şükela:  tümü | bugün
  • tam adı the nolan variations: the movies, mysteries, and marvels of christopher nolan olan tom shone kitabı. tom, kitabın tanıtımı için nolan ile beraber bir yazılı bir de video konferans röportajı yaptı. yazılı röportaj los angles times'dan josh rottenberg ile yapıldı. röportaj gaşağıdaki gibidir:

    r: röportör
    tom: kitabın yazarı tom shone
    chris: christopher nolan

    r: tom, seni bu kitabı yazmaya iten neydi?

    tom: "chris'in filmlerinin eleştirmenler tarafından yanlış anlaşıldığına inanıyordum. zamanında alfred hitchcock'ı yanlış anladıkları gibi. ona yeterince nazik davranmadıklarından bahsetmiyorum; amacım onun rottentomatoes puanını yükseltmek değildi. daha çok filmlerinin derinliği ile ilgiliydi.

    hayranlarının bunu anladığını düşünüyorum. eğer araştırırsanız, sağda solda filmleri hakkında birçok farklı fikir ve teorilerin döndüğünü görürsünüz. oldukça zengin içeriği olan bir dünyayla karşılaşırsınız."

    r: chris, başlarda bu fikre (biyografi) oldukça karşıydın. ne değişti?

    chris: "tom biyografi için senelerdir ısrar ediyor. nasıl bir şey ortaya çıkacağını bilmiyordum. çünkü yeterince eser bırakmadığımı düşünüyordum ve bunu mütevazi olmak için söylemiyorum. elimin altında birkaç film varken yazılmış bir biyografi yalnızca o birkaç filmim ve hayatım hakkında olurdu. eh, zaman sonra baya film yapınca bahanem tükenmişti.

    biyografi fikrine hep karşıydım. bu konuda b. traven gibi düşünüyorum (b. traven mahlaslı yazarın gerçek kimliği asla bilinememiş ve çok fazla tahmin yürütülmüş). bir sanatçı için var olacak tek biyografi onun eserleri olmalıdır der, traven. bence bu ideal bir senaryo.

    tom'a göre ya en 'değeri bilinmemiş abartılan' ya da en 'abartılmış değeri bilinmeyen' bir yönetmendim. hollywood film sektörünün var olduğu, arap saçı olmuş ticari değer ile sanat arasındaki o kesişme noktasında, insanların ticari başarıya nasıl tepki vereceği belirsizliği var. buna az da olsa katılıyorum. hollywood filmleri birçok farklı yerlere ve insanlara ulaşabiliyor ve bu filmlerin sıklıkla küçümsendiği ve ciddiyetle tartışılmadığı bir dili var."

    r: tom, kitap bir biyografi kitabı değil ama filmleriyle nolan'ın transatlantik ya da yatılı okul hayatına dair ilişkiler kurmuşsun (zaman, anılar, hafıza, labirentler vs). citizen kane'deki gibi, chris'in geçmişindeki tüm gizemleri ortaya çıkaracak bir kızak mı arıyordun?

    chris (gülerek): "arıyordu evet."

    tom: "chris'i, işlerinin içsel ve kişisel yönleri olduğuna dair ikna etmek istiyordum. bunu hissedebiliyordum. filmlerinin chris için çok içsel olduğunu görebiliyordum. o yüzden bu süreç karanlıkta yürümek gibiydi biraz. her ne kadar chris sorularıma kaçamaklı cevap verse de bu ana akım eğlenceyi kendinden bir şeyler katarak, içselleştirerek kullandığına kendimi inandırmıştım. chris'i bu noktada kaçakçı gibi görürüm. duyguları bu eğlenceye kaçak yollarla, hileyle serpiştiriyor. buna katılır mı bilmem."

    chris: "ilginç bir soru. tom genellikle filmlerimle özel hayatım arasında bağlantılar kurar fakat ben 'doğrudur, ama bu o kadar da önemli değil' şeklinde geçiştiririm. ve kitabın ilginç yanı da bu diyalogların kitabın büyük bir kısmını oluşturması."

    r: tom'un ilişki kurup da seni şaşırttığı noktalar oldu mu?

    chris: "hepsi beni şaşırttı çünkü hiç o açılardan bakmamıştım. bana aşırı gelen bağlantıları çürütmekle baya zaman geçirdim. fakat bazen de sağlam bağlantılar kuruyordu ve ben de bunlara müdahele etmiyordum."

    r: buna bir örnek verebilir misin?

    chris: "veremem. (gülerek) tom'a o hazzı vermek istemiyorum."

    r: chris, bir prensip olarak insanların filmlerini nasıl değerlendirmeleri gerektiğini söylemekten hoşlanmıyorsun. bu kitaba yardım etmeyi kabul ederek, bu prensibinden vazgeçmiş mi oluyorsun?

    chris: "buna dair endişelerim vardı fakat öyle olduğunu düşünmüyorum. bununla ilgili memento için katıldığımız venedik film festivalindeki anımı anlatırım hep. filmin basın toplantısında birisi filmin sonuyla ilgili soru sordu. bu seyirciye kalmış bir şeydir dedim. fakat bence...diye devam ederek kendi cevabımı verdim. kardeşim jonah (jonathan nolan) sonradan beni kenara çekti ve şunu dedi: 'kimse cevabının ilk yarısını dinlemedi. herkes filmi çeken adamın filmin sonuyla ilgili ne düşündüğünü dinlemek istedi. bunu bir daha asla yapmamalısın'. jonah kesinlikle haklıydı ve böyle bir şeyi bir daha asla yapmadım."

    tom: "bu memento muhabbeti bana kitabı ne tarzda yazacağım hakkında fikir verdi; bu yolda ilermeyecektim. chris'i inception'ın sonu hakkında ne düşündüğüne dair kovalamayacaktım. ve bundan oldukça memnunum. sondaki o paradoks ve ikililikten (belirsizlik) oldukça memnundum. eserlerini anlama noktasında bir kitap yazmak istiyordum fakat sırlarını açığa çıkarma gibi bir niyetim yoktu."

    r: chris, kitabın tenet ile ilgili kısmında, filmin inception'daki gibi bazı fikirleri tekrar ettiğini kabul ediyorsun ve takıntılarınla ilgili fazlaca özbilinçli (kendinin fazlaca farkında olma) hale gelme tehlikesinden bahsediyorsun. tom'la işbirliği yapman da bu tehlikeyi getirmemiş miydi aslında?

    chris: "özbilinç bir filmci için ölüm demektir. bu kendini tekrar etmemekle alakalı değildir. bu, hikaye için en iyisi neyse onu yapmakla ve seyirciye büyük resmin bir parçası olmadan deneyimleme fırsatı vermekle alakalı. tabi bu projenin gerçekleşmesi tom'un buna bir bütün gözüyle (büyük resim) bakmamasından ötürüdür. bu yalnızca eğlence içindi. pek özbilinçli yapılmış bir iş değildi; bundan daha geniş ve renkli bir muhabbetti."

    r: filmleri çok ciddiye almakla ilgili bir argüman aslında bu, bir bakıma. ve tenet şu an vizyonda, covid-19'dan ötürü sıkıntı çeken sinema sektöründe. bu durumun filmler üzerindeki etkisiyle ilgili ne düşünüyorsun?

    tom: "bir sene önce chris'le sinemanın geleceği ile ilgili muhabbetimizi hatırlıyorum. o zamanlar daha soyut bir muhabbeti tabi. filmlerin bitişe yaklaşacağı fikrini asla ciddiye almazdım. fakat şimdi farklı bir dünyada yaşıyoruz ve filmlerin akıbetleri ile ilgili haftalık haberler alıyoruz. birkaç hafta içinde şu ya da bu film vizyona girecek mi? sanki daha önce film piyasasına olan şeyler şu an iki katı hızda oluyor. fakat chris bu konuda ne düşünüyor merak ediyorum."

    chris: "zor bir soru. mevcut trend'lerin ivme kazanmasıyla ilgili konuşuyorsak, bunu pandeminin başında öngörmüştüm. ve bu 2019'un sinema tarihindeki en önemli yıl olduğu gerçeğini görmezden geliyor. müthiş paralar kazanıldı bu yılda. katılımlar çok yüksekti. o yüzden bu daha çok 'yaşadığımız bu yeni gerçeklik nedir?' sorusu ile alakalı.

    warner bros tenet'i yayınladı ve filmin nerdeyse 350 milyon dolar kazanç getirmesinden dolayı oldukça heyecanlıyım. fakat stüdyoların bu hamleyi yanlış yorumladıklarından endişeliyim; covid-19'a rağmen film ne kadar başarılı oldu noktasına odaklanmak yerine, covid-19'dan önce ne kadar başarılı olurdu noktasına odaklanıyorlar. ve bunu sektörde adapte olmak ve sektörü yeninden inşa etmek yerine bir bahane olarak görecekler."

    https://www.latimes.com/…speaks-about-a-book-on-him

    (bkz: christopher nolan/#115554542)

    (bkz: memento/#116269510)

    (bkz: tenet/#116323030)

    (bkz: inception/#117136167)

    (bkz: howard hughes/#117294731)