şükela:  tümü | bugün
  • amerikada sinemalara 2004 yazinda gosterime girecek olan, nick cassevetes tarafindan yonetilmis, nicholas sparks'in ayni isimli romanindan uyarlanan, trailerindan cok acikli oldugu belli olan bir drama filmidir.
  • bir ara filmi yonetmesi icin steven spielberg dusunulmus, basrolude britney spears a vereceklermis, lakin iyikide olmamis yoksa sinema seyircisi boylesine guzel bir filmi izlemekten mahrum kalacakti. rahatcana soylenebilir ki sinema tarihinde bu kadar romantik bir film sayisi iki elin parmaklarindan az. neredeyse her filmde askin sadece sex uzerine kurulmus bir olgu olarak gosterildigi gunumuz dunyasinda, ask i tum gercekciligi ve ayni zaman da safligi ve masumiyeti ile seyirciye sunan bole bir filmin yapilmasi sanki seyirciye beklenmeden gelen bir hediye gibi. filmin her sahnesi sanki muzede sergilenmesi gereken fotograf guzelliginde. belki bu yil cekilmis en felsefi veya en sanatsal icerikli film olmaya bilir ama kesinlikle izleyiciye her duyguyu asiri dozda yasatabilen, siir gibi bir film. film izlenirken insan "ne olur bu ruya bitmesin" diye adeta dua ediyor, ve film bitince sinemadan ayrilirken insan sinemaya girmeden onceki ruh halinden cok farkli sekilde ayriliyor, iste filmin buyusude burda yatiyor.
  • nick cassavetes in annesi gena rowlands ın rol aldığı filmin adı.
  • bir koli kagit mendille ve sarilacak biriyle birlikte izlenmesi gereken oldukca dokunakli film. saf bir askin bir omur surecegine dair umutlari yesertiyor.
  • filmi, ikinci dunya savasinda gectigini dusunerek almistim...konusunu turunu bile sormadim...ask filmi oldugunu bilseydim yanina bile ugramazdim ama seyretmis bulundum...bu tarz filmleri sevmememe ragmen bir filmkolik olarak turunun iyi orneklerini seyretmeye calisirim ve hakkinda soyleyebilecegim tek sey ise the bridges of madison countyden sonra seyrettigim en iyi islenmis ask film fakat yalniz seyredilmesi farz...
  • imdb de ve burada bu film için bu kadar övgü dolu sözler görünce "ben ruhsuz muyum acaba" diye düşünmeme neden olan film.
    ucuz film.
  • fried green tomatoes'a benziyor biraz, özellikle kurgusal açıdan. sinemasal açıdan pek birşey barındırmıyor ama bir aşk filmi için çok iyi. ağlak insanların `(kendimden biliyorum)` bir kutu mendille izlemesi gereken bir film.
  • kitabını okurken bile ağlamış bünyeye (bkz: ben) nasıl etki edeceğini bilmeme rağmen, geldiğinde koştura koştura gidilip izlenilecek, dağılınacak film..
  • yer yer türk filmi formatına girmesi nedeniyle insanı replik vermeye itip güldürsede bi kaç damlaya engel olunamayan başarılı bir film, fakat sonrasında sevgili aranarak aynı büyük aşk beklenmemelidir zira sevgili kişi o sırada herşeyden bihaber maç seyrediyor olabilir ki akabinde büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz, bu durumda en iyisi filmin etkisinden kurtulana kadar görüşmemektir
  • alzheimer hastalığının, diğer insanları ne kadar etkilediğini gösteren film. aşk konusuna gelince, bana sweet home alabama filmini hatırlattı.