şükela:  tümü | bugün
  • monk'un 8 sezon boyunca kaç bölümde ana konuya değindiğini düşününce "tuttu diye uzatıldı, mantıksız bu" eleştirilerinin haklılığı ortaya çıkmaktadır.
  • --- spoiler ---

    s05e06'da gördük ki, lorelei fbi'dan olduğunu söyleyen birileri kaçırtmış. bir kaç bölüm olaylar fbi üzerinden dönecek gibi. belki arabadaki abiyi de görürüz.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler 5x5 ---
    sonunda jane'in nasıl cbı'a girdiğini görmüş olduk. asansörden indiği hali görünce içim parçalanmadı desem yalan olur. düşünsene karın kızın öldürülmiş, uzun süre ortalıkta görünmemişsin. o uzun süre zarfında akıl hastanesinde olduğunu söyleyenler var falan.

    bir de lisbon ona yarın toparlan gel diyor, kendine bi çeki düzen ver diyor falan.

    kart numarası iyiydi ama.

    --- spoiler 5x5 ---
  • --- spoiler 2x6 ---
    jane adamın evinden çıktığında arkadan bi silah sesi bekledim ne yalan söyliyim.

    --- spoiler 2x6 ---
  • ne gadana psişik bi o gadan ilginç.
  • --- spoiler s05e05 ---

    red john dosyalarını getiren eleman, hani patrick'e çok acelecisin diyen kişi bence red john 'ın ta kendisi

    (bkz: scott vance)
    http://www.imdb.com/name/nm0888559/

    --- spoiler s05e05 ---
  • --- spoiler ---

    s5e7 ile sonunda red john yuzunu gostermistir. hayirlisi olsun.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    çok acayip şeyler dönüyor. bob kirkland red john mı? değil mi? belki bu sezon sonu öğreniriz.

    --- spoiler ---
  • 5. sezonu ile en güzel sezonunu izleten dizi. özellikle patrick jane gittikçe güzelleşiyor, hoş daha ne kadar iyi olabilir bir karakter ama olsun, ve ana hikayeye dair sürekli gelişmeler oluyor, bu da seyirciyi memnun ediyor.
  • çok farklı bir dizi, hatta dizi olmaktan öte, bir tür terapi gibi. patrick jane her şeyi o kadar kolay gösteriyor ki dizinin bir bölümünü izledikten sonra hafifliyor insan. ama sadece bu da değil. dizi karakterleri o kadar iyi kurgulanmış, oyuncular o kadar iyi seçilmiş ve o karakterler arasındaki uyum o kadar harika kurulmuş ki izlerken sadece kurgusal bir hikaye izliyor gibi hissetmiyorum. sadece bölüm içindeki veya red john hikayesindeki olayları izlemiyorum ben bir the mentalist bölümü izlerken, o karakterleri ve birbirleriyle ilişkilerini de izliyorum. bir dizi gibi izlemiyorum yani, gerçek insanları, gerçek hayatlarında görüyor gibi izliyorum. jane, lisbon, rigsby, cho, van pelt, summer ve hiç görünmese de red john... her biri gerçek hissi veriyor.

    bir de 4. sezonun 21. bölümü var ki, sondaki şarkıda gözleri dolmayan adama (evet adama), insan olmayı geçtim, adam demem ben. böyle hassas ve sömürüye açık bir konuyu bu kadar ince bir şekilde ele almak, mesajları bu kadar net ama göze sokmadan, hikayeyle çok başarılı bir şekilde bütünleştirerek anlatabilmek the mentalist'in farkıdır. bütün bu nedenlerle, en sevdiklerim dahil her dizinin, ana hikayesinden kaynaklanan bir doğal süresi olduğunu, o hikaye sonuna yaklaştığında dizinin de bitmesini gerektiğini düşünen biri olarak the mentalist'in hiç bitmemesini isterdim. bu mümkün değil maalesef ama en azından red john hikayesi bittikten sonra da devam ettirilebilir umarım. yine de 5. ya da 6. sezonda bitse bile şu anda yaptığım gibi baştan sonra tekrar tekrar izlemeye devam ederim the mentalist'i.