*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • the offspring'in 'americana' albümünden bi şarkı.the faculty filminin soundtrack parçalarından biri aynı zamanda.

    when we were young the future was so bright
    the old neighborhood was so alive
    and every kid on the whole damn street
    was gonna make it big and not be beat

    now the neighborhood's cracked and torn
    the kids are grown up but their lives are worn
    how can one little street
    swallow so many lives

    chances thrown
    nothing's free
    longing for what used to be
    still it's hard
    hard to see
    fragile lives, shattered dreams

    jamie had a chance, well she really did
    instead she dropped out and had a couple of kids
    mark still lives at home cause he's got no job
    he just plays guitar and smokes a lot of pot

    jay committed suicide
    brandon od'd and died
    what the hell is going on
    the cruelest dream, reality
  • buffy adlı dizininde parçasıdır aynı zamanda.
  • şarkıda belirtilenlere benzer şekilde, bir zamanlar bizim mahallede de her çocuğun birer hayali vardı, hepsi büyüyünce büyük adamlar olacaktı, olmadı, olamadı.

    -küçüklüğünde mahallenin futbol virtüözü olan okan kasımpaşaspor altyapısına girdi, okulu bıraktı, iki sene önce
    yeni salihlispor maçında ayağı 4 yerinden kırılınca (defansa futbolcu yerine hayvan transfer etmişler) futbolu bıraktı. hala yürüyemiyor.

    -ferhat (yeni adıyla feryal) travesti oldu, harbiye semalarında ameliyat parasını çıkarmak için gece gündüz çalışıyor, en son polis baskınında memura jilet çekince nezaretlik olmuş, içeride mahkumlar tecavüz etmişler, öyle diyor.

    -gülsüm'ü 13 yaşında tavukçular kralı denen bir adamla evlendirdiler, koca dayağı ile yaşıyor, iki çocuğu oldu, biri kızamıktan öldü, ötekisi ise sabahtan akşama kadar tavukların arasında embesil olmakla meşgul.

    -cüneyt metalciliğe sardı, babası (emekli jandarma kurmay albay mehmet cevdet özkelle) caravan'ı basıp döve döve bunu alıp götürmüş en son, askere teslim etmiş diyorlar.

    -selin'i isviçreye okumaya gönderdiler, dönüşte yurda vücudunun çeşitli bölgelerinde 14,5 kg baz morfin sokmaya çalışırken yakalandı, paşakapısı kadın ceazevinde yatıyor.

    -gürkan bedava yoga meditasyon ayağıyla mürit kazanan uzakdoğu menşeyli bir tarikata girdi, tüm parasını tarikata bağışladı. kafayı kazıtıp turuncu kıyafetle gezdiği için cihangir'de magandaların saldırısına uğradı, baltalimanı kemik hastanesinde tedavi masraflarını ödeyemediği için kendisini rehin tutuyorlar.

    -zerrin moda tasarımı okudu, kokainman oldu. paris'de son tasarımlarının sergilendiği defile moda otoriteleri tarafından alaya alınıp tefe konulunca intihar etti. son mektubunda hepimizi suçluyordu. ailesi perişan.

    -yavuz ticarete atıldı, hazır yiyecek ithalatına başladı. müşterilerden biri gönderdiği altı kamyon malı kamyonlarla birlikte alıp iran'a kaçınca iflas etti. alacaklılardan fellik fellik saklanıyor, evine tehdit telefonları geliyormuş.

    -ergun arabalara merak saldı. babasına yalvar yakar bir peugeot 206 aldırıp modifiye etti ve bağdat caddesi'ne takılmaya başladı, alkollü halde muhtemelen başka bir zibidiyle sahilyolunda kapışırken kaza yaptı, kız arkadaşı feci şekilde can verdi, kendisi ise kazayı hafif sıyrıklarla atlattı, artık evden hiç çıkmıyor.

    -yavuzun kardeşi gürdal sarıyer-beşiktaş hattında minibüsçülüğe başladı, hat parasını aldığı tefeci yüzünden mafyayla başı derde girince iki topuğundan vurmuşlar. iyileşinceye kadar evde oturup kurtlar vadisi seyrediyor.

    bir tek amerika'da mahvolmuyor yani hayatlar, buraların dertleri bambaşka.
  • evergreen terrace'in oldukça saglam bir sekilde yorumladigi "the offspring" parçasi. tabii evergreen terrace versiyonu daha öfkeli ve daha bir karamsar olmus.
  • (bkz: the kids are alright) ve (bkz: the who)
  • bar ortamlarina güzel gaz veren vasatin üstü sevimli bir offspring sarkisi
  • surada guzel bir klibi gorulebilecek parca

    http://www.youtube.com/watch?v=8r6aeszv9bq

    (bkz: the lord of the rings)
  • the offspring'in en "tarz dışı" (diyeyim artık) şarkısı bence. biraz sert, biraz karamsar böyle.. klibi de sözlere cük oturur.
  • americana albümünün vasatlığı içinde (pay the man'i ayrı tutuyorum) güzel kalan parça. klibi de başarılıdır, pretty fly dediğimiz rezaletin yanında şeker gibi kalır.