şükela:  tümü | bugün
  • neil young'ın kendi ismini verdiği 1968 tarihli ilk solo albümünden bir parça.

    parça ki ne parça! 93 tarihli unplugged albümündeki versiyonu insanın etinden et alıyor, kopartıyor ama can acıtmıyor. tarif edilemez bir duygu karmaşası bırakıyor ve akabinde adamı enseden alıp bok gibi yere yapıştırıyor!

    bizim gezegen dünya'da söylenmişe hiç benzemiyor.
    boşaltıyor adamı, kollar, eller, ayaklar, gövde falan iptal, tutmuyor hiçbiri.

    arasıra aklıma geliyor, böyle tatlı, şirin mi şirin bayanları uyuyorlarken, metrobüslerde, otobüslerde, vapurlarda, tramvaylarda daha bir sürü ulaşım araçlarında bu güzelim şarkı eşliğinde izleyeyim diyorum da yok anasını satayım.

    böyle eserler varya böyle eserler, kadınların topundan daha güzeller!

    nah bunlar da sözleri:

    don't call pretty peggy,
    she can't hear you no more
    don't leave no message
    'round her back door.
    they say the old laughing lady
    been here before
    she don't keep time,
    she don't count score.

    you can't have a cupboard
    if there ain't no wall.
    you got to move there's
    no time left to stall.
    they say the old laughing lady
    dropped by to call
    and when she leaves,
    she leaves nothing at all.

    see the drunkard of the village
    falling on the street.
    can't tell his ankles
    from the rest of his feet.
    he loves his old laughing lady
    'cause her taste is so sweet.
    but his laughing lady's loving
    ain't the kind he can keep.

    there's a fever on the freeway,
    blacks out the night.
    there's a slipping on the stairway,
    just don't feel right
    and there's a rumbling
    in the bedroom
    and a flashing of light
    there's the old laughing lady,
    everything is all right.