şükela:  tümü | bugün
  • internete dün itibariyle sızan opeth parçası. bir hayli ilginç, güzel bir girişe sahip bir parça olmuş..
  • mikael yapmış yine yapacağını dedirten, hayvanlar gibin yardıran, opeth'in yeni albümü watershed'in 3. parçası.*
  • yer yer the mars volta bile kokan, biraz fazla deneysel ve yerli yerinde progressive bir parca. oldukca begendigimi söyleyebilirim.
  • içinde "süfer! bi black metal"* riffi barındıran, clean vokal üstüne blast beatli (ki ilk kez opethte) coşturmalı sololu (onun da bir tek sonu güzel basslarla bezeli opeth kokuyor) uçlarda fütursuzca gezinen taze opeth parçası. yahu içinde drum lessons'lardan arak klavyeli mlavyeli partisyonlar bile mevcut.

    sabırla albümü bekleyip, öyle mi dinlemeli, yargılamadan.
  • mikael akerfeldt'in vokaline taptıran şarkı. brutal giden mike bir anda clean vokale dönüyor sonra bir anda yine brutal. şarkı sanki mikael akerfeldt bize bir derdini anlatmış da rahatlamış gibi, mikael'in iç geçirmesiyle bitiyor. aşmış.
  • opethi damnationla tanıyıp bir gazla opeth fanı olanları sevindirmeyecek olan şarkıdır.
    devamı haziranda geliyor.
  • koskoca şarkı 5.50siyle meşhur olmuştur. youtubeda pıtrak gibi bu kısmı tiye alan videolar türemeye başladı bile.

    opeth'in uzun parçalarının arasına serpiştirilmiş bu tür geçişler taa orchid'den beri bir çok şarkıda yol gösterici mood yönlendirici olarak yer bulmuştur ve opeth'in karakteristik soundu deyince ilk sıralarda sayılırlar. jazz mı blues mu doors mu pink floyd mu bu nasıl geçiş dediğimiz çok olmuştur. şimdi de disco-atari müziği diye dalga geçenlere diyeceğim budur.
    ilk dinleyişte bana da "amanin bu nedir" dedirten bölüm gecesinde resmen beynime dadandı tekrar dinleme fırsatı bulana kadar kafamda loop etti.
  • son derece opethian bir şarkı. zaten hep farklı melodiler peşinde koşan insanlarla birbirinden bağımsız yollarda giden albümler yapar akerfeldt bey, ki bunca seveninin ve tek albümü başının üstüne koyup kalanına sayıp söveninin olma sebebi de budur.

    "melodiler peşinde koşmak" bende bile kelebek avcılarından bahsediyormuşum hissi uyandırdı, melodi yerine riff desem de olmaz. neyse, opeth'i bilen bilir, hastası olan zaten kurtulmaz.
  • sağda solda hakkındaki "orgasmic, hell rooocckkks" gibi yorumları gözardı ettiğimizde dahi yine ister ciddi sitelerin reviewlarında ister forumlarda abartılarak övüldüğüne şahit olmakla birlikte, bir o kadar da default "opeth şimdi bitti"* yorumlarına zemin hazırlayan şarkı.
    zannımca her ikisini de haketmiyor.
    yaratıcısının yani bizatihi esas sahibinin "çocukluk vs" diye dalga geçebildiği ama biryandan konserlerde çalarak hala yüceltmeyi bildiği antik parçaları 'sahiplenmek' onlara ilahi dogmatik ezgilermiş gibi yaklaşmak ancak bizim memlekette olur herhalde. daha önce söylediğim gibi beni de önce hayalkırıklığına uğratmıştır, ama prog müzik yaparken köklerinden daima ilham alan bir müzisyenin yeni-eski parçalarını karşılaştırılmayı hakaret olarak görmek, yeni parçaya ile bestecisinin esas hakareti yaptığını iddia etmektir ki, makul görülecek bir yanı yoktur.

    bu kadar gürültü patırtıya bence hiç gerek dahi yok. official release bile değilken çıktığında bambaşka birşeyle karşılaşmamız (düşük bir ihtimalle dahi) olası.

    sürekli dinleme çözümleme anlama isteği uyandıran bir şarkı, albümün de böyle olacağını umarak mutlu oluyorum, belki bir dirge for november gibi savurtmaz bir when gibi kudurtmaz ama kendi havasını atmosferini bulur, buna inanmak istiyorum.