1. s5xb5

    --- spoiler ---

    herkesin merak ettiği konuyu merak ediyorum bende. bu adam red john mu acaba diye? eğer red john bu adamsa ve jane ile karşılıklı kapışmalar artarsa tadından yenmez dizinin. millet acaba sonradan ben demiştim demiş olmak için mi bu adam red john değil diyor onuda anlamış değilim. ama dizinin ters köşe yapmasına alışık olduğumuz için, bu adama red john değil denilmesini de anlayışla karşılıyorum. ama ben red john olmasını umuyorum.

    --- spoiler ---
  2. s5xb6

    --- spoiler ---

    fideye olayı hikayesi az çok belliydi ama ben çift parayı alacak diye bekliyordum meğerse karının şeytanlığıymış olay. aklım hep şu mahkumları taşıyan adamdaydı. onu konuşturdu belliki jane fakat bu bölümde söylemediler adamın ne dediğini.

    --- spoiler ---
  3. --- spoiler ---

    5x7 bölümünde homeland security elemanına dikkatinizi çekerim. adam bende iki anlamda garip bir izlenim oluşturdu.

    1. ya o red john'ımız bizim zira konuşması hareketleri ve mimikleri normal bir ajanınkine benzemiyordu, şöyle garip bir sosyopatlık hissi verdi.

    2. ya da patrick jane bizim red john'ımız ve o homeland security elemanı jane için çalışan biri adam. zira öyle bir "no, i know you" deyişi vardı ki sanki "senin sülaleni biliyorum ben çakaalll" der gibiydi.

    --- spoiler ---
  4. s5xb7

    --- spoiler ---

    7. bölümde deli dehşet bir yerde bitti. bu sezon dikkatimi çeken bir şey var. hemen hemen her bölümde red john ile ilgili ufakta olsa bir şeyler dönüyor. red johnu dizide çok daha fazla görebiliriz bu sezon. bölüm sonunda lisbon'un elini sıkan eleman red john mu değil mi hepimiz tereddütteyiz tabi. fakat ben red john olmasını hala diliyorum zira sıkar artık dizi. olayın foseptiğini çıkarmaya gerek yok. dizi red john'a ne kadar yer verirse o kadar güzel olur. ğer bu adam red john ise bizim jane baya bildiğin adama gülümseyerek elini sıktı ya la. hadi hayırlısı bakalım.

    --- spoiler ---
  5. 5. sezonu ile en güzel sezonunu izleten dizi. özellikle patrick jane gittikçe güzelleşiyor, hoş daha ne kadar iyi olabilir bir karakter ama olsun, ve ana hikayeye dair sürekli gelişmeler oluyor, bu da seyirciyi memnun ediyor.
  6. çok farklı bir dizi, hatta dizi olmaktan öte, bir tür terapi gibi. patrick jane her şeyi o kadar kolay gösteriyor ki dizinin bir bölümünü izledikten sonra hafifliyor insan. ama sadece bu da değil. dizi karakterleri o kadar iyi kurgulanmış, oyuncular o kadar iyi seçilmiş ve o karakterler arasındaki uyum o kadar harika kurulmuş ki izlerken sadece kurgusal bir hikaye izliyor gibi hissetmiyorum. sadece bölüm içindeki veya red john hikayesindeki olayları izlemiyorum ben bir the mentalist bölümü izlerken, o karakterleri ve birbirleriyle ilişkilerini de izliyorum. bir dizi gibi izlemiyorum yani, gerçek insanları, gerçek hayatlarında görüyor gibi izliyorum. jane, lisbon, rigsby, cho, van pelt, summer ve hiç görünmese de red john... her biri gerçek hissi veriyor.

    bir de 4. sezonun 21. bölümü var ki, sondaki şarkıda gözleri dolmayan adama (evet adama), insan olmayı geçtim, adam demem ben. böyle hassas ve sömürüye açık bir konuyu bu kadar ince bir şekilde ele almak, mesajları bu kadar net ama göze sokmadan, hikayeyle çok başarılı bir şekilde bütünleştirerek anlatabilmek the mentalist'in farkıdır. bütün bu nedenlerle, en sevdiklerim dahil her dizinin, ana hikayesinden kaynaklanan bir doğal süresi olduğunu, o hikaye sonuna yaklaştığında dizinin de bitmesini gerektiğini düşünen biri olarak the mentalist'in hiç bitmemesini isterdim. bu mümkün değil maalesef ama en azından red john hikayesi bittikten sonra da devam ettirilebilir umarım. yine de 5. ya da 6. sezonda bitse bile şu anda yaptığım gibi baştan sonra tekrar tekrar izlemeye devam ederim the mentalist'i.
  7. --- spoiler s05e08 ---

    bu bölüm ile iyi ki new yorkta geçmiyor dedirten dizi.
    lan jane zekisin biliyoruz da yaptığın planların hepsini csi:ny'da morgda çalışan adam bile çözer lan.
    önce kendi arabanın camını kırıyorsun sonra kırdığın demiri bagajına atıyorsun. ve kesin o camdan senin cekete saça falan bi parça fırlamıştır. fırlamasa zaten csi:ny bölümü çıkmazdı.*
    onun dışında birde aklımda kalan en son arabayı ağaca çarptırırken o dal parçasını götüne sokmadığını da biliyoruz.
    yakışmadı bu sefer sana jane, yakışmadı.

    --- spoiler s05e08 ---

    not: mentalisti deli severim ama galiba fazla dizi izleyince insan hepsinde aşırı gerçekçilik bekliyor. walking dead'e de yazıcam yakında lan zombi falan yok napıyonuz olum siz diye.
  8. bu kadar zaman sonra ben de bir mentalist yorumu gireyim dedim:

    --- spoiler s05 e08 ---

    ağır spoiler/teori içerebilir tekrardan; red john ile jane'in tanıştığını ya da büyük olasılıkla el sıkıştığını öğrenmemiz ile (tam ifadeyle shake hands), kirkland'ın jane'i cbi'da gördüğü anda ne yaptığını hatırlatan dizi:

    izleyin, yorum sizin:
    http://www.youtube.com/watch?v=l5-h9qgov4y

    2. hayvan gibi spoiler: yalnız yine de geçmişe gider ve red john'un konuştuğu sahnede ekrana bakmaz yalnızca sesini dinlerseniz, jane'in kendi sesinin biraz değiştirilmiş (telaffuzlara özellikle dikkat) hali gibi çıktığını göreceksiniz.

    http://www.youtube.com/…redi&nr=1&feature=endscreen

    bana sorarsanız 3. sezonda jane'in rj olduğu açıklanacaktı ancak dizinin tutması ile bir kaç sezon daha sürmesi gerekliliği ortaya çıkınca bu fikirden vazgeçtiler.

    --- spoiler s05 e08 ---

    özet olarak bence rj kim kafayı yormanın anlamı yok, zira reyting uğruna her an her şey yapılabilir.