şükela:  tümü | bugün
  • showoff adlı şu anda dağılmış olan newschool punk grubunun vokalisti chris envy'nin 2002 yılında kurduğu chicagolu grup...debut albümleri $10'a web sitelerinde satılıor.
    http://www.theholidaymusic.com/
  • başrollerinde cameron diaz, kate winslet, jude law ve jack blackin olduğu romantik komedi. aşk hayatları kötü giden farklı ülkelerden iki genç kadın, tatil için evlerini değiştirmeye karar verirler ve olaylar gelişir. yönetmeni something s gotta give ve what women wanttan tanıdığımız nancy meyers olan film amerikada 8 aralıkta gösterime giricek.
  • benim gibi romantik komedi filmi özlemi çekenlerin, afişini görür görmez havalara uçtuğu, gelsede gitsek dediği film. afişinin something s gotta give i fazlasıyla andırdığı gözümden kaçmadı.*
  • dudak uçuklatan oyuncularıyla gişeye göz kırpan ve türkiye de ocak ayında gösterime girecek olan film.
  • salya sumuk aglarken bir anda kahkaha attiran, sonra aglatmaya devam eden..
    romantik komedinin tanimi.
  • love actually'nin bir kademe altinda olan, yine de basarili, yine de hem keyifli hem huzunlu film efendim.

    jude law, kate winslet, jack black ve hatta (evet arkadasim, belki de ilk defa) cameron diaz cok basarili performanslar sergilemisler...

    (bkz: sevgilisi olmayip romantik komedi izleyen erkek)

    (bkz: cok yalnizim be sozluk)

    pesin edit

    (bkz: erkek adamin erkek sevgilisi olmaz)
  • izletirken de guldururken de dusundurmeyen film. kate winslet icin gorulmesi gerekir. ingiltere ingiltere olali boyle koy muamelesi gormemistir. hos zaman gecirmek icin ideal bir film. yaniniza kiz ya da erkek arkadasinizi ya da esinizi alip oyle gidin, romantizm yuklu dakikalar icin guzel bir firsat olacaktir.
  • kate winslet in guzelliginin yani sira artik yaslanmakda oldugunu, cameron diaz in berbat denebilecek mimiklerini, jude law in muthis yakisikliligini ve jack black in sevimliligini seyirciye bariz bir sekilde gosteren izlenilebilinir pazar aksami filmi. ayni zamanada sinemadan ciktikdan sonra ingiltereyi gelismemis bi kasaba, amerikayi da dunyanin merkezi seklinde dusunebilmenizi saglayabilir. hep boyle oluyorsa ben de evimi degistirmek istiyorum.
  • jude law'ın yakışıklılığının filme damgasını vurduğunu gözlediğimiz filmdir. bir de insanın içine aşk heyecanı taşıyor bu film. aşık olduğu kişinin başkasına aşık olduğunu öğrendiğinde insanın kendisini ne kadar ezik ve değersiz hissettiğini ve bundan kurtulmanın ne kadar zor olduğunu anlatmaya çalışırken ayrıca aşkın her an heryerde insanın karşısına çıkabileciğini de anlatan film. bir pazar akşamı izlenmesi sinirleri sakinleştirmek için iyidir, ama çok büyük umutlarla gitmeyin.
  • güldürürken düşündürmeyen bir film olduğuna katılmak zor, bakınız neler düşündürdü:

    1. jude law'un nesinin bu kadar cazip olabileceğini bugüe kadar merak eden kadınlara "ahanda işte!" şeklinde gözüne sokarcasına cevap verilmiş. üstelik verilen rolle de etkisi iki katına çıkarılmış.
    2. amerikalı kadın dediğin sarışın olur.
    3. yanlış ve mutsuz bir ilişkinin acısını atmak için tek yol yeni ve başarılı bir ilişki midir? hemen yenisini bulamayanlar bunalıma gark olmakta haklı mıdır yani? romantik komedilerde evet!
    4. para, para ve para bunalımdan çıkarken çok önemli bir ilaçtır.
    5. jack black'ten başka bir yakışıklı değil ama sempatik bulunamaz mıydı? bazı hareketlerindeki iticilik, romantizme kapılmayı engelleyebiliyor.

    tüm bunların yanında, seyretmesi hoş bir film olmuş. hiç kötü sürpriz yok, herşey son derece iç rahatlatıcı ve beklediğimiz gibi gelişiyor. filmlerde mekan/dekor incelemeyi sevenlere de birebir.