şükela:  tümü | bugün
  • film müziklerini hans zimmer yapmistir.
  • glenn close'un az görünmesine rağmen akıllarda yer eden bir oyunculuk gösterdiği film. oyuncu kadrosu da çok az filme nasip olacak kadar yıldız oyuncuyu barındırıyor. sonuna kadar sıkılmadan izlenen dönem filmlerinden.
    ayrıntılı bilgi için; http://www.imdb.com/title/tt0107151/
  • vcd'si artık nihayet real'de satılan muhteşem film.
  • yahu rezil bir film.. rezil!
    rezil çünkü ayıp bu kadroya, bu hikayeye.. romanı hiç etmiş, resmen hem! hani vardır ya herşeyi bir anda vermek istersin, tüm derinliğini kaybedersin, sığlıkta salınan bir sürü-n olur.. öyle olmuş..

    düşten gerçeğe geçememiş işte- uyarlanamamış, resmen, o yoğunluğu verememiş.. ne olmuş biliyor musun*:
    elinde güçleri ile polislere buldurduğu annesinin kafası, doğum yapmaya koşan psişik yenge ile ona aşık olan görümcesinin muhafazakar partiden senatör adayı olan toprak ağası abisinden doğan, küçüklüğünden beri kahyanın devrimci oğluna aşık ve ondan çocuk sahibi olan, askeri darbe zamanı hem düşünceleri hem de aslında babasının büyük teyzesine aşık olduğu zamanlardan sahip olduğu çalışma azmi ve sonrası zalimliği ile çiftliğini yönetirken, yeni toprak ağası olduğu zamanlarda tecavüz ettiği bir köylü kızından olma ve hiçbir zaman kabul etmediği oğlunun (bir nevi abi) intikam duygusu ve sapıklığı yüzünden türlü işkencelere maruz kalan, en fazla 19 gösterip 7 yaşında çocuğu olan kızı...
    yea, öeeeh be.. ama bu abi, içine etmişsiniz kitabın, sıçmışsınız hikayeye, oyuncuların elinden ne gelir..

    bi dur, sakin sakin, ver bana, ben hikayene katılmak için geldim.. ruhlar eviymiş.. ne ruhu, ruh mu bırakmışsınız.. oyuncuların, romanın hatırına bile izlenmeye değmezdi be..
    kızdım lan bak yazarken.. terbiyesizler!
  • isabel allende'nin etkileyici romanıdır. aynı adla sinemaya uyarlanmıştır. romanda geçen yıllar nesilden nesile kadınların gözünden anlatılırken, filmde jeremy irons'ın da etkisiyle erkekler ön plana geçmiştir. romanı çok sevenlerin filmde hayal kırıklığı yaşamaları biraz da bundan kaynaklanır. oysa ikisi de ayrı ayrı değerlendirilmeli, keyfine varılmalıdır.
  • jaime ve nicholas dayilarin ve alba'nin hikayesini icermedigi, daha da onemlisi şili'nin hikayesini anlatmadigi icin olmamis filmdir. etkilenmek isteyenler kitabi okusunlar, filmi de isterlerse izlesinler. ancak kitabi okuduktan sonra filmden etkilenmek imkansiz bunu da bilsinler.
  • filmi kitabı okumadan önce izleyerek hayatımı kaydırdım.

    çocukluk yıllarımda izlediğim bu filmde özellikle winona ryder'ın işkence görüp hücrede tek başına ağladığı bir sahnede karanlıkların içinden yavaşça annesinin geldiği sahne, bugün bu halde olmama en önemli sebeplerden biridir.

    bana kalırsa çok güçlü bir oyunculuk ve muhteşem bir film kadrosudur. sadece bir kez izlememe rağmen bugün hala hatırlıyorum ve jeremy irons'a karşı platonik, vincent gallo'ya karşı sapkın bir aşk besliyorum.
  • "olaylar arasında bir bağlantı vardır" sözü aklımda kalan filmdir. estaban rolündeki jeromy irons da ikincisidir.
    "ne olursa olsun insan pişman olmayı bilmelidir. çünkü hiçbirşey için geç değildir, ölüm kapıda olsa bile..."
  • sanırım isminin yarattığı önyargıya kurban gitmiş kaliteli , seyirlik bir film.
    filmin içine gayet seyrek serpiştirilmiş ve dozu asla aşmamış metafizik unsurları görmezden gelirsek gayet başarılı bir politik-dram-romans türü yapım olduğunu düşünüyorum.
  • romani okuyanlar icin rezil gelebilir belki ama yine de filme haksizlik yapildigini dusunuyorum. birkac nesilin ve cok farkli olaylarin anlatilmaya calisildigi bir senaryoyu epey basarili filme aktarmislar. aslinda beni tek rahatsiz eden sey filmdeki estaban, ferula gibi karakterlerin karmasik ve degisken yapilari yaninda ana karakter olan clara ve kizi blanca`nin duzlugu oldu.
hesabın var mı? giriş yap