şükela:  tümü | bugün
  • martin scorsese'nin 1983 tarihli, robert deniro ve jerry lewis'li filmi. bir komedyen olmaya heves edip hayallerde yasamaya baslamis ibine deniro, unlu tv komedyeni lewis'i kacirir, oraya kadar zaten bayagica gelismis olan olaylar, kacirma hadisesinden sonra nihayetlenmeye yuz tutar. acaba ibine deniro'nun hayalleri gerceklesecek midir?

    televizyon eki dublajindan vazgecip iki gidim laf etmek gerekirse film hakkinda, scorsese+deniro gibi bir ikiliden hic beklenmeyecek bir alanda top kosturan bir filmdir. deniro'nun oynadigi karakterin tipik scorsese karakterleriyle hicbir alakasi yoktur. annesiyle ayni evde yasayan, yasini basini almasina az kalmis, bi sekilde norman bates'e benzetesim gelen, inanilmaz hayalci birini canlandirir deniro. bu hayallerini gercek etmek icun ugrasmasini, husrana ugradi ugrayacak cizgide ilerleyen seyrini takip ederiz. scorsese filmografisinden bir karsilastirma yapmak gerekirse; sorunlu karakteriyle ozdeslesisimiz ve onu takip edisimiz baglaminda taxi driver'i, scorsese filmlerinin tasvir ettigi cevrelerle alakasizligi baglaminda after hours'u andiran bir yapittir.
  • iğneleri, göndermeleri ve esprileriyle gayet izlenesi bir scorsese & deniro filmi. şahsen özellikle rupert'ın* jerry'ye* telefonda karşısındakine ne söyleceğini pankartlarla gösterdiği sahneye bayıldım..
  • sinema tarihinde "the" king of comedy mack sennett'in nickidir
  • robert de nironun fılmde, ılk defa gırıyo oldugu kanal bınasının (ıtılerek acılan) kapısını once kedınısıne dogru cekmesı, sonra da ıterek acması benı bıtırmıstır.. fılmden aldıgım keyfı katmerlemıstır..
  • -evvela; filmin adı neden the new king of comedy değil? zira filmde sürkeli bu ifade kullanılıyor..-

    yönetmeninin martin scorsese olduğunu bilmeyen birine "lan bu filmi scorsese yönetti." dendiğinde, şaşırtacak film. r.d.niro dahil, masha * karakteri dışında parıldayan oyunculuk sezemedim bu filmde. yönetmen hiç yok; bilmiyorum hakkında birşey yazasım da yok pek.. yazmıyorum lan.
  • (bkz: barriers to entry)
    "better to be king for a night than schmuck for a lifetime"
  • 31.05.2005 salı gunu, komedı fılmlerı kusagında cnbcede gosterılıcek olan martin scorsese fılmı..
  • robert de niro'nun finalde söylediği "bir günlük kral olmak, bir ömür ahmak olmaktan daha iyidir" sözleri üzerine kurgulanan eser.
  • enteresan bir filmdir.. bas karakterin hayallerinin ara sira verildigi filmdir..

    --- spoiler ---
    aslinda bu "hayal" dediklerimin tam olarak hayal oldugunu iddia etmek zor.. zira filmin sonunda kem talihini tersine cevirmis rupert'in belki de gelecekte yasadiklarini izlemisizdir.. belki de gercekten rupert populer olduktan sonra jerry ona show'unu 6 haftalina devretmesini istemistir, rupert jerry'ye naz yapmistir vs. vs. vs..

    bunlari soyluyorum cunku , martin scorsese bir soylesinde taxi driver'da travis bickle'in yaptigi "temizligin" onun hayalinda, zihninde olabilecegini, yani o sekilde yorumlanabilecegini soylemistir.. bu filmde de filmin sonunun da bir hayal oldugunu iddia etmek de mumkun.. belki rupert hic unlu olmamistir, filmde izlediklerimiz, yani "hayal" dediklerim cidden hayalse, filmin sonunda bize gosterilen de belki rupert'in zihninin icinden gecendi, bir hayaldi..
    --- spoiler ---
  • özelde film endüstrisinin (ve aslında daha genelde eğlence endüstrisinin) iç yüzündeki bazı mekanizmaları oldukça başarılı yansıtan bir film bu. bir prodüksyon şirketine durduk yere damlayan pupkin, ona hiç aldırmayan ama bir yandan da üstü kapalı bir şekilde, sahte bir nezaket ile onu yollamaya çalışan sektör insanları... ve haliyle pupkin'in olan bitenin iç yüzünü bilmeden "ben var ya, bu işi süper yaparım abi" heyecanı (bkz: türksün di mi)... (konu ile alakalı olarak, dj'den şarkı istemek en basit örneklerinden biridir bu "ne var ki bunda, ben de yaparım" yaklaşımının)

    --- spoiler ---

    filmin sonunda görülen yarı dökümanter sahneler (bende) ilk başta gerçek hissi yarattı ama en sonunda bitmeyen alkışlar ve rupert'ın suratına yerleşen o tarifsiz mutluluk ve gülümseyiş biraz ütöpik mi geldi nedir, olanların başka bir hayal olabileceği hissi kuvvetlendi. zaten anlaşılan yönetmen de bunu kasten yapmış, filmin sonu biraz açık kalsın diye. taxi driver'da ise durum pek böyle değil, karakterimiz yine hayaller kurabilen biri olmakla birlikte, bu tür bir ilginin hayaliyle yaşamadığından olanların gerçek olduğunu kabul etmek daha makul.

    bir de, filmin bu finali ile aklıma brazil geldi. 1985 yapımı olan brazil'in sonu için terry gilliam'ın aklına da bundan iki yıl önce* seyrettiği the king of comedy gelmiş midir acaba? bilemeyiz tabi...

    --- spoiler ---

    bir de (bkz: ajdar anik)

hesabın var mı? giriş yap