şükela:  tümü | bugün
  • abuk sabuk bir sahin figuru pesinde gecen macera dolu roman. filmi ayri guzel.
  • atilla dorsay'in 100 yilin 100 filmi siralamasina da girmis, 1941 yapimi bir film noir. "karizmatik dedektif", "seytani kadin", "gobekli kotu adam" gibi karakterlerin bolca kullanildigi film bircok iyi filmler listesinde de goze carpiyor(imdb-41). (ben yarida ciktim, o ayri. utancimi anlatamam!)

    siyah beyaz cekilmis filmin en akilda kalanlarindan biri de "kotu kadin" rolundeki mary astor. kadin bu filmde oynadiginda 35 yasindaymis ki "19 yasinda erkegin 32 yasinda kadinla cikmasi" olayina bakislar degismeli, hatta 32 degil 35 olmali bu yas.
  • ici degerli taslarla dolu siyah bir sahin heykeli.
  • 30 lar fransız film noir türünün amerikan sinemasına yansıtılmasıyla ortaya çıkmış kendi alanının başyapıtlarındandır..bogart'a diğer efsane aktörler peter lorre ve sidney greenstreet eşlik eder.
  • (bkz: malta şahini)
  • bir arkadaşın deyimiyle aka malta falkonu.

    hem amerika sinemasında film noir'in ilk örneklerinden olup, hem de humphrey bogart efsanesini başlatan film olmasıyla iki kere önem arzeder. öykü, dashiel hammett gibi bir hard boiled detektif fabrikasının tip ve karakter şovu işlerinden biridir, klişe senaryoyu keyifli hale getiren de aşık atışması tadındaki diyaloglardır.

    özellikle akıllardan çıkmaması, o esnada kötü espiriler yapılıp kahveye uzanılıp dikkat dağıtılmaması gereken sahnesi ise sam spade'in tüm film boyunca ezip duracağı, dalgasını geçeceği amatör gangster-hitman'i otel koridorunda alt ediş sahnesidir, daha komik ve etkili bir yöntem görmüş değilim.
  • sigara saran sekreter sahnesine hasta oldugum film...
  • (bkz: sam spade)
  • sırf humphrey bogart'ın aksanı için bile defalarca seyredilebilicek bir film. "fayvf teeasınd deağlırs"...
  • filme konu (ve hatta senaryo) olan kitabi okudugumuzda filmin uyarlamasinda (ki ne kadar uyarlama denebilir, tartismali, film olarak cekilsin diye yazildigi bilinen bir kitaptir) her sayfanin atlanmadan takip edildigini, sadece bir detayin, hem de edebi olarak en dolu olaninin, nakledilmedigini goruruz ki, entryme konusu olacaktir, dikkat isterim.

    kitapta sam spade brigid'e flitcraft isimli bir adamin hayatindan bahseder. hikaye ozetle soyledir:

    flitcraft emlak isinden zengin olmus birisidir. bir gun oglen yemegine cikiyorum der, ve bir daha da geri donmez. geri donmemesi, kacmasi, saklanmasi, kacirilmasi icin hic bir neden yoktur. ailesi, ona seven ve tapan bir esi, ve de dunyalar guzeli iki cocugu vardir. zengindir, basarili bir amerikalidir. kacmak, gitmek gibi hic bir beklentisi, hic bir soylemi olmamistir.

    lakin bir gun, yanina para bile dahi almadan gitmistir.

    bu kismi noktalayan hareketi hammet soyle yazar:

    "he went like that. like a fist when you open your hand." (bu sahneyi gozunuzde canlandiriniz. bu aynen ve birebir usual suspects de verbal kint'in keyser sozeden bahsederken kullandigi ifadedir. keyser soze siradan bir suclu iken, bir gun evine gelir ailesinin tecavuz ve iskenceye maruz kaldigini gorur. degisim ile basa cikmak icin degisir, keyser soze olur. usual suspects yazarinin bu kitabi okumamis oldugunu sanmadigim gibi, filme dahil edilmemis bu kismi kullanip selam cakmasini da soylemeden gecmemeliyim.)

    bundan sonra spade adamin seneler sonra bulundugunu izah eder. flitcraft yemege giderken yolda bir insaatin yanindan gecmistir. o sirada talih, kader, ne ise insaat iskeletinin bir parcasi duser, cok yakinindan gecer, kaldirima carpar, kirilan kaldirimdan bir tas seker, sicrar yuzunde hala olan bir yara acar. flitcraft o an ve o olay ile degisir, izahi da soyledir

    "he said he felt like someone lift off the lid of life and let him look at the works." (kaba turkce cevirisi: o an icin sanki birisi hayat denen kutunun kapagini acti ve aslinda nasil isledigini gosterdi)

    flintcraft bu olaydan sonra kurtulus savasi destanindaki karayilan gibi olumun kacinilmaz oldugunu, tehlikenin her an karsimiza cikabilecegini, degismez sandigimiz herseyin bir anlik talih ile alt ust olabilecegini anlar. ve insaat iskelelerinin insanin kafasina dusebildigi, bilinmeyen ve korkutucu bir dunyaya uyum saglamak icin degisir.

    flintcrafta gore hayatin adaletsizligi degildir rahatsiz edici olan, alistigi tum degerler ve onkabullerin altust olmasidir.boylesi bir dengesizlige alismak icin kendi dengelerini de alt ust etmeye karar verir. ve kacar, saklanir, orda burada surter. ta ki zaman gecip yeni bir aile kurup, evlenip, bu sefer de otomobil galerisi isine girinceye kadar. sam spade hadiseyi ozetler: flintcraft uyum saglama surecinde kactigi hayatin aynisindan bir tane daha kurmustur. onkabuller, dengelerin alt ust olmasi anliktir, insan ne ise o olmaya mahkumdur.

    bu ornegin enfesligini goz ardi edip, hikaye katmamayi filmin sure ve kisitlamalari dahilinde anlayabiliyorum. filmin icerik butunlugune mukayese ile cok felsefi, cok edebi. amma bir sebep daha var ki, holivuda bir kac gomlek buyuk gelmis.

    hammett bu ornek ile artist statementini yapmiyor da ne yapiyor sorarim? romanin sadece bu kismi dahi dashiell hammett in noir tipi suc hikayelerini secme sebebini anlatmiyor mu? birden bire insanin basina gelen cesit cesit islerneticesinde kaniksanmis her turlu ozgurluk, ayricalik ve hakkin ne kadar yuzeysel ne kadar siradan oldugunu anlamis bir yazarin bilincli secimi oldugunu anliyoruz bu suc hikayelerinin. suclular ve masumlarin basina gelen her olay boylesi bir kaniksanmis degerlerin alt ust olmasi, ve uyum sureclerini anlatiyor. hammett flintcraft gibi her oykusunde yeni bir parca dusuruyor, yeniden insanlari bir noktadan digerine goturuyor. sonucta olaylar cozuldugunde dahi herkes ait oldugu yere ulasiyor. kim ise ona donusuyor, kimse degismiyor, kimse ne iyilesiyor, ne kotulesiyor.

    edebiyat tarihinde basyapit kabul edilecek hikayelerde sik sik islenen olumle yuz yuze geldikten sonra degisen kahramanlarin belki de en sade ve oz islenilmisi olan flintcrafttan filmde bahsedilmemesini sadece bu yuzden hammettin dehasina karsi haksizlik olarak goruyor.

    flintcfratin john updike'in rabbit runindan, usual suspectsin keyser sozesine kadar defalarca karsimiza ciktigini hatirlatmak istiyorum. ibrahim tatlises gibi saygi duyuyorruuuuureeem.