar aka aka. sen her yeni ve ultra innovative, tasarım harikası, yüzyılın buluşu apple ürünü için gün sayıp apple storelar önünde kamp kurarken, sadece o meşhur logoyu taşıması aslında sadece minik yenilikler için elindeki telefonu bilgisayarı kaldırıp atmana vea bin liraları göz kırpmadan o yeni ürün için bayılmana yetiyorsa, peter jackson ürünü orta dünya filmlerine birkaç sinema bileti kadar para verecek olmak ve bu esnada büyük bir heyecan, tutku ve merak ile yeni filmi beklemek ve izlerken de orgazm olmak da benim hakkım arkadaş.

    nolur git başka yapımları o engin sinema kültür ve birikimin ile eleştir, maddi kaygı gütmüş de, sanatsal değil de evinim devinim de imgelem simgelem de eleştir yerden yere vur. ama yıllardır beklediğim filme dakika bir gol bir salça olma güzel ve entel kardeşim. çoğu kişinin belirttiği gibi çıkıp sadece muhabbet etse otursa yürüse filme gişe rekoru kırdıracak karakterler mevcut bu filmde ve hikaye bu noktaya gelene kadar 72 film çekilecek materyal var elde.
  • 3 film olarak beyaz perdeye aktarılacak fantastik kitaptır ve bu yönüyle aylardır yeni zelanda dağlarında on binlerce ton malzemeyle götünden ter akan peter jackson ile saatlerdir oturduğu yerde götü terlemiş insanları karşı karşıya getirmiştir.
  • ilk okuduğumda bilbo'nun yüzüğü* bulmasından sonra başka yüzükler de bulup yüzüklerin efendisi olacağını düşündüğüm kitap*. lakin gerçeklerin öyle olmadığını yüzüklerin efendisini okurken anladım.
  • yuzuklerin efendisi bir numara ise hobbit de iki numaradir.yuzuklerin efendisi biteli beri orta dunyayi ozlemisikte haberimiz yokmus, gercekten muhtesem bir yapim,
    sozum sarumana daha ozamandan ibne olacagin belli imis.
  • abimin kitaplığında yüzüklerin efendisi tek cilt(kocaman yeşil tuğla), benim kitaplığımda ise hobbit var. az önce ikisini yan yana koyup baktım. yazı puntoları, sayfa boyutları, sayfa yerleştirmeleri vb derken, yüzüklerin efendisi'nin 1 sayfası, hobbit'in 2 sayfasına tekabül ediyor. hobbit yaklaşık 400 sayfa, yüzüklerin efendisi ise yaklaşık 1000 sayfa. ama bu "1 sayfa/2 sayfa" olayını işin içine katınca yüzüklerin efendisi hobbit'e kıyasla oluyor mu sana 2000 sayfa...

    1/5 oran var yani net bir şekilde. gerçi bilmiyorum şu anda, hobbit'in her filmi kaçar dakika olacak. yüzüklerin efendisi gibi sırasıyla 178-179-201 dakikalık değil de, daha insani sürelerde (misal 90 dakikalık) filmler olacaksa; 400 sayfadan 3 film çıkması mantıklı karşılanabilir. ha zira şimdi baktım, 166 dakika olacakmış ilk film. burada sıçıyor benim mantık haliyle.

    --- kendi götümden, aynı zamanda kitaptan spoiler ---

    filmlerin isimlerine tek tek baktığımızda -(bkz: the hobbit an unexpected journey), (bkz: the hobbit the desolation of smaug), (bkz: there and back again)-, özellikle ikinci film sayesinde, hangi filmde neler olacağına dair fikir edinebiliyoruz.

    ilk film - kitaptaki 1-6 arası bölümleri konu edinecek. cüceler, bilbo ve gandalf kartallar sayesinde goblinler ve kurtlardan kurtulacak, film bitecek. zira baktım, ilk filmde gollum varmış. gollum kitabın 5. bölümünde var, 6. bölüm de ilk filme güzel final yapar diye düşündüm.

    ikinci film - kitaptaki 7-14 bölümleri konu edecek. bard okuyla smaug'u öldürecek, film bitecek. "desolation of smaug"u "smaug'dan arda kalanlar" filan diye yorumladım ama, emin de değilim. bambaşka bir çeviriyle 7-14 değil de 7-13 olabilir.

    üçüncü film - kitaptaki 15-19 bölümleri konu edecek. yani esas savaş burada olacak ve seri bitecek. ikinci filmin sonundan emin olamadığım için, bunun da başından pek emin olamıyorum. zira ilk filme 6, ikinci filme 8 bölüm vermişken; üçüncü filmin 5 bölümden ibaret olması mantıksız geliyor. gerçi bölüm sayısının azlığını, esas savaşa abanarak ekarte edebilirler.

    filmlerin oyuncu kadrosuna şöyle bir bakınca karakter bölümlerinde saruman, galadriel, old bilbo, frodo, legolas gibi isimler çarptı gözüme. ki bunlar yüzüklerin efendisi'nden bildiğimiz, ancak hobbit'te hiç adı geçmeyen karakterler. bundan da çıkardığım anlam şu ki ; kitapta olmayan karakterler, kitapta olmayan sahnelerde kullanılacak. uzunluk olarak ilk seriden geri kalmayan 3 ayrı filme sahne yetiştirmek anca böyle yapılır yani.

    ---kendi götümden, aynı zamanda kitaptan spoiler ---

    bu kadar yazdım, bakalım göreceğim 14 aralıkta. ilk gün olmazsa da en geç 20 aralıkta. kitabı da yanıma alacağım ki göreyim nerede bitiyor
  • oradaydik ve simdi buradayiz gibi bir cumle ile dunyayi degistiren, endustriye, metale, betona, asiri insan nufusuna doymus ve hizla cehenneme benzeyen yeryuzunde bir nefeslik de olsa hayaller kurmamiza olanak saglayan kitabinin yaninda bir de cok eski, antika mi antika bir text adventure oyunu vardir commodore 64 icin cikmis.

    yapim yili 1982, bilgisayar da commodore 64 oldugu icin tahmin edebileceginiz uzere oyunun yuzde doksani hayal gucunde gecer. geri kalan kismi bir kac satirlik hikaye anlatimi ve bir kac tanesi o devasa 5.25'lik disketleri doldurmaya yeten 2-3 resimden ibarettir.

    ama buna ragmen her eski oyun gibi oynamasi zevkli, ve daha bugune kadar hala daha benzeri yapilamamis "orta dunya ile tam etkilesimde olmak" hissiyatini verebilen bir acayip oyundur. boz haci gandalf ile rivendell'de ortamlara akabilir, shire'da takilabilirsiniz (anlatimdaki lackaliga bak).

    bu oyunun en onemli ozelligi ise dunyadan bihaber bir toplumun bir nesline the hobbit ve dolayisiyla j. r. r. tolkien efsanelerini tanitmis olmasidir.

    tabii oyunun korsan versiyonlarinin zirt pirt takildigini, belli bir bolumden sonrasina gecilemedigini anlatmaya gerek gormuyorum zira bu oyuna bulasmis herkes hatirlar o meshum rivendell bolumunu.

    su daha cok para kazanmak icin icine edilmis ve adi bir aksiyon filmi haline cevrilmis ve butun felsefesinin irzina gecilmis adini bile anmaktan tiksindigim filmimsiler sebebiyle eski bir ani olan bu oyunu hatirlamak ve yazmak boynumun borcuydu.

    (bkz: #48084046)

    yalniz su dunyanin haline bakiyorum da; oradaydik ve keske orada kalsaydik.
  • çağan ırmak çekerse herkes ağlar. gandalf bilbo'ya, beorn smaug'a aşık olur ama kavuşamaz.