• 5. sezonu ile en güzel sezonunu izleten dizi. özellikle patrick jane gittikçe güzelleşiyor, hoş daha ne kadar iyi olabilir bir karakter ama olsun, ve ana hikayeye dair sürekli gelişmeler oluyor, bu da seyirciyi memnun ediyor.
  • çok farklı bir dizi, hatta dizi olmaktan öte, bir tür terapi gibi. patrick jane her şeyi o kadar kolay gösteriyor ki dizinin bir bölümünü izledikten sonra hafifliyor insan. ama sadece bu da değil. dizi karakterleri o kadar iyi kurgulanmış, oyuncular o kadar iyi seçilmiş ve o karakterler arasındaki uyum o kadar harika kurulmuş ki izlerken sadece kurgusal bir hikaye izliyor gibi hissetmiyorum. sadece bölüm içindeki veya red john hikayesindeki olayları izlemiyorum ben bir the mentalist bölümü izlerken, o karakterleri ve birbirleriyle ilişkilerini de izliyorum. bir dizi gibi izlemiyorum yani, gerçek insanları, gerçek hayatlarında görüyor gibi izliyorum. jane, lisbon, rigsby, cho, van pelt, summer ve hiç görünmese de red john... her biri gerçek hissi veriyor.

    bir de 4. sezonun 21. bölümü var ki, sondaki şarkıda gözleri dolmayan adama (evet adama), insan olmayı geçtim, adam demem ben. böyle hassas ve sömürüye açık bir konuyu bu kadar ince bir şekilde ele almak, mesajları bu kadar net ama göze sokmadan, hikayeyle çok başarılı bir şekilde bütünleştirerek anlatabilmek the mentalist'in farkıdır. bütün bu nedenlerle, en sevdiklerim dahil her dizinin, ana hikayesinden kaynaklanan bir doğal süresi olduğunu, o hikaye sonuna yaklaştığında dizinin de bitmesini gerektiğini düşünen biri olarak the mentalist'in hiç bitmemesini isterdim. bu mümkün değil maalesef ama en azından red john hikayesi bittikten sonra da devam ettirilebilir umarım. yine de 5. ya da 6. sezonda bitse bile şu anda yaptığım gibi baştan sonra tekrar tekrar izlemeye devam ederim the mentalist'i.
  • --- spoiler s05e08 ---

    bu bölüm ile iyi ki new yorkta geçmiyor dedirten dizi.
    lan jane zekisin biliyoruz da yaptığın planların hepsini csi:ny'da morgda çalışan adam bile çözer lan.
    önce kendi arabanın camını kırıyorsun sonra kırdığın demiri bagajına atıyorsun. ve kesin o camdan senin cekete saça falan bi parça fırlamıştır. fırlamasa zaten csi:ny bölümü çıkmazdı.*
    onun dışında birde aklımda kalan en son arabayı ağaca çarptırırken o dal parçasını götüne sokmadığını da biliyoruz.
    yakışmadı bu sefer sana jane, yakışmadı.

    --- spoiler s05e08 ---

    not: mentalisti deli severim ama galiba fazla dizi izleyince insan hepsinde aşırı gerçekçilik bekliyor. walking dead'e de yazıcam yakında lan zombi falan yok napıyonuz olum siz diye.
  • bu kadar zaman sonra ben de bir mentalist yorumu gireyim dedim:

    --- spoiler s05 e08 ---

    ağır spoiler/teori içerebilir tekrardan; red john ile jane'in tanıştığını ya da büyük olasılıkla el sıkıştığını öğrenmemiz ile (tam ifadeyle shake hands), kirkland'ın jane'i cbi'da gördüğü anda ne yaptığını hatırlatan dizi:

    izleyin, yorum sizin:
    http://www.youtube.com/watch?v=l5-h9qgov4y

    2. hayvan gibi spoiler: yalnız yine de geçmişe gider ve red john'un konuştuğu sahnede ekrana bakmaz yalnızca sesini dinlerseniz, jane'in kendi sesinin biraz değiştirilmiş (telaffuzlara özellikle dikkat) hali gibi çıktığını göreceksiniz.

    http://www.youtube.com/…redi&nr=1&feature=endscreen

    bana sorarsanız 3. sezonda jane'in rj olduğu açıklanacaktı ancak dizinin tutması ile bir kaç sezon daha sürmesi gerekliliği ortaya çıkınca bu fikirden vazgeçtiler.

    --- spoiler s05 e08 ---

    özet olarak bence rj kim kafayı yormanın anlamı yok, zira reyting uğruna her an her şey yapılabilir.
  • --- spoiler s05e08 ---
    5x8'de bolca rol alan süt bebesi tipli fbi ajanının red john olmadığını düşündüğüm dizi. ama red john'un adamı tabi o ayrı.
    loriel'in dediğine göre patrick reyiz red john'un elinı sıkmış. jane ise süt bebesi kılıklı fbi ajanının elini de sıktı tamam. ama loriel nereden bilecek ki onun elini sıktığını. zaten red john kendisiyle irtibat kurmadı onu kurtarmadı diye dünyayı sorgulamaya başlamadı mı? jane'in fbi ajanının elini sıktığı gün loriel'i hapisten kaçırttığı gün ile aynı zaten.
    kaldı ki o süt bebesinde red john karizması kesinlikle yok.
    ama lost'un desmond'ı (burdaki adını bilmiyorum) red john çıkarsa şaşırmam, ya da loriel'i hapisten çıkaran yaşlı adam.

    ama belli oldu artık bu sezon red john'u bize gösterecekler. üzerine üzerine gidiyorlar çünkü. hiç bir sezon bu kadar üzerine gidilmemişti red john'un. artık kaçışı yok.
    --- spoiler s05e08 ---
  • fena dizi değil ama lie to me kadar olayın içine çekemiyor insanı. bir şeyler var böyle eksik gibi, olmamış gibi. lie to me'de tüm hikaye dr.ligtman üzerinden yürümezdi mesela ve geriye kalanı da seyrettiriyordu kendini. the mentalist'de jane'den başka baskın karekter yok gibi neredeyse. bir de, lightman grubu tamamen yardımcı olarak çağrıldıklarından, grup içinde sürekli böyle "haddii lean oradan dikkafa, nerden bilcen?!" tarzı bir tutum olmuyordu. the mentalist'de sürekli sen kocccaa adam jane'i şebek et, birilerine kendini ispatlamak zorunda bırak falan bir yerden sonra sıkıcı oluyor bu sahneler.

    ayrıca patrick jane de ukala, karizmatik, çekici bir herifçioğlu dr.lightman gibi ama, ama işte. ama'lı dizi.

    imza: dizinin yayından kaldırılmasını hâlâ hazmedemediğinin de farkında olan bir dost.
  • redwood adlı 1x05 bölümündeki iki kızın arabasında dinlediği şarkıyı fellik fellik aradığım ama bulamadığım dizi.

    (bkz: şarkı adı soruyorum hemen silicem)

    edit: şuymuş.
  • --- spoiler 5x9 ---

    jane'in not defterindeki son isim osvaldo ardiles. nasıl lan? gerçi bir şekilde tottenham'ın adı geçse hoş olurdu.

    red john cho çıksın, yakışır.

    ps: van pelt, tahminlerin ötesinde şişmiş durumda. beşiz mi bekliyor nedir?

    --- spoiler 5x9 ---
  • --- spoiler ---

    s5e9 da dikkatinizi çekebilecek tek şey, lisbon'ın götü. red john üzerine neredeyse gelişme yok

    --- spoiler ---
  • s5xb8

    senaristler bu sezon döktürüyor. diğer sezonlara pek benzemiyor. daha bi güzel olmuş bu sezon.

    --- spoiler ---

    jane, lorelei hatununu hapishaneden çıkarıyor, ordan sahile, ateş, kumsal, deniz üçlüsü. bu bölümde cho rigsby ve van pelt'i nerdeyse hiç görmedik. cho'nun buz adam poker face bakışlarını görmek isterdik.

    lorelei jane'e güvenmeye başladı ve red john ile ilgili ip ucu verdi. " onun arkadaş olmamanıza şaşırdım. birbirinize çok benziyorsunuz, hatta el sıkıştınız" gibi bir şey diyor. bire bir yazamadım diyalogu fakat konusu buydu.
    şimdi buradan yola çıkarsak; jane'nin arkadaşları red john olamaz. yani ekibin içinden bir olması ihtimali silindi. kirkland olması ihtimali ise seyircinin gözünün içine içine sokulmaya başlandı. hatta bölüm sonunda jane arabanın içinde yaralı bir haldeyken kirkland'ı görüp "bu kim" diyor.senaristler seyircinin gözüne soka soka red john kirkland diyor. bu sezon umduğum gibi olacak sanırsam. red john'a çok daha fazla yer verilecek ve jane red john kapışmaları artacak. bu tam da izleyicinin istediği bir şey.

    --- spoiler ---

    senaristleri tebrik ediyor, koyun yoğurdu veya otlu peynir falan lazım olursa, bir mesaj atmalarının yeterli olacağını söylüyorum.