şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • alexandre dumas'nin romanindan uyarlanan ve basrollerinde gabriel byrne, john malkovich, jeremy irons, ve gerard depardieu gibi demirbas ustalarin yanisira cerez leonardo dicaprio'nun da oynadigi kaliteli oyunculuk ve akici bir konu barindiran film..soundtracki ayni zamanda the rock'in da soundtrackinde calismis nick glennie smith tarafindan bestelenmisti ve oldukca iyi bir calismadir..oyuncularin hepsi babalar gibi olmasina ragmen gabriel byrne dartagnan rolunde karizmanin tanimini yeniden yazar, sadece bakislariyla adami cizer icabinda..eglenceli, seyredilesi bir film..
  • efsanelerin sonu...malkovich, irons , depardeu abiler, di caprio ibişinin önünde diz çöktüğü film...
  • romanın 1939'daki uyarlamasını james whale yapmıştır. ikiz kralları louis hayward, prensesi joan bennett oynamıştır. bu uyarlamada dartagnan'ın fazla bir atraksiyonu yoktur.

    asıl atraksiyon filmin dublajında* görülür.

    fouquet: ekselansları, sanırım köylü hede'yi asamayacağız..
    kral louis(kızgın): nası olur, benim dediğim her şey yerine gelmeli, sinirlendirme beni, burada kral emrediyor!!
    fouquet: evet, tabii ki ekselans, ama bazı durumlarda kral bile bir şey yapamaz.en üstün olan allah'tır.*

    filmin sonundaki katedraldeki evlilik töreni sahnesi de bombadır.

    kardinal: philippe ve maria theresa, sizi karı koca ilan ediyor, ve evlilik müessesesine gereken önemi vereceğinize inanıyorum..
  • agiz sulandiran oyuncu kadrosuna ragmen vasati a$amayan randall wallace filmi. ozellikle gabriel byrne nispeten ba$arilidir filmde, donem ayrintilari da butce ile orantili olarak iyidir.
  • biri tiran, gaddar ve acımasız diğeri merhametli ve adil olmak üzere ikiz kardeşleri oynayan leonardo di capri'nun filmde gösterdiği oyun gücü şaşırtıcı seviyededir..

    bunun örneğini ikiz kardeş philippe'i eğiten john malkovich'in filmin bir yerinde "hayır bana böyle davranmamalısın, loui'nin yerine geçeceksen onun gibi gaddar, acımasız ve kendini beğenmiş olmalısın...onun gözlerinde kin seninkinde ise merhamet var..." sözlerinden sonra iki zıt karakterli kardeşlere daha bir dikkatle bakıyorsunuz....ve gerçekten de cani ve gaddar olan loui'nin gözlerinde kini nefreti ve acımasızlığı görürken, philippe'in gözlerinde ise merhameti özellikle annesine ilk kez gördüğünde sevgiyi görebiliyorsunuz....

    bu iki zıt karakterin birbirine zıt özelliklerini seyirciye bu kadar iyi yansıtması doğrusu leonardo di caprio'yu bana göre oyunculuk yönünden bir adım daha ileriye götürmüştür...

    o filmden sonra artık onu sadece yüz güzelliğiyle filmlerde oynayan bir çıtır olarak görmekten çıkıp iyi bir oyuncu da olduğunu düşündürmüştür..

    diğer oyuncular üzerinde durmaya gerek yoktur, her biri gerçekten hem reel hayatta gerçek kişilikleri hem de filmde canlandırdıkları karakterler açısından efsane olmuş adamlar...

    fakat jeremy irons'ın diğerlerinden her zaman için birkaç gömlek üstün olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim...mbutterfly filminden sonra hastası olurum kendisinin...
  • leonardo dicaprio'ya ikizi ile birlikte en kotu cift dalinda altin ahududu odulu kazandirmistir.
  • bastil'in 17'nci yüzyıl tutukluları arasında demir maskeli bir mahkum gerçekten de vardı. kimliği konusunda söylentiler muhteliftir.
    detay için: http://www.royalty.nu/legends/ironmask.html
    http://www.online-literature.com/dumas/1069/
  • "demir maskeli adam kimdi? bu soru özellikle avrupa'da yıllarca merak konusu olmuştu.
    kral 14. louis' nin emriyle, 1669' da bastil zindanına getirilen, ölene dek yüzündeki maske çıkartılmayan tutuklu kimdi? gardiyanı 34 yıl boyunca, yani ölene kadar m. saint mars'dı ve kral'ın hizmetindeki şövalyelerin, hatta dartanyan'ın astlarındandı.
    1681' de tutuklu cannes körfezindeki sainte-marguerite'ye gönderildi, buradaki esaret günlerinde umutsuzca çelik bir çatalla, gümüş bir tabağa bir şeyler yazmaya çalıştı, ve tabağı zindanın penceresinden dışarı fırlattı, tabağı tesadüfen bir balıkçı buldu ve tekrar hapishaneye getirdi, saint mars, balıkçıya yazıyı okuyup okuyamadığını sordu, balıkçı okuyamadığını söyleyince gardiyan: ' iyi, eğer okuyabilseydin, seni öldürmek zorunda kalacaktık' dedi. 1698'de tutuklu ünlü bastille hapishanesine götürüldü. yolda, bir handa yemek molası vermişlerdi, anlatılanlara göre, gardiyan çifte pistolünü yani tabancasını yemek masasının üzerine koymuştu, tutuklunun yüzündeki maske ise filmlerdeki gibi demirden değil, balina kemikleriyle sağlamlaştırılmış, siyah kadife bir maskeydi. 1703' de tutuklu öldü, hapishanedeki teğmen etienne du jonca günlüğüne şöyle not düşmüştü: ' m. de saint mars'ın sorumlu olduğu ve yüzündeki maskenin hiç çıkartılmadığı, kimliği meçhul tutuklu, biraz hastaydı ve bugün 10.00 civarında öldü '. ertesi gün gömüldü ve kilise kayıtlarına isim olarak marchioly yazıldı ki, büyük ihtimalle sahte bir isimdi.
    maskeli esir kimdi? gerçeği bilenler sadece kral ve yakınlarıydı, onlar da asla konuşmadılar. sonradan 15. louis şöyle demiştir: yaşasaydı, onu serbest bırakırdım, kimse gerçeği bilmiyor ve tüm söylentiler asılsız.'
    dolayısıyla çok çeşitli spekülasyonlar yapıldı. bazıları aşağıda:
    tutuklu, 13. louis'nin eşi avusturya'lı anne'nin, bir ingiliz dükünden olan gayrimeşru oğluydu, 14. louis'ye çok benzediği için tutuklanmıştı.
    andrew lang'a göre, adam ingiltere kralı . charles'ın, edepsiz, haşarı oğluydu ve fransa kralını çok kızdıracak bir şeyler yapmıştı.
    bir başka söylentiye göre demir maskeli adam aslında 14. louis'nin ta kendisiydi, ikizi olan kardeşi, onu hapsetmiş, kral olmanın tadını çıkarıyordu!
    bazıları onun çok gizli bir görev verilen bir elçi olduğunu söylediler. söylentilerin ardı arkası kesilmedi ama bugüne kadar demir maskeli adamın kim olduğu ortaya çıkmadı."
    (kaynak: http://antartika.blogcu.com/996741/)
  • 1679'da pignerol kalesinde, sonra da bastille'de hapsedilen, 1703'te orada ölen meçhul kimse; bu sürede demirden bir maskeyi hiç çıkarmamaya zorunlu tutulmuştu.
  • fransa'da, louis xiv'in hükümdarlığı döneminde çeşitli hapisanelerde mahkum olarak bulunan demir maskeli adamın kimliği hakkında farklı fikirler ortaya atılmıştır zira kimse bu adamın yüzünü görmemiştir. bunun yanında demir maskeli adamın konuşması da yasaktı ve kendisine, temel ihtiyaçlarını bildirmek dışında herhangi bir konu hakkında tek bir kelime söylerse öldürüleceği söylenmişti. sonraki araştırmalar, isminin eustache dauger olduğu yönünde kanıtlar sunsa da, bunun dışında bir bilgiye ulaşılamamıştır.