şükela:  tümü | bugün
  • metallicanin reload albumunun ikinci parcasi ayni zamanda albumden single olarak cikan ilk parca. nananana kismindaki vokallerini marianne faithfull yapmistir. son kisimdaki konusmadaki cogu kisim ve "say yes at least say hello" sozlerini marianne faithfull hazirlamistir. marianne faithfull bu sozleri marilyn monroe nun the misfits filmindeki repliklerinden almistir.
  • klibinde, yanlış hatirlamiyorsam, bir salincakta sallanma sahnesi mevcuttur...
  • metallica nin 1991 sonrasi bitmis tukenmis, piyasanin objesi , teenagelerin sevgilisi olmus halini gosteren parcalardan sadece biri.
  • genellikle piyasa ortamlarda, forsunu arttirmak , karizmayi katlamak icin ezilen ancak zamaninda herkesin olerek* dinlemis oldugu metallica parcalarindan bir digeri ki bazi ortamlarda ezmek ezilmektir dedirtti bugun.
  • sozlerini de yazayim tam olsun:

    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane
    but the memory remains

    heavy rings on fingers wave
    another star denies the grave
    see the nowhere crowd, cry the nowhere tears of honor

    like twisted vines that grow
    that hide and swallow mansions whole
    and dim the light of an already faded prima donna

    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    but the memory remains

    heavy rings hold cigarettes
    up to lips that time forgets
    while the hollywood sun sets behind your back

    and can't the band play on?
    just listen, they play my song
    ash to ash
    dust to dust
    fade to black

    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    dance little tin goddess

    na na na

    drift away
    fade away
    little tin goddess

    ash to ash
    dust to dust
    fade to black

    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    fortune, fame
    mirror vain
    gone insane...
    but the memory remains

    ash to ash
    dust to dust
    fade to black...
    but the memory remains

    yeah
    faded prima donna yeah, yeah

    dance little tin goddess dance
  • s&mde de bulunan ve son kısmı seyirciler tarafından söylenen parça
  • metal müzik bilgini murathan mungan'dan öğrendiğimize göre, metallica bu parçada back vokal yapacak birisini ararken gruba marianne faithfull tavsiye edildiğinde, grup elemanları 'o da kimmiş?' mealinde sözler söylemiş... marianne faithfull istanbul konseri ertesi milliyet'in kültür-sanat ekinde yazmıştı bunları... 'ne kadar ayıp!' gibisinden sözlerle kınamıştı metallica elemanlarını... (bkz: esefle kınamak)
  • aşağıdaki gibi çevrilebilecek metallica şarkısı.

    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane)
    ama anısı duruyor (but the memory remains)

    parmaklarda ağır yüzükler dalgalanıyor (heavy rings on fingers wave)
    mezarı reddeden başka bir yıldız (another star denies the grave)
    hiçbir yerin kalabalığını gör (see the nowhere crowd, cry the nowhere tears of honor)

    uzayan çarpık asmalar gibi (like twisted vines that grow)
    gizlen ve yut konakları bir lokmada (that hide and swallow mansions whole)
    şimdiden solmuş olan bir primadonnanın ışığında (and dim the light of an already faded prima donna)

    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    ama anısı duruyor (but the memory remains)

    ağır yüzükler sigaraları tutuyor (heavy rings hold cigarettes)
    zamanın unuttuğu dudaklara (up to lips that time forgets)
    hollywood'da güneş batarker arkanda (while the hollywood sun sets behind your back)

    ve grup çalmayı sürdüremez mi (and can't the band play on?)
    yalnızca dinle, benim şarkımı çalıyorlar (just listen, they play my song)
    küller küllere (ash to ash)
    toz toza (dust to dust)
    kararıyor (fade to black)

    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    dans et küçük teneke tanrıça (dance little tin goddess)

    süzülerek git (drift away)
    yavaşça uzaklaş (fade away)
    küçük teneke tanrıça (little tin goddess)

    küller küllere (ash to ash)
    toz toza (dust to dust)
    kararıyor (fade to black)

    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    servet, şöhret (fortune, fame)
    kibirli ayna (mirror vain)
    delirmiş (gone insane...)
    ama anısı duruyor (but the memory remains)

    küller küllere (ash to ash)
    toz toza (dust to dust)
    kararıyor (fade to black...)
    ama anısı duruyor (but the memory remains)
    evet solmuş primadonna (yeah, faded prima donna, yeah, yeah)

    dans et küçük teneke tanrıça (dance little tin goddess dance)
  • metallica st. anger gibi rezalet işler* yapmaya devam ederse sözleri bikac seneye kendilerini ifade edecek olan parca. hiç mi farkında değiller bu durumun merak ediyorum.

    ekleme:evet konser sonrasında gordum ki hala canlılar, hala kanlılar ve sozlerimi bana yutturdular. ama yine de st anger yolundan donmelerini temenni ederim en kısa zamanda.
  • ne anlattığı konusunda çeşitli tartışmaların sürüp gittiği bir parçadır bu. en genel yaklaşım, metallica'nın "artık bitti metallica" yorumlarına cevaben yaptığı bi parça olduğudur. "and can't the band play on, just listen they play my song. ash to ash, dust to dust, fade to black" ifadesinden dolayı. kendi parçalarına referans olduğundan. aynı sebepten, kendilerinin yaşlandığını ve kariyerlerinin sonlarına yaklaştıklarını söylemeye çalıştıklarını da iddia edenler olmuş ama bu zaten çürümüş bir iddia.

    bir başka görüş herhangi bir sabun köpüğü star'ı anlattıkları. "another star denies the grave", "faded primadonna" vs.den dolayı. kısa süreli şöhret, içi boş, geçici, kaybetmemek için direnilen ama mutlaka kaybedilen, zaten sonsuza kadar süremeyecek olan şöhret anlatılıyor düşüncesi var. little tin goddess, sözkonusu star'ın her hareketini yönlendiren, kararları onun adına veren yapımcı olarak yorumlanıyor çoğunlukla.

    çoğunluğun yorumları bu yönde ama bazılarına göre* bu, güzellik ve güzelliğin nasıl solup gittiği üzerine bi parça, hiç kimsenin, ne kadar önemli bi şahıs olursa olsun, ölümsüz olmadığını anlatıyor. "ash to ash, dust to dust, fade to black", sonunda hiç kimse, hiç kimseden daha iyi durumda ya da daha önemli değildir mesajlı. sanki dini esintiler var gibi daha ziyade. kendilerinden ya da hollywood yıldızından yola çıkmış olabilirler ama daha genel bir mesaj var sanki. little tin goddess'ın da yapımcı olmasından çok, anlatılan zayıf, ölümlü şahsın bizzat kendisi olması çok daha mümkün gibi. küçük teneke tanrıça diye sözedilen, bi numarası olmayan biri, kendisinin, ve olsa olsa yine ölümlü olan bi grubun idol yaptığı tanrıça, ama sonuçta o da ölümlü. ya da belki öylesine millet oturup tartışsın diye yazdılar sözleri, o da bi ihtimal.