şükela:  tümü | bugün
  • bu yaz gösterime girecek, aaron sorkin imzalı yeni hbo dizisi. west wing'de amerikan başkanı ve onun bürokrat ekibinin, sports night, studio 60 on the sunset strip gibi dizilerde de televizyon programlarının hazırlanış ve sunuluş hikayelerini anlatan aaron sorkin bu sefer yine bir kablolu kanal haber kanalının set arkasında gelişen olayları ekrana taşıyacak. dizi ekibinde jeff daniels, jane fonda, emily mortimer gibi isimler yer alıyor.

    aaron sorkin imzalı yapımlarda görülen, uzun ve hızlı diyaloglar ve karakterlerin sürekli yürüyerek birbirleriyle konuşması gibi kendine özgü üslubunun bu yapımda da olması bekleniyor.

    dizinin ilk bölümü 24 haziran'da yayınlanacak.
  • hbo'nun büyük merakla beklenen yeni dizisi. türkçe altyazılı fragmanına ve tanıtımına şu adresten ulaşabiliyorsunuz :

    http://www.birdizihaber.com/…05/newsroom-tantm.html
  • 1 saat 15 dakikalık bomba gibi bir bölümle dün gece başlamıştır. news junkie'lere ve politics junkie'lere ilaç gibi gelecek yaz sıcaklarında televizyonlarımızı şenlendirecektir.

    --- spoiler ---

    hele ki ilk bölümün geçtiği tarihin sonradan 20 nisan 2010 olduğunu anlamamız ve ekibimizin deepwater horizon haberini patlatmasıyla bir anda gönlümüzü kazanmıştır.

    sonlara doğru will'in bp'den gelen "ölenler için çok üzüldük, temizlik çalışmalarına yardım edeceğiz" açıklamasını okuduğu bir kısım vardı ki tadından yenmez. o "ben sizin ciğerinizi bilirim" gülüşüne paha biçilmez.

    --- spoiler ---

    ayrıca (bkz: acn) ve tabii ki "o olmasa ne yapardık dediğimiz" (bkz: hbo)

    not: üç vakte kadar buralar entry dolacak, demedi demeyin bak!
  • "dinamik. edebî. agresif. izleyin, pişman olmayacaksınız."

    yerli mal - ny times
  • hiç beklemiyordum ama dev patel var burda, severiz keratayı.
  • çok zor bir dizi. en büyük hatası suya alıştır alıştıra girmek yerine bombalama atlamayı tercih etmiş olması. ilk bölümün 75 dakika olması aleyhine çalışıyor. ben ki çok konuşan işleri çok severim (gilmore girls hastasıyım, ötesi yok), bir ara nefessiz kaldığımı hissettim. bir haber merkezinin yaşadığı gerilimi hissetmek yerine "bir susun da işimize bakalım," haykırışıydı benimki. aaron sorkin pilot bölüm yazmayı ve seyirciyi ağına almayı çok iyi biliyor. studio 60 on the sunset strip'in ilk bölümünü izlediğimi hatırlıyorum da... ilk sahnedeki o konuşma... derhal amazon'a girip dvd'yi sipariş etmiştim, abartmıyorum. bu sefer diziyle aşkımız o kadar çabuk başlamadı, henüz flört aşamasındayız. ne kadar cesur ve ne kadar heyecan verici hikayeler anlatabilecekleri gün gibi ortada. ilk bölümde bunu yapmışlar da. ama işte, aaron sorkin'in artık tam güç çalışan kelime makinesine alışmak ve belki daha doğru bir kelime seçimi olarak uyum sağlamak için seyircinin biraz vakta ihtiyacı vardı.

    --- spoiler ---
    politik dramalara bayılıyorum. cümlesini sakınmayan dramalara bayılıyorum. ilk bölüm öyle güzel kurgulanmıştı ki, haber merkezinde bir ton olay olurken ve biz neler olup bittiğini anlayabilmek için çabalarken çat diye tarihin 20 nisan 2010 olduğunun bize verilmesi, seyircinin entelektüel seviyesine meydan okunulması ve sonrasında birçok ahlaki seçimler hakkında karakterlerden önce bizim duruşumuzu belirlememizi talep etmesi çok heyecan vericiydi.

    karakterleri tokatlamak, zaman zaman daha da vahşileşip yumruklamak istemediniz mi? ben fazlasıyla istedim. özellikle de don adlı o kaypak, şerefsiz, sokakta görsem peşine takılıp kıstıracağım herif... epey asabımı bozdu, asmalı konak izleyip ayşe melek peşinden büyüler yapan ev kadınları gibi hissettim kendimi, öyle söyleyeyim. bu referansı da çok kullanmam, kıymeti bilinsin. ama her karakterin kendilerini aklayan bir özelliği vardı. hepsi daha fazlasını istememizi sağlıyorlar. daha çok tanışma isteği uyandırıyorlar. ve en büyük merak unsuru: şimdi ne yumurtlayacaklar?

    jeff daniels sevdiğim bir oyuncudur. başarılı performanslara imza atmışlığı vardır. en iyi erkek oyuncu ödüllerine göz dikerek bu işe girdiği belli. ama ilk bölüm performansına bakacak olursak ilk sene breaking bad için, ikinci sene de dexter'ın son şansı için bekleyecek gibi duruyor. eğer dizi uzun soluklu olursa üç sene sonra bizim "nerede jeff'in emmy'si! bu haksızlıııkkk!" yakarışlarımız arasında ödülü kucaklayabilir. ondan önce... belki altın küre.

    emily mortimer en sevdiğim filmin (bkz: lars and the real girl) en sevdiğim sahnesinde oynadığından beri radarımdadır, takip ederim. özellikle replik verme başarısına hayranım. burada da yine aynı başarıyı konuşturmuş ve tempo tutturması zor cümleleri çatır çatır oynamış.

    dev patel'i de güzel bir televizyon dizisinde izlemek mutluluk vericiydi. karakterinin her hikayede kilit rol oynayacağı belli. heyecanla bekliyorum.
    --- spoiler ---

    hbo'yu ihya etmesi ve uzun sürmesi dileğiyle.
  • ilk bölümüyle büyük umut veren hbo dizisi. medyanın gücü ve sorumluluğu işleniyor bir ana haber stüdyosu içerisinden.
  • türkçe altyazısının nihayet çıktığı aaron sorkin dizisi.

    dizinin ilk bölümü sonrası yayınlanan analiz yazısına da şurdan ulaşabilirsiniz.
  • uzun zamandir beni en heyecanlandiran pilotu izledim, klasik bir aaron sorkin havasinda yine fazlasiyla geveze bir is. bu nedenle herkese gore olmadigi soylenebilir, yer yer fazlasiyla yorucu da oluyor bu gevezelik ama kendinizi kaptirabilirseniz o studyodaki insanlarin heyecanina siz de ortak olabiliyorsunuz.

    olumsuz elestirilerin bir kismi dizinin ukala oldugunun ustunden gidiyor, dizinin bu elestiriyi kabul ederek yola ciktigi soylenebilir. izleyiciden bir miktar entellektuel birikim talep ediyor. ustune amerikan halkinin tavirlarinin, olaylara karsi duyarsizliklarina yukleniyor ve dizi icerisinde de bolca kullanilan don kisot referansiyla bunu yapiyor. yani aaron sorkin'in de dizide karakterine yukledigi gorevi yazarken kendisine yukledigi belli oluyor. bu durumun bazilarina itici gelebilecegi acik. bu durum ozellikle bu elestirilerin muhatabi olan amerikan halkinin diziye karsi soguk bakmasina neden olabilir ama kendi adima bunlarin hepsini sevdigimi soyleyebilirim.

    karakterlerin ve aralarindaki iliskilerin daha derinine indikce dizinin daha da zevkli olacagi belli fakat her bolum bu kadar buyuk "haberler" kullanamayacaklari icin bu gevezeligin bir dezavantaja donuserek iyice rahatsiz edebilme riski de mevcut. simdilik hbo'nun bir an once 2.sezon onayini vererek beni rahatlatmasini bekliyorum.