şükela:  tümü | bugün
  • the matrix filmi türkiye’de yaşansaydı yaşanacak diyaloglar.

    “niyo gapat la makinayı amua goduğum boş yere ne çalıştırıyon, gemiyi jenaratörle çalıştırıyoruz zaten pezevenk”

    “abi ajan simit geliyo”

    “şimdi bu kırmızı kadını gemiye kodlayamıyoz mu”

    “yeni gokdelenim nasıl zevkime göre diktim amua goyim!”

    “robotlar geliyo lan dirinity tüfeeğmi getir”

    “+niyo beş dakkaya gelmen lazım robotlar geliyo direksiyonu verecem.
    -sikerim robotunuzuda ha maçtayım amk iki dakka idare et”

    “+lan simit niye bu kadar kişiyle geldin la?! götün yemiyo mu dekedek çıkmaya?
    -onları seni nasıl siktiğimi izlemeleri için getirdim”
  • (bkz: the matrix'in filmi)
    edit: başlığı açan arkadaş dikkate alıp düzeltmiş ama bu entry uyarı maiyetinde kalabilir burada.
  • “ biliyor musun ? bu işkembe çorbasının gerçek olmadığını biliyorum. bu çorbadan bir kaşık içtiğimde, matrix’in beynime bunun çok sirkeli ve sarımsaklı olduğunu, çıkışta 2 tane karanfili ağzıma atmam gerekeceğini söyleyeceğini biliyorum. 16 yıl sonra ne farkettim biliyor musun ? çomarlık mutluluktur.”
  • neo 8 saat artı mesaiden sonra yorgunluktan hackerlik neyim yapamazdı. ofisten kaçış sahnesinde patrona yakalanıp işten çıkarılırdı. metroda kalabalık yüzünden kavga edemezdi. kovalama sahnesinde abartılı egzoz takılmış bir şahin tarafından ezilip hakkın rahmetine kavuşurdu.
  • insanların direnişi falan olmazdı, herkes birbirini ajan olmakla suçlardı.

    (bkz: abd'li ajan smith)
  • zion'da sağlanan tüm hizmetler önce peşkeş ile özelleştirilir, memleket kendi kendine yetemez hale getirilildi. şehri makinelerden kurtaran neo, zionu bu durumdan kurtaramayacağı için kendini yine makinelere bağlar, 120 voltluk bir pilden daha fazla ürettiği bio elektrik karşılığnda matrix yaşamına devam etmeye karar verirdi.
  • mavi ve kırmızı haplar reçetesiz alınamazdı.
  • 2000'li yıllarda forwardladığımız maillerdeki geyikler, 18 yıl sonra ekşi sözlük'te diyecektim ama başlıktaki saçma sapan küfürlü iğrençlikleri görünce bizim forwardladığımız mailler değilmiş dedim.

    yani başlıktaki espri şaka olduğu düşünülen boklara bakın. komik mi yani ne bu amınakoyim eğlence gülme kahkaha seviyeniz bu kadar mı sığ?

    drinity tüfeğimi getir. şive de katmış hani komik olsun diye. ahmet kural gibi vasat çomarları izlemekten kıvrımsız beyniniz sulanmış. küfür edince şive katınca komik olacağını zannediyorsunuz.

    matrix türkiye'de olsaymış da ay götüm. matrix siksin sizi.
  • suriyeli iki hapı da mideye indirir, vergi vermeden zeon'da yaşardı.
  • (bkz: neo bi dur allah'ını seversen zaten ortalık karışık)