şükela:  tümü | bugün
  • mel gibsonın başrolunu de oynadıgı ilk yonetmenlik denemesi.
  • gayet iyi bir film olmasına rağmen nedense pek tutulmamış sözlük semalarında. senaryosu isabelle holland'ın 1972'te yazdığı aynı isimli romana dayanmakla beraber filmin ve kitabın sonu arasında ciddi farklar vardır. filmde mel gibson'ın oynadığı justin mcleod karakterinin sübyancı olup olmadığının net bir şekilde ifade edilmemiş olması acaba film bilinç altında sübyancılığı teşvik mi ediyor gibi değişik eleştirilere yol açmıştır. nick stahl chuck norstadt rolüyle mel gibson'ı bile gölgede bırakacak bir performans ortaya koymuş. kesinlikle izlenmeye değer bir film.
  • aslı 1928 yılında spencer gordon bennet tarafından çekilmiş olan film.
  • imdb 6.5 puan ile sıçmış, sinemalar.com 8.5 puanıyla abartmış. tv8 sayesinde bu gece ilk kez izleme fırsatı buldum, benim ham puanım 7.8 olurken ortaöğretim başarı puanı ve iki ekstrayı da ekleyince 8.2'ye çıkıyor.

    bence izlenmeyi hak eden güzel bir film. çocuk oyuncu ve mel reyiz layıkıyla işlerini başarıyla sergilemiş. konu güzel. anlatım iyi, sıkıcılık yok. yan karakterler filme katkı veriyor. olmuş, beğendim tavsiye ederim.
  • izlenesi ogretmen filmlerinden biri.

    the man without a face
  • çocukken izlediğim ve mel gibson'ı ilk gördüğüm filmdir. adı geçtiğinde ısrarla aklıma ilk bu filmin düşmesi de bundandır herhalde. evi ve yaşadığı o inzivai hayat zihnimde uzun süredir taşıdığım şeylerdi, inanılmaz özenmiştim.*

    yönetmenlik de mel gibson'a aitmiş. bir kez daha izlenmesi çoktandır farz da, ulan hüzün çöküyor tepeme beton gibi.
  • mel gibson'ın sinemada izlediğim ilk yönetmenlik denemesi. o yıllarda koyu bir mel gibson hayranıydım ve yönetmenliğinin oyunculuğundan da üstün olduğunu görüp daha da hayran olmuştum. her dönemde izlenebilen, eskimeyen filmlerdendir ve çocuk oyuncu da çok iyidir.
  • ben kustum, o tuvalette kilitli kaldı. sonra çevremizi köpekler sardı, bir an korktuk. ani hareket etmeyin şerefsiz köpekler, korkuttunuz bizi. şerefsiz bi insan olduğum için ilk sigarasını benim paketten içti, bence eline yakışmadı, zaten sigara kime yakışır ki, o inkar etse de. kitap fuarına gidip bana çok fazla para harcatmamasını ümit ediyorum, ama ben ona "hıaaağğhh bu çok güzel kitap, oku!" diye harcatırım muhtemelen. bir daha kilitli kaldığında arayacağın ilk kişi olmak istiyorum ahah.