şükela:  tümü | bugün
  • 2019 çıkışlı netflix yapımı the irishman filminin arkaplanını anlatan 23 dakikalık bir kesit. filmin oscarlı yönetmeni martin scorsese, oscarlı oyuncuları robert de niro, joe pesci ve al pacino loş bir ışıkla aydınlatılmış bir masa başında oturup filmleri hakkında konuşuyorlar.

    öyle bir ortam ki; de niro'ya bob deniyor, joe pesci al pacino'ya oyunculuğuyla ilgili espriler yapıyor falan. ve artık hepsi 70'lerini neredeyse devirmiş birer efsane. zaten bu film de martin scorsese ve robert de niro'nun (ve tabiki the godather gibi birçok başka yapımın da) 1970'lerde başlattığı italian crime families / mafioso kültürünün son noktası, adeta bir veda.

    film ayrıca 20.yüzyılın efsanelerinin 21. yüzyılın teknolojisiyle buluştuğu nokta. 23 dakikalık yapımda bunlardan da bahsediliyor ve 79 yaşındaki al pacino'nun nasıl da 50'lerine evrildiğini görüyoruz. daha da ötesi 76 yaşındaki de niro'yu ikinci dünya savaşında 20'li yaşlarındayken gördüğümüz bir sahne bile var filmde. bu yapım da bunların nasıl ortaya çıktığını kısaca scorsese ve oyuncuların ağzından açıklıyor.

    de niro ve scorsese'nin de çocukluk arkadaşı olduğunu, aynı mahallede büyümüş insanlar olduklarını bu yapımda öğrendim. kader herkese böyle dostluklar versin demekten başka bir şey de diyemiyor insan.

    filmi izlerken yakın zamanda bu efsane isimlerin ölüm haberlerini almaya başlayacak olmamız sürekli aklıma gelip durdu ve bir hüzün içerisinde izledim filmi... örneğin karakterler sinirlenirken (oyuncuların muhteşem performansına rağmen) yaşlarının gerektirdiği ateşi içlerinde taşıyamadıkları anlar oluyordu. özellikle de niro'nun market sahibini döverken zorlanması gerçekten iç burkan yöndendi. bir devir kapanıyor ve netflix sağ olsun bu filme böyle bir bütçe ayırarak bize bunu en iyi şekilde yansıttılar.

    elveda üstatlar... :')
  • kesinlikle irishman izledikten sonra üstüne cila niyetine izlenmesi şiddetle tavsiye olunan , keyifli sohbet.bitene kadar yüzümden tebessüm eksik olmadı.
  • filmin arka perdesini anlatan 23 dk lik söyleşi. oyuncuların birbirlerine duyduklari saygı hayranliği daha da katliyor. neden ustalar sorusunun kisa bir ozeti aslinda. izleyin
  • the irishman'den sonra hiç ara verilmeden izlenmesini tavsiye ettiğim sohbettir. sohbet o kadar keyifli ki kısacık süresi hevesinizi kursağınızda bırakıyor. tamam film kadar uzun olsun demiyorum da en azından şöyle 1-2 saat dinleyebilseydik babaları.

    filmden sonra izlenmesini önermemin sebebi filmdeki yeni çekim tekniklerinden, dijital efektlerden ve karakterlerden bahsetmeleri. bu sayede kafanızdaki bazı soru işaretleri yanıt buluyor diyebilirim. sohbetin en güzel tarafı ise herkesin olabildiğince doğal ve mütevazı davranması. hatta bir ara al pacino "dijital efekt ile oyunculuğum daha iyi hale gelebilir mi?" diyecek kadar mütevazı davranıyor ve diğerleri bununla dalga geçiyor. ne bir alınganlık seziyorsunuz ne de kibir. sadece bir araya gelen eski dostların tadına doyulmaz sohbeti, o kadar.
  • joe pesci'nin "cgi oyunculuğunu düzeltmez" diye al pacino'yla dalga geçmesi ve sarılmaları, robert amcanın cgi teknolojisi kariyerime 30 yıl ekledi demesi vs.

    babaların çok keyifli sohbetidir. bir devrin sonudur. göz doldurur. yüzde tebessüm bırakır.
  • acayip keyifli bir muhabbetleri var..

    ben bir yerde sesli güldüm.

    jimmy hoffa yani al pacino'nun tv'dde kennedy'e sinirlenip koltuktan kalktığı sahnede kamera arkasındakilerden biri martin scorsese'i çağırmış ve demiş ki "söyler misin al'a daha hızlı kalksın. zira 49 yaşındaki adam gibi kalkmıyor..." martin'de söylemeye çekinmiş ve "sen söyle" demiş.

    komik bir anekdot.

    izleyin...
  • izleyebileceğimiz bir link varsa yeşillendirin lütfen