şükela:  tümü | bugün
  • al pacinonun une kavusmasini saglayan 1971 yapimli film.
  • esrar bitti adı ile dilimize cevrilmistir bu film.
  • bu filmde al pacino'nun uyuşturucu bağımlısı sevgilisini oynayan kitty winn, cannes film festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştır.
  • karanlık bir film bu. diğer izlediğimiz uyuşturucu bağımlılarının hayatını anlatan filmlerinden daha farklı ve daha bağımız duruyor. belki bir requiem for a dream yada trainspotting değil ama yinede türü sevenler için izlenilmesi gereken bir film. hem al pacino var, daha ne olsun işte. bonus olarak kitty winn'in farklı güzelliği ve harika oyunuyla tanışmış olursunuz..
  • söyleyeceğini insanın gözüne gözüne sokmadığı için sevgiye, ilgiye layık bir film. sonunda ters köşe olmadığı için, acı doruğa çıkarılmadığı için, mutlu son safsatalarına inanmadığı için güzel bir film. 70'lerden şöyle ürperten bir rüzgar estirdiği için en azından sakız çiğneyen bir al pacinosu olduğu için de özel bir film.
  • öncelikle en sevdiğim afişi için: [http://goodbye-moderation.com/…c_in_needle_park.jpg http://goodbye-moderation.com/…c_in_needle_park.jpg]

    hah, şimdi başlayabiliriz.

    --- spoiler ---

    al pacino'nun gözleriyle oynadığı filmdir. bobby* sadece baksaymış tüm film boyunca, yine aynı etkiyi yaratırmış. o yaşlarda, sakız çiğnemek gibi yavşaklık sebebi bir davranışı bile lehine çevirebiliyor. sanki sakız çiğnemese o derece etkili olmayacakmış gibi bir izlenim bıraktı bende. tamam, al pacino neredeyse her filminde sakız çiğnemiştir, ancak burda bobby, koca koca gözleriyle helen'a bakarken bile sakız çiğniyor. piç desen piç değil!

    uyuşturucu konulu filmlerin ayrılmazı, kadına fahişelik yaptırma geleneği elbette burda da bozulmamış. yalnız, helen bu kadar mal olmak zorunda mıydı? uyuyakalmış helen'e sakız çiğneyerek bakan romantik erkeğimiz bobby'ye ''filiz sevişelim mi?'' minvalinde bir şey söylenir mi lan! ''bobby, sakızını çıkarabilir misin?'' desen anlıycam bi nebze. bu yönetmenlerin hepsi yanılıyor olabilir mi? yoksa kadınlar genelde bu kadar mal mı? yapıyorlar ya hep öyle fena şeyler... yalnız kitty winn o kadar doğal ki bobby'yi ispiyonladığında bile anlayabiliyorum bi nebze. hah! bi kere bobby'cim iyisin hoşsun, ama kızı o boka alıştıran sendin. ben uçarken senin inmeni istemiyorum demek iyi miydi? ikiniz de uçtunuz ne oldu? ben senle evlenecektim ulan! dedin iki kere, içim sızladı. fakat işler öyle yürümüyor biliyorsun. kadın bu, başkalarıyla sevişti affettin. yapabileceği son şey de seni ispiyonlamak olacaktı, kaçış yoktu yani.

    uyuşturucu temalı filmlerde kadına ihanet ettirmek daha kolayınıza gidiyor değil mi yönetmenler! doğaları gereği daha müsaitler ne de olsa. bobby o kadar yoksunluk çekti, paşalar gibi yattı hapishanede, aslanlar gibi de çıktı. başka türlü, helen girmiş olsaydı o hapishaneye, yerlerdi o'nu orda. ama bu helen'in yaptığını affettirmiyor o ayrı. çok karışık duygular içindeyim sözlük, bu iki karaktere karşı. hem dövüyorum hem seviyorum. gereği buydu n'apiyim!

    ---spoiler ---

    (bkz: al pacino'ya sakız çiğnetmek)
  • konusu olmayan bir film ama bunu kötü anlamda söylemiyorum. biz bir film yapalım, basitçe şöyle başlasın, şöyle gelişsin, izleyiciyi şurda etkileriz, şu sahneyi de şöyle yapalım da daha bir güzel olsun, sonunu da şöyle bitirelim herkes şok olsun ya da 'aa sonu da çok güzelmiş, çok güzel bitti' densin gibi düşünceler hakim olmadan çekilmiş gibi sanki. sanki diyorum çünkü tabi ki öyle çekilmemiştir, ama öyle gibi işte. sanki bir kamera 1971 yılından bir hikayenin ortasına dalmış ve bir kaç aylık ya da yıllık bir süreci ara ara rec tuşuna basıp kaydetmiş gibi. filmdeki doğallık gerçekten had safhada. bunun dışında uyuşturucuyla ilgili tüyolar arıyorsanız ya da müthiş bir hikaye bekliyorsanız başka filmi tercih edin derim.

    al pacino'nun kariyerinin ilk filmi olduğu için al pacino sevenlerin mutlaka izlemesi gerekir. ilk filmi diyorum çünkü 1969 yılından 'me, natalie' filminde aynen paul sorvino'nun bu filmde rol aldığı kadar bir sahnesi var. bir sahnede kıza 'hadi yavrum dans edelim mi?' falan diyor. bu kadar. o yüzden al pacino'nun benim için ilk filmi budur. bu filmdeki oyunculuğunu beğenmeyenler olursa diye sağlam bir referans francis ford coppola'dan gelsin:

    "i wanted al pacino for the godfather but it took a screening of the "the panic in needle park" to convince the paramount executives."

    türkçesi:

    "'baba' filmi için al pacino'yu istemiştim ama paramount'un yöneticilerini ikna etmek 'the panic in needle park'ın çekilmesine mal oldu."

    http://www.youtube.com/…re=player_detailpage#t=166s
  • türkçe'ye esrar bitti şeklinde çevrilmiş olan al pacino filmi. panic kelimesinin kriz, yokluk, yoksunluk gibi anlamlara geldiği düşünülünce konusu, ki aslında bir konusu yoktur, az çok anlaşılabilir. karakterlerin çaresiz ve meczup halleri, sadakat ve sevgi unsurları çok güzel verilmiş olup oyuncluklar da bi o kadar iyidir. ayrıca çok çarpıcı diyaloglar da barındırır.
  • zönk diye biten film.