şükela:  tümü | bugün
  • seven witches'ın "city of lost souls" albümünde yer alan harika parça:

    the legend of sleepy hollow

    he rides the night like a shadowy bat
    he seeks his next victim a crazed maniac
    his steed is a demon equine made of hate
    when you hear his gallop it shall be too late!

    beware! beware the headless man!
    take care! protect your neck my friend!

    through the fog you now approach your doom
    the headless rider as cold as the tomb
    you were warned not to travel this path
    now it's your turn to feel his wrath!

    beware! you are part of his plan!
    take care! soon you shall meet your end!

    run run for your life - soon the blade lifts to strike
    the death bell starts to toll - you must protect your soul!

    the legend of sleepy hollow
    a tale told to chill your bones
    the legend of sleepy hollow
    your head will soon be his own

    through the doors you run now in vain
    in pursuit is the rider insane
    his blade held high shine sin the moonlight
    your head comes off and then rolls out of sight!

    run run for your life
    beware, beware the night...
  • birkaç yıl önce yayın hayatına başlamış ve yaklaşık 50 küsur kitaptan sonra, bir o kadar hızlı şekilde son vermiş k kitaplığından çıkmış washington irving öyküsüdür ki çevirisini halikarnas balıkçısı yapmıştır. daha önceki basım, 1939 yılında tan evi cep kitapları serisinde çıkmıştır.

    kitap türkçeye uykulu kuytu menkıbesi olarak çevrilmiştir.

    ayrıca bkz:
    http://www.radikal.com.tr/…o=86454&tarih=26/08/2003
  • 19. yüzyıl amerikan yazarlarından washington irving'in kısa hikayesi.

    hikaye, new york hudson vadisi'nde tarry town adlı bir bölgenin yakınlarında yer alan flemenk kökenli sleepy hollow isimli kasabada geçmektedir. bu kasabanın halkı masallara ve efsanelere öyle inanmaktadır ki, bu durum onların günlük yaşamını etkilemektedir. hatta gün içinde gündüz düşü görmektedirler. bu sebeple kasabanın adı "sleepy"dir.

    hikaye toplam 25 sayfa ancak ilk 10 sayfası kasaba, efsaneler ve baş karakterin tanıtımına ayrılmış, sonrasında olay örgüsü başlıyor. irving, bir anlatıcı aracılığıyla hikayeyi anlatıyor. diedrich knickerbocker isimli bir adam, ölmüş yaşlı bir adamın eşyaları arasında bu hikayeyi buluyor ve anlatmaya başlıyor. önce kasabanın çok geniş bir tasviri yapılıyor, adının nereden geldiği anlatıyor ve kasabanın en ünlü efsanesi the headless horseman'den bahsediliyor. the headless horseman, 1800'lerin başında bir top mermisi saldırısında başı kopmuş alman kökenli bir asker ve o günden sonra atıyla kilise etrafında dolanan, elinde balkabağı taşıyan ve geceleri kilisenin yanındaki köprüde beliren başsız bir hayalet.

    bir de esas karakter ichabod crane'den bahsediliyor. ichabod karşımıza tam bir "anti-hero" olarak çıkıyor. korkak, para ve itibar peşinde, zengin olma hayalleri kuran bir öğretmen. kasabaya connecticut eyaletinden sleepy hollow'a gelen ichabod, kasabadaki uyuşukluk haline çok çabuk uyum sağlıyor ve kasaba halkı gibi efsanelerle ilgili hikayeler anlatıp dinlemeye başlıyor. bunun yanı sıra dedikodu ve laf taşımayı seven, çıkarları için çiftçilere yardım eden ve kendini yakışıklı zanneden bir adam ki hikayedeki tasviri bunun tam tersini söylüyor. kasabanın zengin çiftçilerinden baltus van tassel'in tek varisi katrina ile evlenmek ve onun mirasını almak istemesine karşın, aralarında kasabanın kahramanı olan ve kavgacı kişiliğiyle bilinen brom bones da dahil kızın birçok talibi olduğu gerçeğini görmezden geliyor.

    hikayenin ilk 10 sayfası bu şekilde. genel tablo oluşturulduktan sonra ise olay örgüsü başlıyor.

    güzel bir sonbahar gününde baltus van tassel'in akşam vereceği parti için davet alan ichabod, bunu katrina'yla vakit geçirmek ve ona duygularını açmak için iyi bir fırsat olarak görür. sahip olduğu tek takım elbisesini giyer, daha iyi bir izlenim vermek için çiftçilerden birinden bir at ödünç alır ve partiye gider. bahçeden geçerek eve doğru ilerlerken düşündüğü tek şey tassel'in sahip olduğu şeyler ve bir gün onun olacağı gerçeğidir. bu açgözlülüğü eve girdiğinde de devam etmekte ve gördüğü her şey ağzının sularını akıtmaktadır. içeri girdiğinde aklından geçen bir diğer şey ise ne kadar etkileyici olduğu fikridir. gece ilerlemektedir ve ichabod aradığı fırsatı bulmuş, katrina ile dans etmiştir. diğer davetliler ayrıldığında ise ichabod biraz daha kalır ve katrina ile konuşur. oradan morali bozuk olarak ayrılır (burada yazar o konuşmayı anlatmamış). ichabod atıyla giderken köprünün üstünde kasabanın en meşhur efsanesi the headless horseman'i görür. kaçmaya çalışır ama başaramaz. ertesi sabah kasabalılar ichabod'un ödünç atını bulurlar ve peşini sürerek ichabod'un şapkasına ulaşırlar. yanında da balbakabağı vardır. kasaba halkı bir an bile şüphe etmeden bunun hayaletin işi olduğu sonucuna varır. bazıları da ichabod'un hala canlı olduğunu ama kalbi kırıldığı için kasabayı terk ettiğini söylemektedir. brom bones ise her balkabağı kelimesi geçtiğinde sinsice gülmektedir. hikaye, anlatıcının kendisinin bile bazı yerlerine inanmadığını söylemesiyle biter.

    irving, dedikoduların ve efsanelerin bu küçük kasabalarda nasıl etkili olduğunu çok güzel vurgulamaktadır. gerçeklikten uzaklaşmış ve masalların gerçek hikayelerden oluştuğunu düşünen sleepy hollow halkı için sonuca ulaşmak çok kolay olmuştur. bu arada, hikaye net bir sonla bitmiyor. brom bones her seferinde güldüğü için ichabod'u onun öldürdüğü sonucuna ulaşıyoruz ama kesin bir son yazılmamış.

    son olarak, bu hikayeden uyarlanan 1999 tim burton filminin hikaye ile hiçbir alakası olmadığını belirteyim. sadece karakter ve mekan isimleri uyuşuyor. geriye kalan her şey farklı.