şükela:  tümü | bugün
  • ray bradbury'nin martian chronicles isimli eserindeki en sevdiğim öykü. eylül 2005.

    --- spoiler ---

    ...

    all down the way the pursued and the pursuing, the dream and the dreamers, the quarry and the hounds. all down the way the
    sudden revealment, the flash of familiar eyes, the cry of an old, old name, the remembrances of other times, the crowd
    multiplying. everyone leaping forward as, like an image reflected from ten thousand mirrors, ten thousand eyes, the running
    dream came and went, a different face to those ahead, those behind, those yet to be met, those unseen.

    and here they all are now, at the boat, wanting the dream for their own, just as we want him to be tom, not lavinia or
    william or roger or any other, thought lafarge. but it's all done now. the thing has gone too far.

    "come up, all of you!" spaulding ordered them.

    tom stepped up from the boat. spaulding seized his wrist. "you're coming home with me. i know."

    "wait," said the policeman. "he's my prisoner. name's dexter; wanted for murder."

    "no!" a woman sobbed. "it's my husband! i guess i know my husband!"

    other voices objected. the crowd moved in.

    mrs. lafarge shielded tom. "this is my son; you have no right to accuse him of anything. we're going home right now!"
    as for tom, he was trembling and shaking violently. he looked very sick. the crowd thickened about him, putting out their
    wild hands, seizing and demanding.

    tom screamed.

    before their eyes he changed. he was tom and james and a man named switchman, another named butterfield; he was the
    town mayor and the young girl judith and the husband william and the wife clarisse. he was melting wax shaping to their minds.
    they shouted, they pressed forward, pleading. he screamed, threw out his hands, his face dissolving to each demand. "tom!"
    cried lafarge. "alice!" another. "william!" they snatched his wrists, whirled him about, until with one last shriek of horror he
    fell.

    he lay on the stones, melted wax cooling, his face all faces, one eye blue, the other golden, hair that was brown, red, yellow,
    black, one eyebrow thick, one thin, one hand large, one small.

    they stood over him and put their fingers to their mouths. they bent down.

    "he's dead," someone said at last.

    ...

    --- spoiler ---
  • marvin'in sıfatı.
    "marvin, the martian"

    köpeğininkisi de "commander"dır.
    "commander k9"

    not: bu entry 28 şubat 2016 ekşisözlük direnişi süresince katalanca olarak sunulmuştur. (bkz: bütün entry'lerini katalancaya çevirmek) bundan çok daha kaliteli yüzbinlerce entry bu süreçte yok olmuştur. bir zamanlar devletin milletini ebleh yerine koyması yasaktı, bazı yasaklar özlenebiliyormuş.
  • ridley scott'ın yeni projesi. matt damon ile çalışmak istiyormuş.

    http://moviepilot.com/…martian&subscribe_to=1423477
  • muhteşem bir gerçekçilikle anlatılan bir hayatta kalma öyküsü. hop oturup hop kalktığım bir öykü oldu.

    kendimi hikayenin kahramanıyla bu kadar özdeşleştirdiğim başka bir şey biliyormuyum diye düşündüm bitince ama saatlerdir aklıma gelmiyor. hatta bir kaç yerinde kaldığım yeri bırakıp varolan problemlere kendi kafamda bulduğum çözümlerin kitaptakilerle örtüşmesi sonrası görüşüm şudur ki, benden şugar bir astronot olur hacı.
  • jessica chastain ile kate mara'yı görünce heyecanlandığım film. vizyon tarihi 25 kasım 2015 olarak gözüküyor.

    (bkz: jeff daniels)
    (bkz: sean bean)
    (bkz: kristen wiig)
    (bkz: matt damon)
  • tam kadro şudur:

    matt damon
    jessica chastain
    kristen wiig
    chiwetel ejiofor
    sebastian stan
    kate mara
    jeff daniels
    sean bean
    michael pena
    mackenzie davis

    valla scott gene tv'nin ve sinemanın yıldızlarını biraraya getirmiş. insan her filmi için bir yıldızlar topluluğu oluşturabilir mi? scott oluşturuyor. ama nedense her filmi de vasat oluyor. the counselor'dan ağzımız yanınca bunu üfleye üfleye tüketeceğiz. film, damon'ın canlandıracağı bir astronotun mars'tan dönerken aracının arızalanmasını konu alıyormuş. yani interstellar'a değil de gravity'e yakın olacak gibi görünüyor.
    yanılmıyorsam chastain de, mara da astronotları canlandırıyorlar. bean, pena ve ejiofor'un bazı kurumların yöneticilerini oynadıkları açıklanmıştı. wiig'in rolünü hatırlamıyorum. ama o da yönetici falan olabilir. gelecek sene bu ay izleyeceğiz filmi.
  • ithaki yayınları tarafından çevrilmiş, iki gün sonra raflardaki yerini alacak kitaptır.
  • ithaki basımında orijinal baskıdaki kapak tasarımını koruyarak iyi etmişler çok güzel çünkü.**
  • ridley scott'ın filmini çektiğini öğrenince okumaya başladım. ana karakter mark watney, dorky tabir edilen özelliğe sahip bir bilim insanı. filmde kendisini matt damon oynuyor ve kitabı okurken gözümde matt damon'ı canlandırmaya çalıştım ama kendisi bu rol için fazla ciddi bir aktör. nedense simon pegg bu rol için çok uygun geldi bana. diğer yandan matt damon insanların gişeye gitmesi ve filmi izlemesi demek.

    umarım watney'in dorky'liklerini (şapşallık mı denir buna?) matt damon yansıtabilir.