şükela:  tümü | bugün soru sor
  • michael crichton kitabı.filminden daha başarılıydı kanımca.
  • (bkz: lost world)
  • sir arthur conan doyle'un sherlock holmes harikalarından sonra, bilimkurgu yazmak konusunda da ne kadar başarılı olabildiğini gösteren kitaptır.
    us yayınevinin bilimkurgu dizisinin 7. kitabıdır.
    ilk defa 1912 yılında ortaya çıkmıştır hatta spielberg'in jurassic park'ına da ilham kaynağı olduğu söylenir.
  • her gece starmaxta gösterilen dizinin adı
    baya bi masraf yapılıp görsel efektler falan konulmuş ama açıkçası pek bi şeye benzemiyo*
  • sherlock holmes'ün yaratıcısı arthur conan doyle'ün (öyle böyle değil sir herif yani.) aynı isimli romanından alınmış, harry hoyt tarafından yönetilmiş olan 1925 yapımı bilim kurgu filmi. aynı zamanda arthur conan doyle'ün kitabı da oluyor böylelikle.**

    profesör challenger rolünde wallace beery, gazeteci malone rolünde lloyd hughes, zengin şerefsizi (tiki) roxton rolünde lewis stone gibi vakti zamanının iyi oyuncuları tarafından oynanmıştır.

    hikaye challenger'ın kayıp dünya gezisini anlatmasıyla başlar. bu yer, amazonların unutulmuş herhangi bir yerinde bir platodur. yanardağlar tarafından kimse çıkamasın edemesin diye dikine dikine oluşturulmuştur. (fakat filmde söylenenin aksine gizli falan değil, ormanın ortasında kel gibi bi yer işte. nasıl gizli olabilir ki??) challenger, burada dinozorlar ile karşılaştığını iddia eder, fakat doğal olarak herkes kendisine inanmaz ve kanıt isterler. bunun üzerine challenger "madem öyle göt edicem olm sizi" diyerek yeniden bir ekip toplar ve kayıp dünya'ya doğru yola çıkarlar. burada kendilerini türlü türlü tehlikeler, pis pis sıçanlar, dop yerliler falan beklemektedir. hatta bi iki yerde dinozor da görürler. korkudan ona da dinozor değil, dinazor derler.

    fakat yine de, bir iki ödül almışlığı, hatta aday olmuşluğu bile vardır bu filmin. o dönem içinde yapılabilecek en iyi filmlerden birisidir hani.

    1960 yılında aynı isim altında bir film daha çekilmiştir. irwin allen hikayeyi kendi kafasınca şişirip şişirip, işin içine aşk falan da katıp (taş gibi hatunlar da cabası. öyle yerli mi olur be, tertemiz. oha oha naaptın abi sen) seyirciye sunmuştur. fakat seyirci de yememiştir, bu film ancak bir kaç ödüle (hatırlayamadım ne zaman nerede) aday gösterilmiştir. kendisine ödül falan verilmemiş, üstüne bir de nah çekilmiştir bu yakışıklı abimize. halbuki bu da iyi filmdir, lakin ilkinden iyi olmayı başaramamıştır.

    bu filmde de, claude rains (profesör challenger), david hedison (malone), michael rennie (lord roxton - şerrefsiiiz) gibi kişiler oynamıştır. şahsen, claude rains profesör challenger rolüne daha bi uymaktadır.

    1925 yılında harry hoyttarafından çekilen film, bayağı beğenilmiş olacak ki 1991'de ve 2000'de elden geçirilip yeniden piyasaya sürülmüştür yamulmuyorsam. irwin allen'in versiyonu ise avucunu yalamış, ona hiçbir şey yapılmamıştır çok afedersiniz ama. *

    bir de bir kaç sene önce dizisi çekilmiştir bu kitabın. fakat yönetmen kişi (sıtivın şpilbörg diyesim var ama değil.. stuart orme mi neydi ismi) o kadar beceriksizdir ki, "ulan ne yapsak ne etsek de diziyi kurtarsak, 3-5 kişi izlese" diyerek ortaya taş hatun koymayı uygun görmüştür. imdb'de de 6.8 puan almıştır, o puan verenlerin hepsini öldürme isteği uyandırmıştır.
  • sessiz sinema döneminin en büyük ve en önemli şaheserlerinden biri. 1925 yılında, daha çok sherlock holmes hikayeleriyle bildiğimiz ünlü yazar arthur conan doyle’un romanından beyaz perdeye uyarlanmış dinazorlar hakkındaki ilk filmdir.

    kaynak
  • 1960 yılında çekilmiş olan son derece başarılı bir film. şu anda sahip olunan teknoloji ile çok büyük yönetmenlerin bile berbat filmler yapabildiği dönemimizde o zamanlarda böylesine iyi bir film çekilebilmiş. "10/10"
  • çocukken izlediğim bir dizi,o zamanlar çok hoşuma giderdi ama şimdi bakınca ne kadar saçma sapan bir şeymiş,ben bunu neden izliyordum diye düşünüyorum.
  • teknik açıdan konuşacak olursak. eh, haliyle ilk teknik filmlerden olunca insanın iştahı açılıyor. gerçi oyun hamurundan hallice dinozorları görünce insanın gülesi geliyor ama bir yandan da gerçekten ilgi çekiyor o dinozorlar. benim en dikkatimi çeken nokta goril midir maymun mudur öyle bir kıllı yaratıktı. yani bir tane hacı abiyi kıla bulamışlar hayvan diye oynatmışlar. rise of the planet of the apes'i izledikten sonra o abi istediği kadar oyunculuğun dibine vursun, feci sırıtıyor. en ilginç olaylardan birisi de filmi çektikten sonra her sahneyi tek tek elleriyle boyamışlar. bu seneki hugo filminde de anlatılıyordu o olay. gerçekten taktire şayan. dinozorların olduğu sahnelerse stop-motion tekniği kullanılmış, yani her sahneyi tek tek çizerek art arda oynatmışlar. gerçekten uğraşılmış. bu film için efekt yapan beyefendi de daha sonra king kong filminin efektlerini yapmış.