şükela:  tümü | bugün
  • hotel ve vv takma adli iki muzisyen ve bir drum machine'den olusan garage grubu. muzik iyi olsa bile, bazi seyler insanin canini sikabiliyor. ingiliz mecmualari yine kayitsiz sartsiz teslimiyet icindeler. frank sinatra-nancy sinatra ve lou reed-patti smith benzetmeleri bunlarin satirlarina islemis. the raveonettes'den iki satir kelam getirmeyenler the kills'e bagliliklarini ispat icin siraya dizilmis. sanirim iki yil once, jack white tarafindan best newcomer ilan edilmislerdi. ayni studyolarda ve kuluplerde surtmenin sonucu olarak da white stripes tarafindan the kills'e hep arka cikildi. jesus and mary chain benzetmeleri ise soz konusu mecmualarin eskiye donuk hislenmelerinden kaynaklaniyor bana kalirsa. nihai noktada iyi grup ve takibinde olmak lazim.
  • gecen gun bir canli performanslarina rastladim, biraz surpriz oldu gerci. iyi hos cocuklar. kendilerini fazla ciddiye aliyorlar gibi bir his edindim. sahneye cikar cikmaz, aci ceken rock'n'roll stari pozlari, hostu ama bostu. gruptaki hatun kisi, mikrofona agzini dayadi butun performans boyunca, saclari da onune dokuldu, ne yuzunu gorebildik, ne sesinden bir sey anlasiliyordu. delikanli biraz daha iyiydi, en azindan gitar tonunu bayagi tuttum, raveonettes'e benziyordu. onlari da sevmistim zaten.
    bir de son sarkida, delikanli gitarini, hatun mikrofonu silah olarak kullanarak, guzel bir rock'n'roll dans yaptilar, orayi cok begendim. ben bile kendimden gecmisim.
  • biraz cig bir pj harvey tadina sahip grup. keep on your mean side iyi bir album ve gypsy death and you da enfes bir sarki. yalniz ikilinin isimlerinin gereksizligi bizi saskina cevirmekte. (bkz: vv) (bkz: hotel)
  • iskoç grup primal scream in destekçisi olduğu adalı band.(bkz: the lı gruplar)(bkz: grup adlarında the sorunsalı)
  • 4 e.p. si,1 albümü bulunan 2 kişilik süper grup.
    e.p. leri;
    1)pull a u
    2)fried my little brains
    3)black rooster
    4)fuck the people
    albüm için:
    keep on your mean side
    şarkıları genelde değişmeyen melodilere sahip
  • yeni album "no wow" hayat kurtarici cinsten olmasa da guzel olmus. kills'deki kadin-erkek catismasi gayet guzel, ama ozellikle bu albumde adamin sesi cok az duyuluyor. bu da insanlara the kills'i kolayca pj harvey ozentisi olarak niteleme hakkı veriyor.
    yapmiyalim bunu, kadin-erkek eşitligi cok onemli icinde bulundugumuz bu milenyumda.
  • amerika ve ingiliz melezi kills, garip bir ili$ki ile ba$lasada sonucta sexy,girtty, alternative soundlu ilk ve $imdilik son uzun calar ile süper bir giri$ yaptilar. real good one'i dinlerken biraz pj harvey kokusun geliyor burunlara. jamie hince'in sesi tabi daha carpici. ''did u hear the good ones, real good ones''.
  • rockistanbul 2005 festivalinde sahne alacaklarının haberinın fısıltısının kulağıma gelmesi ile irkildim; geçenlerde rüyamda görüp de rüya mıydı değil miydi emin olamadığım için "ya the kills konseri mi olacak" diye etrafta dolaşıyordum, insanları önce bi heyecana sürükleyip ardından doğru düzgün uyusana diye laf işittim bir ton; oracle gibi kadınım vallahi..
  • blues-punk ikilisi the kills'i, eski florida punk grubu tayfasından alison mosskart olarak da bilinen vokalist ve gitarist w ile jamie hince olarak da bilinen baterist-gitarist-vokalist hotel oluşturmaktadır. grupları 2000 yılında dağıldıktan sonra w, o dönemde londra'da bulunan hotel ile posta aracılığı ile kaset değiş tokuşu yapmaya başladı. fakat ikili bu durumda kendilerini çok engellenmiş hissettiklerinden ikilinin daha hızlı yazabilmeleri için w atlantiğin ötesine geldi. 2001 baharında grup, kendi imkanları dahilinde cesur ve seksi tarzlarını piyasaya sürerek tapeop magazine gibi yayınların oldukça dikkatini ayrıca "restaurant blouse"çekti. londra ve glasgow'daki şovları ve le tigre destekleri ile the kills, 2003 baharında çıkacak ilk albümleri "keep on your mean side" için londra'ya dönmeden önce amerika'yı da sekiz hafta turladı. son olarak 2005'de ikinci albümleri "no wow"'ı yayınlayan grup garage punk ve indie rock hayranlarının gözdelerinden.

    kaynak: vh1.com
    çeviri, derleme ve yorumlama: fear