şükela:  tümü | bugün
  • neocoregames tarafından yapılan ve 22 mayıs 2013 tarihinde piyasaya sürülecek olan bir rpg oyunu.

    15 dolara şimdiden alıp kapalı betaya katılınabilir; ben daha denemiş değilim. bu fiyata denemeye değer gibi duruyor. 1 saatlik ve devamı olan oynanış videosu için:

    http://www.youtube.com/watch?v=y-xmvfpxftq
  • diablo 3'ten asagi kalir hicbir yani yok. 4-pack satisa konsa direkt alirdim indirimli falan. yalniz sadece van helsing oynayabilmeniz, ve 4-pack satmamasi can sikici.

    gameplay gayet iyi duruyor ama.
  • genel olarak çok başarılı bir a-rpg. hatta son dönemdeki a-rpgler içinde başa oynar rahatça. gameplay, questler, item çeşitliliği, diyaloglar falan çok güzel hazırlanmış. oyun, vaat ettiği dünya'yı güzel yansıtmış. oyun klasik ortaçağ gibi başlayıp, o döneme göre steam-punk hale geliyor, kesinlikle güzel.

    skill ağacı da ilginç. ancak biraz kısıtlı. temel olarak (hemen her oyunda olduğu gibi) melee, ranger ve spellcaster olarak tercihler yapılabiliniyor. companion da güzel düşünülmüş. statlarını, skillerini ve davranışlarını biz belirleyebiliyoruz. oyun içinde enchanting ve crafting mevcut. crafting sağdan soldan malzeme toplayıp bi' şey üretme üzerine değil, kullanmadığınız 3 adet item'dan (rarity'si aynı olmak kaydıyla) yeni bir item elde etme üzerine kurulu. ancak bazı detayları var ve bunlar da güzel. gem olarak düşünülebilecek essence kavramı var ve bunlar da kendi içlerinde güçlendirilip, craft edilebiliniyor.

    şu an için en kötü tarafı single playerda oyunda farming falan yok. hikayeyi oynuyorsunuz ve oyun bitiyor. "dur aman şurayı bir daha yapayım, şu bossu farmlayayım" gibi durumlar maalesef yok. mob respawn ve area reset yok. online oyunda ise bunlar mevcut. parti ile birlikte farming yapabiliyorsunuz. ancak single player karakteriniz ile online oyunlara giremiyorsunuz. her ikisi ayrı olmak zorunda. single player'da save dosyaları kendi bilgisayarınızda tutulurken, online oyunlardaki karakterleriniz steam cloud üzerinde duruyor (cheat vs. korumalar için). ancak ileride single player'a da replayability gelecek dendi. lvl cap 30 ve zaten oyunu bitirdiğinizde de 29-30 olmuş oluyorsunuz.

    oyun trilogy olarak planlanmış ve 6 ay sonra ikinci, bundan bi' 6 ay sonra da üçüncü oyun gelecek.

    canı hala a-repglerden sıkılmamış olanlara şiddetle tavsiye ederim.
  • senenin sürpriz oyunlarından, türü sevenlerin kaçırmaması gerekli.
  • oyun görselleri "the witcher"ı anımsatıyor. deneyip görmek lazım.
  • şahsıma kısa gibi gelen oyun. tadi damakta kalıveriyor ve oha bitti nidasıyla bitiveriyor. a-rpg sevmeyen birisi bile rahatlıkla keyif alarak bitirebilir.
  • iyi bir arpg. physical ranged bir karakter oluşturduysanız bazı bölümlerde kitingte baya sorun yaşayabiliyorsunuz. onun dışında hedefleme ve hedefte kalma konusunda alışana kadar saç baş yoldurtabiliyor. popüler kültürden baya nasiplenmiş, otostopçunun galaksi rehberi, monty python, excalibur vb birçok esere bolca referans var. yanınıza verdiği katarina isimli companion çok şeker. inventory'de 1 milyon+ altınla gezerken bir dilenciye 50 altın verdiğinizde "onla bana giysi alırdık :(" diyebilen, hayalet olmasına aldırmadan "bence sen çok tatlısın" şeklinde yazışlara girişen bir gadın.

    crafting'i beğenmedim, son seviyede bile işe yarar bişi çıktığı nadir olan bir sistem. gamble var, çok iyi. ama asıl para tuzağı enchantmentlar. istediğiniz enchantmentı denk getirmek için uğraşırken kendinizi donu satıcıya bırakmış buluveriyorsunuz. item konusu da sıkıntılı. koskoca oyun boyunca 1(bir) adet set eşyası düşmesiyle *, bunun üstüne bir de oyunda farm imkanı olmamasıyla zevkinden çok şey götürüyor.
  • kötü oyun. konu da dandik, oyananabilirlik de dandik, herşey dandik. benim kafa kağıdım eskimeye başladı tabii biraz, ufak ufak yaşlanmanın getirdiği bir burun kıvırma da olabilir ama yani 10-20 yaratık koşarak etrafını sarsın. sağ elle fare tuşlarına saniyede on kez basmaya çalış. uzak-yakın saldırı arasında geçiş yap, kaç kaç kaç, dön saldır saldır saldır. adım başı angut bir yaratık sürüsünün arasında bul kendini. sonra ölürsen, para ver diril, kalanları öldür.

    boss fight esnasında ha bire kaç-dön-saldır, kaç-dön-saldır. bu kadar. her on metrede bir ortaya karışık yeni bir yaratık güruhu gelsin. fare tuşunu eskit, öl, diril, ilerle. yapmam gereken işlerden kaçmak için kendimi zorladım dayanayım diye ama olacak gibi değil. hakikaten bok gibi oyun. hoş, bu karakterin filmini de sevmem zaten. role playing falan da yok. esprili iki replik atılınca araya olmuyor. metin dosyasını açıp okurdum yeterdi o zaman.

    kafa çalıştırmak için bir şey yok, bilmece-bulmaca hak getire. quest listesi yok. kafana göre quest alıp sıralamak yok. ilmek ilmek açılan bir hikaye yok. öküz gibi haritalar ve küme küme yaratık sürüleri var. anca fare tuşlarına aban. oyunda yapılan tek şey gerçekten de bu. bir ara tuşlara basarken telefonumu kurcalıyordum bir yandan. bu türe baldur's gate, neverwinter nights'tan başlamış biri için eziyet yani.

    role playing değil, hack and slash olsaymış bari. o da değil. ne ulan bu? parmaklarınıza yazık. bir denemek lazım tabii, denemeden bilinmez.
  • ne yazık ki, sıradan oyun. gönül isterdi böyle ufak bir ekipten çok başarılı bir oyun çıksın, ortalığı yıksın. oynanabilirlik güzel, konsept bence güzel, yandaki hayalet hatun komik ama yetmiyor. çok bug var, bulmaca adına hiçbir şey yok, bosslar sıkıcı. şöyle güzel bir test edip, bol içerik getiren bir yama çıkarsalar da toparlasa.
  • grafikler hoş, sesler hoş
    ilk başladığınızda 1 saat kadar oldukça keyifli, özellikle minionunuzla aranızda geçen kısa diyaloglar. ama bir süre sonra oyun tekdüze oluyor. skiller oldukça yetersiz, aslında az değil ama çok tek duze. ama skill optimizasyonu hoş olmuş güzel bir fikir. dedigim gibi bir süre sonra oyun sıkmaya başlıyor, çünkü oyun boyunca mob kiteliyorsunuz. yinede oynamaya değer ama çokta bişey beklemeyin