şükela:  tümü | bugün
  • ebola hakkında yazılmış bir gerçek romandır, afrika kıtasında ortaya çıkan marburg, ebola sudan, ebola zaire ve ebola reston salgınlarının yaşandığı zamanların hikayesini anlatır. bütün bu hastalıkların çıkış noktası bilim adamlarının en çok kafasına takılan problemlerden biridir. bu virüs avcılarının kendilerini riske atarak yaptıkları arazi araştırmaları ve de salgınların detayları ile örülmüştür.
  • yönetmenliğini ridley scott'ın yapacağı mini dizi.
    http://www.imdb.com/…e/tt4131818/?ref_=nm_flmg_dr_1
  • ebola ve marburg ile ilgili bazı semptomların hikayeyi dramatize etmek için abartıldığı (mesela bir insanın "erimesi"), ama onun dışında gayet sürükleyici olan roman.
  • national geographic tarafından kitaptan uyarlanmış 6 bölümlük dizi.
  • oldukça iyi iki bölümünü izlediğim dizidir, gayet sürükleyici, şimdilik senaryosu delik deşik değil.
  • dizinin başında "based on a true story" tarzı bir şey yazdı yanlış görmediysem.

    --- spoiler ---

    gerçekten o gözlüklü kişi var mı ve varsa gerçekten bu şekilde, karintinaya düşmemek için şerefsizlik yapıyor mu? bilen biri bilgilendirirse güzel olur.

    --- spoiler ---

    bir de, yıllar sonra, scrubs'da izlediğim ve çok beğendiğim julianna margulies'i görmek harika oldu.

    edit: --- spoiler ---

    güzel bir mini series oldu. finalin sonunda verilen bilgiler de harikaydı. protokollerin ve eylem planlarının ne kadar önemli olduğunu da göstermiş oldu. bu sadece bu tür salgın durumları için değil, hayatın her yerinde önemli. yangın, gaz kaçağı vs. her şey için geçerli.

    tek eleştirebileceğim ama onda da haklı mıyım haksız mıyım ben bile bilmiyorum, dizinin vermiş olduğu amerika birleşik devletleri vatanseverliği hissi. sonuçta dizileri dünyanın her yerinden insanlar izliyor. ama tabii aynı zamanda, dizi abd'de yapıldı ve orada gerçekleşen bir olayı anlatıyor. güzeldi yani sonuçta. 8/10.

    --- spoiler ---
  • resmen gerildim.
  • hem eğitici hem de sürükleyici bir netgeo mini-dizisi.*

    ebola hakkında bir sürü şey öğrenebileceğiniz bir yapım; on binlerce insanı öldürdüğü, yakalandığınız takdirde %90'a varan hakkın rahmetine kavuşturma oranı, hala tedavisinin mümkün olmadığı, maymuna binip gelmesi gibi.

    ayrıca benim gibi hobi düzeyinde tıbba ilgisi olan arkadaşlar için zaire ebolası'na dair daha teknik detaylar; rna'ya bağlanan bir filovirus olduğu, çoban değneği şeklinde resmedildiği, membağının zaire'de olduğu, 21 güne kadar kuluçka süresi olabildiği gibi. bir de dizide "ebola zaiir" diye karizmatik bir şekilde telaffuzu var meretin. yetmedi ise

    son olarak kadrosunda got'tan sir davos olarak hatırladığımız liam cunningham, dr. house'un büzükdeşi dr. wilson, "ulan ben bu karıyı bir yerden çıkaracam ama" dediğiniz julianna margulies** oynuyor. kadrosu sağlam, dizi sürükleyici lakin final bölümü biraz tırt, fazla didaktik gibi.
  • gerçekten ebola deney hayvanları aracılığıyla, abd'yi titretmiştir. büyük ihtimalle 2 sezon filipinler'de yaşanana benzer bir olayı işleyebilir. dizinin en güzel kısmı sadece ebolanın yarattığı biyolojik tehlikeyi değil, salgının insanların karanlık taraflarını nasıl tetikleyeceğini de işleyecek olmasıdır.
  • gerçek bir hikayeyi anlatan film ve dizileri hep sevmişimdir. özel bir ilgim var. bunun sebebi, gerçek hayatın sinemadan daha korkunç olduğuna inanmamdır. filmler ya da diziler, gerçek hayatın yaratıcılığına asla ulaşamazlar. the hot zone da bu yaratıcılığın en güzel örneklerinden biri. size, görülmeyen ama herkesin adını duyduğunda ya da varlığını hissettiğinde ölümüne korktuğu bir film ya da dizi izliyorum desem, aklınıza ilk ne gelirdi? büyük ihtimal fantastik bir düşünceniz olurdu. hiç de fantastik değil; hatta hayatımızın bir parçası. konumuz: ebola.

    dizinin analizi/eleştirisi içim: tıktık

    --- spoiler ---

    kısaca dizimizin konusuna değinelim… ebola, 1976 senesinde keşfedilmiş bir hastalık. adını kongo ülkesindeki ebola nehrinden alır. alien filmlerini aratmayan bir hikayesi vardır. varlığı, insanlıkla yaşıt olan bu hastalık, afrika kıtası sınırlarında saklanan bir yaratıktan farksızdır. yakaladığı canlıyı birkaç gün içerisinde kesinlikle öldürür. 2019 dünyasında hala ilacı yoktur; ortaya çıktığı zaman kontrol altına alınamazsa ölü sayısı kısa süre içerisinde 3 rakama çıkar. dizi, ebolanın maymunlar vasıtasıyla amerika’ya gelmesi ve olası bir kıyamet hikayesinin başlamadan engellenmesini anlatıyor.

    genellikle afrika kıtasında görünen bu hastalığın milyonlarca insanın birbiri ile temas içerisinde yaşadığı bir ülkeye gelmesi demek, birkaç hafta içerisinde bir şehrin tamamen ölmesi demektir. dizi, bu cümlemin altını muhteşem bir gerilim ile doldurmayı başarıyor. gözükmeyen bu düşmanın oluşturduğu gerilim ve verdikleri mücadele, dedektiflik hikayesi, askeri hareketlilik 6 bölümün su gibi akmasına sebep oluyor. ara ara da ebola’nın ilk keşfedildiği dönem olan 1976’ya yolculuklar yaparak oluşan korkunun pekişmesi sağlanıyor.

    yapımcılığını national geographic’in yaptığı dizinin oyuncu kadrosunda juliana margulies, noah emmerich ve özellikle game of thrones’tan hatırlayacağımız liam cunnigham yer alıyor. dizi, hikayenin akmasına izin veren bir çekim temposuna sahip. oyuncular da harika bir iş çıkarıyor ki gerilimin boyutlarını oyucuların oyunculuklarından anlıyoruz. özellikle afrika sahnelerinin oldukça başarılı olduğu dizi, benim gibi gerçek hikayeleri sevenler için bire bir. keza ebola virüsünün gerçekleri ile karşılaşmak ve bilgilenmek adına da güzel bir dizi. aynı şekilde amerika’nın tehlikeli hastalıklar biriminin nasıl çalıştığını, dizinin adını nereden aldığını da öğrenebilirsiniz.

    sinema ya da televizyon her zaman kurmaca değildir. alien ya da prometheus ne kadar güzel hikayeler olsa da hayatın kendisi de onlar kadar korkunç varlıklarla doludur. diziyi bitirdiğinizde bu düşünceme büyük ihtimal siz de katılacaksınız.

    --- spoiler ---